• BIST 103.200
  • Altın 197,070
  • Dolar 4,7083
  • Euro 5,4926
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 17 °C
  • İzmir 24 °C
  • Adana 22 °C
  • Antalya 21 °C

5 bin kişiden sadece ikisi: Neyse ki onlar da babasının oğlu değil!

Nahit DURU

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 'babamın oğlu değil' dediği Rıza Sarraf ve Halk Bankası Genel Müdür Yardımcısı Hakan Atilla’nın ABD’deki tutukluluk konusunu Başkan Trump ile yapacağı görüşmede ele alacağını açıklıyor.

Yalnız bu unutulmamalı ki, ABD’de mahkemeler bağımsız, gerektiğinde başkanları ifadeye çağırabiliyor…

Reuters Ajansı ile yaptığı söyleşide, Erdoğan bu konuda şöyle konuşuyor:

"…Atacağımız, adımlardan biri de Sarraf ile ilgili olacak. Sarraf benim bir vatandaşımdır. Dolayısıyla devletlerin yöneticilerin herhangi bir görevi de kendi vatandaşlarının hukukunu korumaktır. Eğer varsa bir suçu, bunlar Türkiye'nin Adalet Bakanlığı'na da bildirilir ve gereği yapılır."

Bu sözleri diğer ülkelerde tutuklu ve hükümlü olan, adı AKP’lilerle kirli ilişkilere bulaşmamış Türk Vatandaşları için de söylese ayakta alkışlardım.

Ancak, Sarraf ve Halk Bankası Genel Müdür Yardımcısı Hakan Atilla dışında yurt dışında tutuklu ve hükümlü olanlarla ilgili tek kelime etmiyor.

Yurt dışında tutuklu ve hükümlü Türklerin  sayısının ne olduğunu biliyor musunuz?

Ben söyleyeyim.

Tam 147 ülkede 5 bin 531 tutuklu ve hükümlü var…

Bu rakamı Dışişleri Bakanı Mevlut Çavuşoğlu, CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu’nun sorusuna Mart ayında vermiş bu rakamları.

Çavuşoğlu, dış temsilciliklerden aldığı bilgilere dayanarak, Almanya'da 3 bin 92, Yunanistan'da 376, KKTC'de 218, Gürcistan'da 139, Belçika'da 202, Avusturya'da 202, Fransa'da 175, Hollanda'da 118, İsviçre'de 94, Amerika'da 56, Danimarka'da 62, Romanya'da 68, Suudi Arabistan'da 53, Rusya'da 47, Bulgaristan'da 45, İngiltere'de 33, İtalya'da 61 tutuklu ve hükümlü olduğunu bildiriyor. Dışişleri Bakanı, toplam 147 ülkede 5 bin 531 tutuklu ve hükümlü Türkün bulunduğunu da ifade ediyor.

Cumhurbaşkanı, Başbakan, Dışişleri Bakanı, adalet Bakanı bugüne kadar yurt dışında tutuklu ve hükümlü olan kaç Türk Vatandaşının hakkını savunmuş, Sarraf kadar ilgilenmiş, Cumhurbaşkanı düzeyinde konuyu ABD Başkanına ilettiği gibi çaba harcamıştır?

Sarraf ve Halk Bankası Genel Müdür Yardımcısı Atilla’ya bu yoğun ilginin sebebi nedir? Bu yalnız Türk Vatandaşlığı ile izah edilebilir mi?

Erdoğan’ın söylediği bir konuya katılmamak olası değil. ABD’de bulunan FETÖ’nün lideri Fetullah Gülen’in Türkiye’ye iade edilmesi…

Gözden kaçırılan bir konu da, FETÖ dışında Türkiye’de hüküm giymiş, halkı devleti dolandırmış bir takım insanlarla ilgili Türkiye’nin girişimde bulunmaması. Bunların hemen hepsinin adresi bilinmesine, bir kısmının FETÖ’ye bağlı olmasına rağmen…

Bu arada,  Cumhurbaşkanı ABD’den adalet, hak ve hukuk isterken Türkiye’deki hukuksuzlukları, adaletsizlikleri, haksızlıkları ve yapanları neden desteklediğini de açıklamalıdır.

Ülkesinde haksız, hukuksuz, kuralsız tutuklamaları görmeyenlerin, başkalarından hak ve adalet beklemeleri ne kadar doğrudur?

Bazı olaylarda da neredeyse mükafat gibi verilen sözüm ona cezalar var.

Örneğin, Cemevindeki cenaze törenini beklerken öldürülen Uğur Kurt’u başından vuran polise verilen mükafat, özür dilerim ceza hak arayanları hayal kırıklığına uğratmadı mı?

Mahkeme ateş eden polise 2 yıl hapis cezası veriyor, sonra iyi halden 1 yıl 8 aya indiriyor,  onu da 12 bin 100 lira para cezasına çeviriyor.

Önce ülkede hak, adalet ve huzur sağlanmalı, halkın 'Türkiye'de hakimler var' diyecek noktaya gelmelidir.

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Yazarın Diğer Yazıları
      1234567
      Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel : +90 212 963 1051 (pbx)