• BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 22 °C
  • İzmir 25 °C
  • Adana 30 °C
  • Antalya 30 °C

12 insan hayatının bedeli; Kınama cezası

Torun Ahmet TÜRKMEN

Aladağ yangının koru artıyor. AKP hükümeti, yangına körükle gitmeye devam ediyor. Süleymancılar tarikatı yurdunda yakılarak öldürülen 11 çocuğumuzun ailelerinin ve bu konuda duyarlı toplumsal çevrelerin yaşadığı acıların üzerine yeni benzinler dökülüyor.
     Bakanlık müfettişlerinin devlet adına yaptığı soruşturmanın sonucu  açıklandı; Aladağ İlçe milli eğitim müdürü Mehmet Aktaş'a kınama cezası verildi. Hemde ölen çocukların ailelerinin "bizi yurda yönlendirdi" şikayetlerine rağmen.
    12 cana karşılık "kınama" cezası. Bile bile yönlendirmeye, yurdun eksikliklerini bile bile ölüme onay vermeye 'kınama cezası'
    AKP için insan hayatının değeri.
    Yok edilen gencecik hayatların bedeli.
   Ülkenin kimin ellerinde olduğunun, hangi kafalar tarafından yönetildiğinin hazin bir örneği.
    Ülke milli eğitiminin tarikatlara, cemaatlara teslim edildiğinin önemli bir göstergesi. Ülkede öğretim çağındaki her gencin hakkı olan eğitim ve öğretim, barınma hakkının bilinçli olarak yerine getirilmeyip, gençlerin  karanlık tarikatlara teslim edilmesinin acı sonuçları. Cinsel tacizler,ırza geçmeler, yakılarak yok etmeler.
   Aslında bu gençlerle birlikte hepimiz yakılıyoruz. İnsanlığımız, hakkımız, hukukumuz, geleceğimiz yok ediliyor. Hepimiz suistimale uğruyoruz. İnsan onurumuz, gururumuz ayaklar altına alınıyor.
   Tüm bunları hak ediyor muyuz, layık mıyız tüm bunlara? Yakılan çocukların feryatlarını neden duymuyoruz?
   İnsan olan hiç kimse bu acılara duyarsız olamaz. Eğer duyarsız olursak yeni Aladağ'ların, Ensar vakalarının, çocuk tacizcilerinin önüne nasıl geçeriz.

   Bu felaketi ilk duyduğum anda yaşadığım travma ve acıyı 'şiirleştirmeye' çalışmıştım. Bu şiiri yeniden yayınlamak istiyorum.

Acının da bir rengi var...KARA

BİR KIZ ÇOCUĞUYUM

Bir kız çocuğuyum
Adım 'Sema Nur'
11 yaşındayım,  ilçem Aladağ
yalnızlığımla baş başayım
ölüm yurdunda.
Teslim etmişler
 beni ölüme.
Devletim ortada yok,
çoktan firarda.
Babam yoksul, annem biçare
Akşam saati
yemek, bulaşık sonrası
ateş sarıyor her bir yanı
tutuşuyor dört bir yan
nereye el atsam ateş
Koşuyorum kapıya
kapılar kilitli

Ellerim yanıyor önce
 saçlarım tutuşuyor
feryat ediyorum
sesimi duyan yok.
Yanıyorum su döken yok
El ele tutuşuyoruz
arkadaşlarımla,
tıpkı,
-birdir bir-
oynadığımız gibi
sarılıyoruz birbirimize

Sonra hep birlikte
yükseliyoruz gökyüzüne
-hayallerimdeki gibi-
bulutların üstüne.
En son, son anımda
 annem geliyor aklıma
gözleri yaşlı.
Canım annem diyorum;
SAKIN BENİ UNUTMA!!!

(Güle güle çocuklar
hep ışıklar içinde kalın)

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)