• BIST 89.764
  • Altın 145,514
  • Dolar 3,6255
  • Euro 3,9111
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 5 °C
  • İzmir 13 °C
  • Adana 8 °C
  • Antalya 11 °C

1 Temmuz Kabotaj Bayramı ve 25 Haziran Denizciler Günü

İ.Melih BAŞ

25 Haziran ‘Dünya Denizciler Günü’ ülkemizde pek de fazla dikkat çekmeden geçip gidiverdi. Oysa uluslararası tecimin (ticaretin) yüzde 90’ı aşkın kısmının lojistiği deniz yolu ile yapılmaktadır. Bu kapsamda yerküremizde 1,5 milyonu aşkın denizci 70.000’i aşkın tecim gemisinde çalışarak dünya ekonomisine katkıda bulunmaktadırlar.

Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO); denizcilerin ekonomiye katkısını uluslararası kamuoyunun gündemine getirmek için, 25 Haziran’ı ‘Dünya Denizciler Günü’ olarak ilan etmiştir. 2010 yılından beri her yıl bir tema ile de kutlanmaktadır.

Bu yıl tema ‘Hepimiz İçin Denizde’ olarak saptanmış. Bu tema ile denizcilerin (deniz insanlarının) sadece deniz yolları işletmeleri ve kendi meslekî amaçları için değil hepimiz için varoldukları, denizciliğin bizzat kendisi gibi deniz insanlarının da dünya için vazgeçilemez oldukları vurgulanmaya çalışılmış. Ayrıntılı bilgi için anılan örgütün örütbağına (websitesine) bakabilirsiniz.

Denizcilere ait çok şarkı türkü vardır. İstanbul Deniz Ticaret Odası ve Başbakanlık Denizcilik Müsteşarlığı ortak yapımı olarak bir CD çıkmıştı geçtiğimiz yıllarda, adı da ‘Deniz ve Gemici Türküleri’ idi. Haydi albümden ‘Gemiciler Kalkalım’ adlı türküyü dinleyelim.

Gelelim1 Temmuz Denizcilik ve Kabotaj Bayramı’na. Kökbilimselolarak Fransızca kabotaj, bir devletin kendi limanlarına deniz ticareti konusunda tanıdığı ayrıcalıktır. Bu ayrıcalıktan yalnızca yurttaşlarının yararlanması, ulusal ekonomiye önemli bir katkı sağlayacağından, devletler yabancı bandıralı gemilere kabotaj yasağı koyma yoluna gitmişlerdir. Kimi uluslararası sözleşmelerde de kabotaj yasağı koyma yetkisine ilişkin hükümler yer almaktadır. Osmanlı Devleti’nin kapitülasyonlar çerçevesinde yabancı ülke gemilerine tanıdığı kabotaj ayrıcalığı Lozan Barış Antlaşması'yla (1923) kaldırılmıştı. 20.4.1926’de kabul edilip, 1.7.1926’da yürürlüğe giren Kabotaj Yasası’na (Türkiye Sahillerinde Nakliyatı Bahriye (Kabotaj) ve Limanlarla Kara Suları Dahilinde İcrayı San'at ve Ticaret hakkında Kanun)göre, iç denizlerde ve sularda mal ve yolcu taşıma hakkı Türk yurttaşlarına verilmişti. Ayrıca; dalgıçlık, kılavuzluk, kaptanlık, çarkçılık, tayfalık ve benzeri uğraşların Türk yurttaşlarınca yerine getirilebileceği belirtildi. Yabancı gemilerin yalnız Türk limanlarıyla yabancı ülkelerin limanları arasında insan ve yük taşıyabileceği kabul edildi.

Ancak ne var ki, liman işletmelerindeki özelleştirmelerden tutun, Türk Uluslararası Gemi Sicili Kanunu kapsamında yabancı uyruklu denizci istihdamına varıncaya değin, çeşitli uygulamalarla bu yasa delik deşik edildi. Ha bir de, Sahil Güvenlik Komutanlığı’nın uyarı yazısı üzerine Deniz Ticaret Odası üyelerine hitaben 26.6.2015 tarihinde konuya ait bir sirküler yayınlamak durumunda kalmıştı!

Denizcilik geçimbilimidenildiğinde çerçevenin içine giren unsurlar, deniz ticaret filosu, limanlar, tersaneler ve gemi inşaatı, deniz mahsulleri ekonomisi, denizdeki yeraltı madenciliği, deniz turizm ve spor işletmeciliği vd. elbette ki, denizcilik eğitimi de dahil sayılabilmektedir. Bu çerçeveye ülkenin deniz kuvvetlerini de ekleyerek, ülkenin deniz gücü kavramına ulaşırız.

Deniz Ticaret Odası’nın Stratejik Planı (2013-2016) rakamları itibariyle denizcilik sektörümüz, Türk Bayraklı 9,4 Milyon DWT ve Türk armatörlerinin yabancı bayraklı 20,8 Milyon DWT olan gemileri ile hizmet vermekteymiş; Türkiye’nin dışalım ve dışsatımın yüzde 85’lik bölümü denizyoluyla gerçekleşirken, bunun yalnızca yüzde 12,3’ü Türk bayraklı gemilerle taşınmış!

Hükümetin denizciliğe ait 2023 hedeflerine bakıldığında şunlar sıralanmış: Türk sahipli deniz ticaret filosunun tonaj bazında 50 milyon DWT'e ulaşması ve dünyada ilk 10 ülke arasında yer alması; sektörde 100 bin zabit, 350 bin tayfa, 1 milyon amatör denizci sayısına erişilerek uluslararası denizcilik istihdamına katkı sağlanması. Kabotaja sabotajla nasıl olacak bu iş?

Sonsöz

Yazımızı bir palamut fıkrasıyla bitirelim. Palamuta sormuşlar: Denizden ne haber? Yanıtlamış: Söyleyecek çok şey var ama ağzım su ile dolu!

Meraklısına anımsatalım, Bizans sikkelerinin bir yüzünde imparatorların resimleri bulunurmuş, diğer yüzündeki resim ise sabit: palamut resmi. Niye? İmparatorlar geçici, palamut sabit de ondan.

İmparator deyince aklınıza kimi ülkelerin millî futbol takım kaptanları ya da ülke reis-i azamları gelmesin, Bizans’tan söz ettik sadece!

İlgilisine bir de kitap önerisi: Cem Gürdeniz, Mavi Uygarlık, Kırmızı Kedi Yayınevi, 2015.

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.