• BIST 108.021
  • Altın 151,423
  • Dolar 3,6589
  • Euro 4,3339
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 22 °C
  • İzmir 26 °C
  • Adana 32 °C
  • Antalya 26 °C

8 Mart, bir kadın öyküsü: Olympe de Gouges

8 Mart, bir kadın öyküsü: Olympe de Gouges
Adı Marie Gouze idi. Taşralı bir burjuva aileden geliyordu ve henüz 17 yaşında iken kendisinden otuz yaş büyük biriyle evlendirilmişti. Oysa iyi bir eğitim almıştı ve sanat aşkıyla doluydu...

Prof. Dr. Taner Timur

"İnsan hakları” gündemde.. Ne yazık ki çok da hazin bir şekilde gündemde! Kimileri çiğniyor; kimileri konuşuyor; kimileri de -bu arada- söz, hatta yaşam hakkından oluyor.. “Kimimiz öldük; kimimiz nutuk söyledik” diyordu şair.. 2016 yılında 367 kadın öldürülmüş. Daha dün açıklandı; tam da Kadınlar Günü’ne girerken...
***
Evet, konumuz “İnsan Hakları”! Kadınıyla, erkeğiyle! İlk kez, 26 Ağustos 1789 tarihinde, Fransız Ulusal Meclisi tarafından “Evrensel Haklar” olarak ilan edilmişlerdi. Ne var ki asıl kavga da o tarihten itibaren başladı. Aradan daha iki yıl bile geçmemişti; bir kadın çıktı ve itiraz etti! «Sizin ‘insan’ (homme-man) dediğiniz, dilimizde ‘eril insan’ anlamına geliyor» diyordu. Peki ya kadınlar? Ya onların hakları?. Ve tuttu, 26 Ağustos bildirisini tamamlayıcı nitelikte bir de «Kadın Hakları Bildirisi» kaleme aldı.
***
Adı Marie Gouze idi. Taşralı bir burjuva aileden geliyordu ve henüz 17 yaşında iken kendisinden otuz yaş büyük biriyle evlendirilmişti. Oysa iyi bir eğitim almıştı ve sanat aşkıyla doluydu. Kaldı ki çok da yetenekliydi. Herhalde «kadın hakları» fikri de ilk kez bu şanssız izdivaç vesilesiyle kafasına takıldı. Oysa şansı da «kaba ve cahil» kocasının erken ölümüyle açıldı ve Marie Gouze soluğu Paris’te aldı.
***
Paris’te sanat çevrelerine uyum sağlaması hiç de zor olmadı. Üstelik deniz ticaretiyle uğraşan ve kendisini anlayan zengin bir sevgili de bulmuştu. Yine de sevgilisi J. de Rozieres’in evlenme teklifini kabul etmedi. Dini evliliğin «aşkın ve güvenin mezarı olduğu» inancındaydı; üstelik evli kadınlar kocalarının izni olmadan hiçbir şey yayınlayamıyorlardı. Bunu kabul edemezdi. Böylece özgür kaldı; denemeler, tiyatro eserleri kaleme aldı ve bir de tiyatro ekibi kurdu. Artık yazdıklarını Olympe de Gouges diye imzalıyordu. En başarılı eseri de (1785’de Comédie-Française repertuarına «Zamore ve Mirza» adıyla giren) siyahların köleliği konulu eseri oldu. Böylece Olympe de Gouges insan hakları davasına siyahların köleliğine karşı çıkarak adımını atmış oluyordu. 1791 Eylül’ünde ise «Kadın Hakları Bildirisi»ni yazmaya başladı.
***
Olympe de Gouges bildirisinde erkeklere tanınıp, kadınlara tanınmayan hakları (seçme ve seçilme hakkı, mülkiyet kısıtlamaları, kadınların alınmadığı meslekler vb) sayıyor ve her konuda tam eşitliği savunuyordu. Bildiri’nin ruhunu yansıtan 10. Madde’de dediği gibi, «Madem ki kadınlar darağacına gitme ‘hakkı’na sahiptiler; o halde kürsüye çıkma hakları da olmalıydı!». Aslında bu yönde bazı mütevazi başarılara da imza attı. Kadınlar «Ulusal Törenler» e onun öncülük ettiği bir devrim kanunu sayesinde katılma hakkı elde ettiler. Kadınların boşanma hakkı kazanmalarında da bayraktarlık yaptı. Dini evliliğin kalkması, evlilik dışı çocukların tanınması, doğumevlerinin kuruluşu gibi konularda da katkısı oldu. Ne var ki devrimin acımasız çarklarının işlediği günlerdi; kendi sonu da hazin oldu.
***
Olympe de Gouges devrim dalgasında Girondin’lere katılmış, «devrimci terör»ü kınamıştı. Ilımlı bir Cumhuriyetçiydi; bu duyguyla kralın idamına da karşı çıkmış ve savunmasına –istihza ile reddedilen- katkı talebinde bulunmuştu. Özellikle Marat’yı ve onun şahsında Montagnard’ları suçluyor; «devrim mahkemeleri»ni adil olmaya davet ediyordu. Sonunda kendisi de tutuklandı ve 6 Ağustos 1793’te eleştirdiği mahkeme karşısına çıkarıldı. Hastalık, bakım, cesur ve onurlu bir savunma .. hiçbiri fayda etmedi. 2 Kasım’da, Girondin dostlarından bir gün sonra, kendisi de giyotine doğru yürüyordu. «Kürsü hakkı»nı kullanamadan, «darağacı hakkı»nı kullanmak zorunda bırakılmıştı. 45 yaşındaydı.

Not; Yazı Prof. Dr. Taner Timur'un Facebook hesabından alınmıştır

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Diğer Haberler
    • TEOG bahane oyun şahane! (1)28 Eylül 2017 Perşembe 13:36
    • Orhan Kemal (4)28 Eylül 2017 Perşembe 10:03
    • Irak Kürdistanı: Halkın iradesi mi? Aşiret sultası mı?27 Eylül 2017 Çarşamba 22:01
    • Orhan Kemal (3)27 Eylül 2017 Çarşamba 00:01
    • Orhan Kemal (2)26 Eylül 2017 Salı 07:07
    • Akrep sahibine döndü: AKP kendi cihatçısıyla savaşacak!25 Eylül 2017 Pazartesi 11:47
    • Orhan Kemal (1)25 Eylül 2017 Pazartesi 11:26
    • Kalkıp göç eyleyeli 32 yıl oldu ama... Ruhi Su’nun sesi bugüne nasıl ulaştı?20 Eylül 2017 Çarşamba 17:00
    • Tarık Akan'a gecikmiş bir veda yazısı16 Eylül 2017 Cumartesi 13:39
    • Hudutların Kanunu / Lütfi Akad Yılmaz Güney'i ve Sinamasını anlatıyor-416 Eylül 2017 Cumartesi 13:32
    • Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel : +90 212 963 1051 (pbx)