• BIST 105.201
  • Altın 146,966
  • Dolar 3,4767
  • Euro 4,1728
  • İstanbul 33 °C
  • Ankara 30 °C
  • İzmir 34 °C
  • Adana 32 °C
  • Antalya 31 °C

1 Kasım seçimleri ve yeni süreçler

Torun Ahmet Türkmen yazdı.

1 Kasım sonuçları tüm toplumsal dengeleri değiştirerek, yeni bir sürecin ortaya çıkmasına yol açtı. AKP kadroları da dahil, siyasetin içinde yer alan insanları tümünü şaşırtan bir sonuçla karşılaştık. AKP hükümetinin bunca olumsuz algısına rağmen, ekonominin sos vermesine,  yatırımların büyük oranda durmasına, işsizlik olgusu gibi toplumsal beklentilerin karşılanmamasına rağmen bu sonucun ortaya çıkması, ciddi bir sosyolojik araştırmaya konu olması gereken bir nitelik taşıyor.

Türkiye toplumunun;%60- 65 oranında sağ- muhafazakar seçmenden oluştuğu gerçeğinden hareketle, seçim sonuçları, bu seçmen kitlesi, sadece kendi çıkar ve beklentileri aleyhine bir uygulama olduğunda tercihini değiştiriyor gerçeğini bir kez daha karşımıza çıkarıyor. Son zamanlarda, iç politikadaki ve uluslar arası alandaki Hükümet aleyhine bir dizi gelişmenin olması, AKP seçmen tercihini etkilemediğini, aksine bu durumun hükümet tarafından artı bir faktöre dönüştürüldüğü gerçeği ile karşı karşıyayız.

 Durumun böyle olmasına rağmen AKP’nin % 49.5  gibi bir rakamla yeniden iktidara gelmesi bir fenomen olarak toplum bilimciler tarafından araştırılması gereken bir olgudur sanırım.

Dünya’da böylesi bir olguyla karşılaşıldı mı bilemiyorum. Burada şu saptama yapılabilir; artık AKP Türkiye toplumunda “ tam olarak kurumlaştı” diyebiliriz. Kurumlaşmış bir yapının etkisini sınırlandırmak, zamanla sıfırlamak çok zor olsa gerekir. Olağanüstü bir çaba ve vizyon gerektirir.

 Temel hak ve özgürlükler, demokrasinin askıya alınması, halkın haber alma hakkının önündeki engellere rağmen bu böyle. Dünyada ve özellikle bölgemizde ülkenin yaşadığı açmazlar, terör ve şiddetin toplumu sarsacak noktaya ulaşması, hatta Ankara katliamında olduğu gibi  bunu “ yararlarına” dönüştürme girişimleri seçmen tercihlerini değiştirmediğini gösteriyor. AKP hükümetinin 7 Haziran sonrasında, muhalefetin yarattığı güven boşluğunu fırsata dönüştürüp, toplumun istikrar beklentisini doğru algılayarak, yeni sürece uygun taktikler geliştirmesi, sonucun böyle olmasında etkili oldu.

Yeni olgularla karşı karşıyayız. Yeni tanımlamalara ihtiyaç var. Her şeyden önce AKP’nin ne yaptığından çok, Türkiye solunun, CHP’nin neleri doğru algılamadığını ve yapamadığını sorgulamamız gerekiyor. Bu yanıyla bakış açımızda köklü değişikliklere ihtiyacımız var.

 Ülke insanının hayallere, umuda ihtiyacı var. Türkiye toplumuna hayaller kurduramadığımız, iktidar rüyası gördürülmediğimiz zaman başarılı olma şansımız yok. Ama gerçekleşebilir rüya olmalıdır bu. Günümüz insanı görülebilir bir rüyanın peşinden koşuyor. AKP’nin başarılı olmasının nedenlerinden biri seçmenine bir biçimiyle bu rüyayı gördürüyor olmasıdır.

AKP’nin  7 Haziran seçimlerinden sonuçlar çıkarıp, 1 Kasım seçimlerine hazırlıklı girmesi sonucu  ezici bir çoğunlukla iktidara yeniden gelmesi, ülkenin var olan köklü sorunlarını ortadan kaldırmıyor. Bu sorunlar yerli yerinde duruyor.  Ortada bu sorunları çözebilecek irade de yok. Böyle bir niyetleri de yok zaten. İdeolojik ve politik olarak dayandığı güçler itibari ile bu mümkün gözükmüyor. Seçim sürecinde izlediği strateji ile Kürt sorunu, üretim artışı yaratarak, işsizlik sorunu gibi sorunları çözmesi olası gözükmüyor.

Seçim sonrasında AKP Hükümetinin önünde iki seçenek var. Ya, Başbakanın, balkon konuşmasında ima ettiği gibi, taraf olduğu şiddet ve toplumu terörize eden politikasını terk ederek, tüm vatandaşlarımızı kucaklayan bir anlayışa dönecek ya da başkanlık sistemi iddiasında ya da “Fiili başkanlık uygulamasında radikalleşme” çizgisini izleyerek ayrışmayı daha da derinleştirecek.

AKP Hükümetinin, kısa süre sonra, seçim atmosferinin rahatlığının bitmesinin sonucunda yeniden bugüne kadar olan çizgisine devam edeceğini, Hatta sıkıştıkça, çatışmaları arttırıcı bir sürece doğru yöneleceğini DÜŞÜNÜYORUM. Umarım yanılırım. Ülke ekonominin durumu ve siyasi iktidarın hedefleri itibari ile başka bir seçeneğinin olmadığını düşünebiliriz.

                                

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)