• BIST 106.825
  • Altın 146,023
  • Dolar 3,5179
  • Euro 4,1308
  • İstanbul 27 °C
  • Ankara 19 °C
  • İzmir 26 °C
  • Adana 29 °C
  • Antalya 27 °C

4 eğilim, 4 kollu tabut!

Nahit DURU

Kimi sivil toplum kuruluşları ve medya eski siyasileri hiç olmayacak,  dönemlerde ortaya sürerler, Onlar parlatmaya çabalarlar. Anımsamazlar ki, en parlak dönemlerinde bile partilerine bir yararları olmamış, attıkları her adımda kuruluşlarını geri götürmüşler, baraj altına düşürmüşler, meydandan kaçmışlar, siyasetten silinmişlerdir.

Bunlardan biri de kuşkusuz, Anavatan Partisi eski Genel Başkanı Mesut Yılmaz'dır. Kendisi, hatta Partisi'nin kurucusu merkezi elinde tutabilmiş gibi, fetva veriyor, nasihatte bulunuyor, yol gösteriyor partilere. Özellikle de CHP'ye.

Kılavuzu karga olanın demek istemiyorum ancak...

Mesut Yılmaz bir sivil toplum kuruluşunun toplantısında AKP'nin alternatifinin, güçlü uzlaştırıcı  bir merkez parti olduğuna vurgu yapıp, "CHP merkez çizgisine dönüşüm gerçekleştirirse, AKP'nin alternatifi konumuna gelir" diyor ve ekliyor:

"Bu dönüşümü Ocak kurultayında yapmalıdır. Aksi takdirde merkezde yeni bir oluşum kaçınılmazdır"

Hazret, AKP'nin tek alternatifinin merkez veya merkez sağ bir parti olduğunu iddia ediyor.

Anımsar mısınız, bilmem. 12 Eylül'den sonra, siyasi partilerin kurulması serbest bırakılınca, SODEP ve DYP kurucuları veto edilerek seçime katılmaları engellenmiş, darbecilerin başı Kenan Evren destekli ANAP birinci parti olarak TBMM'de yerini almıştı. Bu partinin Genel Başkanı Turgut Özal, 4 eğilim diyerek, iki elini başının üzerinde birleştirerek, kısaca şov yaparak ikinci seçimden de zaferle çıkmaşı başaracaktı.

Özal Cumhurbaşkanı olduktan bir süre sonra, iş başına gelen bu vaiz, 4 eğilimi içinde bulunduran ANAP'ı dört kollu tabuta çevirerek, hem partisini,hem de kendisini tarihin tozlu yaprakları arasına gömüvermişti.

Bu zat-ı muhteremin merkezden kastettiği, Anavatan Partisi'nde olduğu gibi 4 eğilimi, laiklik karşıtlarını, Atatürk daşmanlarını bir çatı altında toplamak ise, CHP yandı ki yandı.

Umarım ki, son zamanlarda "yeni CHP"den, dönüşümden, değişimden, söz eden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, siyasi yaşamı başarısızlıklarla dolu bu eski politikacının sözlerini ciddiye almaz.

CHP'nin bu saatten sonra sağa değil, sola açılıma ihtiyacı olduğunu bir kez daha vurgulamakta yarar görüyorum.

CHP Mustafa Kemal Atatürk'ün devrimlerine sahip çıkmadığı, gençliğine önem vermediği, kadın kollarını harekete geçirmediği sürece, ağzıyla kuş tutsa yüzde 25'i geçemez. Hele açılımı sağa doğru yapmaya kalkarsa, bu orana ulaşmak bile hayal olur CHP için...

Gençler demişken, CHP 1960'lı, 70'li yıllarda gençleri ile halkın arasına girmiş, onlarla kaynaşmış, onların sorunları için mitingler, toplantılar düzenlemiş, iktidarı hem iç hem de dış politika konusunda uyarmıştır.

Bu dönemde CHP Genel Merkezi, Gençlik Kolları dışında, kimi öğrenci dernekleri -Türkiye Milli Talebe Federasyonu, Sosyal  Demokrasi Dernekleri gibi kurumlar - ile de teması kesmemiş, onları partinin geniş kitlelere ulaşabilmesi için örgütlemiştir.

Uzun çabalar sonunda, 1973 ve 1977 seçimlerden CHP'nin birinci parti çıkmasında, gençlerin rolü inkar edilemez.

Aynı dönemde, CHP'nin kadın kolları da, gençler kadar olmasa da, iyi örgütlenmiş, planlı bir çalışma ile çalmadık kapı, gidilmedik ev bırakmamış başarıda pay sahibi olmuştur.

Kanımca CHP'nin yapması gereken ilk iş, Parti Meclisi ve MYK üyelerini değiştirmek, sonra gençleri ve kadınları Atatürk devrimleri, partinin sosyal demokrat programı, yapmak istedikleri, hedefleri konusunda eğiterek, sahaya sürmek olmalıdır.

CHP ancak, Atatürk Devrimlerini tamamlamaya yönelik devrimci, sosyal demokrat bir programla başarıya ulaşıp, iktidar olabilir.

Mesut Yılmaz'ın aklına uyarak partiyi sağa, merkeze çekmeye çalışmak, CHP'ye bir şey kazandırmayacağı gibi, mevcut seçmenin de CHP'den uzaklaşmasına neden olacaktır.

Ayrıca,  CHP Yönetimini eleştirerek yönetime talip olanların da ellerini vicdanlarına koymaları gerektiğine inananlardanım. Bu davranışta bulunanlar yetkili oldukları dönemde, neden bugün söylediklerini yaşama geçirmediklerinin hesabını da vermelidir kanısındayım.

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)