• BIST 94.655
  • Altın 144,812
  • Dolar 3,5508
  • Euro 3,8707
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 8 °C
  • İzmir 14 °C
  • Adana 17 °C
  • Antalya 18 °C

ABD ve Türkiye'de demokrasi sınavı

Haluk ŞAHİN

Yıllık torun ziyareti için gittiğim ülkeden iki gün önce geri döndüm. Gittiğim ülke ABD idi, döndüğüm ülke ise vatanım Türkiye.

Siyasal deneyimleri, kültürel kökenleri ve küresel dengelerdeki yerleri çok farklı olan bu iki ülkede de aynı sıkıntı ve heyecanın yaşanmasını tarihin bir cilvesi olarak değerlendiriyorum. Oralara yarım asırdır gidip gelirim, böylesine bir durum yaşamamıştım.

Her iki ülkenin de geçmekte olduğu “demokrasi sınavı sıkıntısı”ndan ve heyecanından söz ediyorum.

Her ikisinde de bu sınavda “çakma” korkusu yaşanıyor.

Ve her yerde soruluyor:  Ne yapmalı?

                                                                   ***

Döndüğüm ülke ABD’de, Donald Trump gibi bir Başkan’a sahip olmanın şoku üç haftalık icraattan sonra azalacağına artmıştı. Trump, pek çok kimsenin sandığı gibi makamın gerektirdiği Başkanlık üslubunu benimsemek yerine, kendi deli bozuk tarzını sürdürmüş, söyledikleri ve yaptıklarıyla pek çok çevreye dehşet salmıştı. 

Artık bir çok yerde en çok sorulan soru “Bu adamdan nasıl kurtuluruz?” idi.

En sabırlı beklenti, Trump’ın iki yıl sonra yapılacak Kongre seçimleriyle defedilmesiydi. Bu senaryoya göre Temsilciler Meclisi’nin tamamının Senato’nun ise üçte birinin değişeceği bu seçimden sonra, “yasal koğuşturma yöntemi”yle (impeachment), Trump’ın görevden alınması kaçınılmazdı. Çünkü o seçimde Demokratlar, Trump’a duyulacak öfke nedeniyle, ezici bir zafer kazanacak ve derhal gereğini düşüneceklerdi.

Bu kadar bile beklemeye tahammülü olamayanlar ise, Anayasa’nın hastalık ve yetersizlik gibi olağanüstü durumlarda Başkan’ın görevden alınması için sağladığı yöntemden yararlanarak Trump’ın görevden alınarak yerine Başkan Yardımcısı Mike Pence’in getirebileceğini hatırlatıyorlardı.  

Bu arada, Trump’ın toplumdan ve kurumlardan yükselen muhalefet dalgasına dayanamayıp çekilmek zorunda kalacağını öne sürenlere bile rastlanıyordu.

Amerikan demokrasisinin ciddi  bir tehlike ile karşı karşıya bulunduğu algısı yaygındı. Orwell’in “1984”ü “çok satan kitap” listelerinin en tepesine yükselmişti.  Pek çok düzeyde “direniş” komiteleri kuruluyor, baskılara karşı mücadele antları içiliyordu.

Ancak, kimse yakın gelecek konusunda net ve açık bir şey söyleyemiyordu. “Ya büyük bir terör olayı yaşanırsa?” ya da “Ya Trump ülkeyi savaşa sokarsa?” türünden sorular sık sık sorulmaktaydı. Diktatörlük heveslilerinin bu gibi olaylardan yararlanarak milliyetçiliği körüklediğini Amerikalılar iyi biliyorlardı.  İlkelerle arası hoş olmayan Trump’ın, iktidarda kalmak için “her şeyi” yapabileceği düşünülüyordu.       

2017 kışı biterken, ABD’de egemen olan ruh halini “korkulu bir bekleyiş” olarak tanımlayabilirim.

                                                                  ***

Ya döndüğüm ülke, Türkiye? 

ABD’dekinden çok daha ağır demokrasi sıkıntılarıyla yıllardır boğuşmakta olan Türkiye’deki ruh halinin “umutlu bir bekleyiş” olduğunu düşünmek istiyorum.

Bunun nedeni 16 Nisan’da yapılacak olan Anayasa referandumu. Çünkü, şu anda Amerikan halkının yapabileceği bir şey olmasa da, Türk halkının yapabileceği net bir şey var:

Kendisini “yurttaş”lıktan “kul”luğa “tenzil-i rütbe” ettirecek olan otoriter rejim önerisine net ve açık bir şekilde “Hayır” demek!

 Böyle bir “Hayır” ile demokrasimize bir süredir uygulanmakta olan “yapı-söküm” ve “dekonsolidasyon” sürecine dur denmiş olacak, tüm kurumlarıyla çağdaş bir Cumhuriyet inşa etme olasılığı yeniden doğacaktır.

Böyle bir kararla, döndüğüm ülke Türkiye,  bir kez daha 21. Yüzyıl’ın “demokrasi şeref sayfası”na geçme şansını elde edecektir.  

Ve hatta, gittiğim ülke ABD’ye, örnek olacaktır!  

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Yazarın Diğer Yazıları
      Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel : +90 212 963 1051 (pbx)