• BIST 106.711
  • Altın 143,514
  • Dolar 3,5567
  • Euro 4,1387
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 19 °C
  • İzmir 26 °C
  • Adana 29 °C
  • Antalya 31 °C

47 yıl önce de cenazede provokasyon yapılmıştı

Nahit DURU

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na katıldığı şehit cenazelerinde saldırılıyor, üzerine mermi atılarak bir anlamda ölümle tehdit ediliyor. Ve bu olaylar, Başbakan'ın, bakanların gözü önünde gerçekleşiyor.

Hem meslektaşım, hem okul arkadaşım, Politika gazetesinde birlikte çalıştığım dost Mustafa Uysal sosyal medyada İmran Öktem'in cenaze töreninde İsmet İnönü'ye yapılanla, Kılıçdaroğlu'na düzenlenen saldırıyı kıyaslamış.

Gazeteci olarak izlediğimiz olayı özetledikten sonra şöyle yazmış Mustafa Uysal:

"Bütün bunları, bir camide terörist saldırıları sonunda şehit olan polislerin cenaze namazı sırasında, CHP'nin Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun önüne kimliği belli bir kışkırtıcı tarafından mermi kovanı bırakılması hatırlattı...

Yine bir  kara güruhun saldırgan sloganları.

Dört kişi gözaltına alınıyor ve soruşturmadan sonra serbest bırakılıyor.

Ancak bir şey farklı 47 yıl öncesine göre.

O kara güruh, şimdi hayatımızın her yerinde..."

Doğru bir saptama. Ancak İmran Öktem olayının ayrıntılarını da anımsamak, anımsatmak gerekiyor...

Öncelikle, Öktem'in cenaze töreninde çıkartılan olayları, zamanın CHP Genel Başkanı İsmet İnönü, 31 Mart Vakası'na benzetecekti. O gün cenaze töreninde İsmet Paşa'ya saldıracaklar, Öktem'in cenaze namazını görevli imam kıldırmayacaktı. 

1 Mayıs'ta yaşamını yitiren Öktem'in naaşı, 3 Mayıs günü Yargıtay’da yapılan resmi törenin ardından Maltepe Camii’ne getirilecekti. Cenaze namazı kılınacakken, kara sakallı bir adam: "Allahsızın cenaze namazı kılınmaz!” diye bağıracak, Ali Uyar adlı bir kasapta elinde “Bu adamın cenazesini Moskova’ya gönderin. Namazını Lenin kılsın” yazılı bir pankartla Cemaati tahrik etmeye çalışacaktı.

Öktem’in cenazesi önünde duran hoca, halka namazın kılınmayacağını söyleyecek, cemaatteki yobazlar da Öktem'in naaşına “Yuh” çekmeğe başlayacaklardı. 

Cami imamı namazı kıldırmayacağını yineleyerek, ortadan kaybolacaktı. Ankara Müftüsü “Böyle bir şey yok. Bizim imamlarımız kıldıracak, arkadaşlar görevlendirildi” açıklamasını yapacak, ancak namazı kıldırmaya kimse gelmeyecekti.

Cenaze Namazının mezarlıkta kılınması önerisine İsmet İnönü çok sinirlenecek ve CHP il başkanı Rauf Kandemir’e “Namaz burada kılınacak kılınmadan gitmem” diyecekti. Rauf Kandemir'in buldurduğu imam da camiye girecek, ne yazık ki, namazı kıldırmaya gelmeyecekti.

Sonuçta, Yargıtay üyelerinden Abdullah Polat Gözübüyük ‘ün kardeşi İzzet Gözübüyük, İmran Öktem'in cenaze namazını kıldıracaktı.

Namaz bittikten sonra da protestolar ve arbede devam edecek, İnönü’yü polisler arka kapıdan götürmek isteyecek, Paşa bunu reddederek ilerlemiş yaşına rağmen öfkeli kalabalığın üzerine yürüyecekti. Paşa'ya saldırılar artınca Tuğgeneral Nabi Alpartun tabancasını çekerek İnönü'ye yol açacaktı.

Öktem'in naaşı toprağa verilirken, Ankara 4. Sulh Hukuk hâkimi Celal Erdoğan, "Bugünkü hadiseler ilerici aydın kişilerle, gericilerin hadisesidir.” diye konuşunca, bir provokatör yüksek sesle, "Olmadı işte bu şekilde konuşamazsın" sözlerini sarfedince ortalık yine karışacaktı. 

Gericilerin İmran Öktem'e tepkisi, Yargıtay Başkanı seçildiğinde, Voltaire'in "Tanrı'yı da insan yaratmıştır" sözünü tekrarlayıp, Nurculuk aleyhinde ağır sözler sarfetmesi ve "Bizim vazifemiz Türkiye'yi din ve şeriat oyunlarına sahne olmaktan korumak, gericiliği önlemek, devrimleri aynı can­lılık ile ayakta tutmak, yalnız müsbet ilim metotları üzerinde yürümektir (En hakiki mürşit ilimdir). " demesiydi...

Yıl 1969... 

Şimdi 2016 yılının ilk yarısını bitirmek üzereyiz. Gericiler, yobazlar, din istismarcıları, provokatörler iktidar desteği ile iş başında.

Olayın garip tarafı, bugün iktidarda bulunanlar, yıllardır muhalefette olan CHP'yi, şehitlerden sorumlu tutuyor, teröre destek vermekle suçluyor.

Ardından da, provokatörler ortaya çıkıp, CHP Genel Başkanına saldırıyor.

14 yıldır iktidarı elinde tutan, terör olaylarının sıfır noktasına geldiği bir dönemde iş başına gelen, terör nedeniyle binlerce görevlinin şehit olmasına, yüzlerce masum insanın ölümüne, "çözüm süreci" döneminde teröristlerle mücadeleyi rafa kaldırıp, artmasına neden olan AKP sütten çıkmış ak kaşık.

Hem suçlu, hem güçlü olacaksın...

İsmet Paşa'nın deyimi ile "hadi  canım sen de..."

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)