• BIST 115.978
  • Altın 164,065
  • Dolar 3,8194
  • Euro 4,6678
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 5 °C
  • İzmir 14 °C
  • Adana 11 °C
  • Antalya 15 °C

2018 yılına girerken Türkiye...

2018 yılına girerken Türkiye...
Yineliyorum; Cumhurbaşkanının ve AKP yöneticilerinin bu sıradalıklarım için bir cevabı bir düşüncesi bir kaygısı yok mu?

Prof. Dr. Coşkun Özdemir

Sevgili okurlar dostlarım yurttaşlarım. Yeni yılla birlikte hayatımın 89 uncu yılını yaşıyorum. Giderayak düşüncelerimi kaygılarımı ifade ediyorum demek yanlış olmaz.

Hayata büyük umutlarla başlayan, cumhuriyetin altın dönemini yaşayan bir kuşaktanım. Büyük Atatürk ve Cumhuriyet devrimleri ile çağdaş uygarlık düzeyinin üstüne çıkacağımıza inanıyorduk .Onu çok erken kaybettik. İnönü'nün yol açtığı çok partili düzenle birlikte hiç gecikmeden devrimlerden tavizler başladı. Bugüne kadar hiçbir iktidar Atatürk'ün uygarlık ,çağdaşlık, akıl bilim hedeflerine sadık kalmamıştır. Atatürkçü aydınlanmacı yurtseverler olarak bizler sürekli düş kırıklığı yaşadık. Oy kaygısını herşeyin üsütünde tutan muhafazakar politikacılar, halkın aydınlanmacı laik bir eğitim görmesine, birey olmasına fırsat tanımadılar. Atatürk'ün akıl ve bilim mirasına sahip çıkmadılar. İki büyük aydınlanma odağını Halkevlerini ve Köy Enstitülerini kapatıp Hasan Ali Yücel ve Hakkı Tonguçu devirdiler. Bu millete vurulmuş en büyük darbe olmasaydı yurdumuz bugün bambaşka bir yerde olacaktı. Halkın büyük çoğunluğu özgürce düşünme, bilinçle seçim ve tercihler yapma yeteneğine kavuşamadı. Çok büyük kayıplar verdik. Gençlerimiz sokaklarda birbirini vuruyordu. Buradan.aydınlığa çıkma umudunu beslerken AKP iktidar oldu.

Bu parti, bu iktidar cumhuriyeti yıpratan icraatı ile bizi 15 yıldan beri mutsuz ediyor. Öncelikle laik cumhuriyeti benimsemeyen iki lider halkın oyları ile bir biri ardı sıra cumhurbaşkanı oldular. Atatürke karşı en ağır hakaretler onların zamanında yapıldı.Cumhuriyet bir reklam arası ya da kapatılacak parantez olarak tarif edildi.Liderlerden biri dindar ve kindar gençler yetiştirmek isterken öteki islama aykırı yasaların değiştirileceğini söylüyordu.Kindarlıkla kastedilen açıkça laikliğe cumhuriyete karşı olmaktı. Üniversitede ilkdefa türbanlı ve erkek eli sıkmayan kızlarımız oldu .Onların inançları ile ilgili istekleri bununla sınırlı kalmamıştır. Üniversitelerimizde örtünmeyen kadınları fuhuş davetçisi olarak gören, müziğin her türlüsünü günah sayan profesörlerimiz oldu. Sokağa yalnız çıkan kadınlar rastladıkları her erkekle zina etmiş sayılır diyen eğitimcilerimiz oldu. 6 yaşında kız çocukları evlenebilir diyen fetvalara tanık olduk. Bir felsefe öğretmeni beden eğitim dersinde eşofman giyen kız çocukların tahrik edici olduğuna işaret etti. Diyanet işleri başkanları fetvaları ile nişanlıların el ele tutuşmasının günah olduğunu, faks ve SMS ile boşamanın mümkün olduğunu, haram para ile hacca gidilebileceğini bildirdiler. Dahası saray koltuğuna kadar yükselen bir tarihçi keşke Yunan kazansaydı saltanat ve hilafet devam edecekti, 10 Kasımlarda Anıtkabir'e gideceğinize kenefe gidin ,yakın bir gelecekte heykelleri arkamızda köpek leşleri gibi sürükleyeceğiz dedi. Orta okulda kapanma partisi gibi ana okulunda türban gibi her çeşit dinbazlık yıllardır devam ediyor.

Sayın Cumhurbaşkanı birlik beraberlik çağrısında bulunup her türlü muhalefeti ağır şekilde suçluyor. Eleştirilere en ufak hoşgörüsü ve cevabı yok. Büyük bir bilim adamı ve yazar, mimar Doğan Kuban “her köşedeki spekülatif ve plansız yapılaşma İstanbul’u ve bütün Türkiyeyi bu programı hazırlayamadan ekonomik çöküşe götürebilir.”diyor. “Bugünkü hükümet politikaları kültür kısırlığı ile öğretim ve kültürün kalitesini düşürdü. Benimsenen öğretim programı okulları medrese düzeyine indiriyor” diye devam ediyor. Bir hakim hanımdan dinbaz hakimlerin göz zinasını bertaraf etmek için kadınlarla başlarını öne eğerek konuştuklarını dinledim. Ordunun cemaat işbirliği ile ne hale geldiğini generallerin %70 nin FETÖ'cü olduğunu hayretle şaşkınlıkla öğrenmiştik. Ama ne cumhurbaşkanından ne de partisinden bu saydıklarıma bir şey diyen olmuyor. Yaşamsal önemde sorunlardan söz ediyoruz. Cumhurbaşkanının bunları ciddiyetle titizlikle ele alması eleştiri yapan güvenilir insanları dinlemesi beklenmez mi?

Halkın bir nebze zevk alacağı yılbaşı kutlamaları yasaklanıyor. Bilge bir yazar Tayfun Atay bu durumu toplumsuz devlet olarak tarif ediyor. Yine de İzmirliler büyük kalabalıkla yeni yılı coşku ile kutladılar. İstanbuldaki havai fişekleri sonradan gördük; Nişantaşında coşku vardı.

Bitirirken , çok sayıda kitabı ile ünlü Pınar Kür bakın ne diyor: "Yetmiş küsur yıllık yaşamımda bu kadar acı ve umutsuzluk olmadı.Ülkemin geldiği duruma ağlıyorum.Keşke bu günleri görmeden ebediyete intikal etseydim."

Çok sayıdaki gazeteci habercilikten dolayı hapiste sınırsız acılar yaşanıyor bu ülkede. Osman Kavala, Ahmet Şık ve yüzlerce benzerleri neden aileleri çocukları ile yılbaşı geçiremediler? Nedir suçları Allahaşkına? Adaletsizlik devasa bir soruna dönüştü. Bu yargı üzerinde görüş birliğine varılan bir görüştür. Yineliyorum; Cumhurbaşkanının ve AKP yöneticilerinin bu sıradalıklarım için bir cevabı bir düşüncesi bir kaygısı yok mu? Bütün salonların, bütün meydanların ve TV kanalarının mutlak sahibi Türkiyeden sonra dünyanın gurur duyduğu! islam dünyasının lideri rolündeki, yorgunluk bilmeden yurdu ve dünyayı gezen Erdoğan, başlıca yaratıcısı olduğu bugünkü yeni Türkiyenin çok sayıda masum insanın hak etmedikleri acılarına ,yoksunluklarına neden olduğunu hiç düşünmez mi? Vicdanı ona hiçbir şey söylemiyor mu? Gücünü kuvvetini kutuplaşma değil bu ülkenin huzuru için gerçek bir birlik ve dayanışma için kullanamaz mı? 2018 de hukuksuzluğun ve çekilen acıların sona ermesini diliyor umudumuzu koruyoruz. 

 

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)