• BIST 108.318
  • Altın 145,192
  • Dolar 3,5035
  • Euro 4,1214
  • İstanbul 26 °C
  • Ankara 23 °C
  • İzmir 30 °C
  • Adana 33 °C
  • Antalya 30 °C

ABD’ye Erdoğansız direnmek mümkün değil mi?

ABD’ye Erdoğansız direnmek mümkün değil mi?
'İktidar olma hedefi olduktan sonra, mutlaka ya bir yol bulunur, ya da bir yol açılır!'

Mehmet Ali Güller

Türkiye iki yıldır terör tehdidi altında. Terör bu iki yıl içinde kimi zaman PKK olarak, kimi zaman IŞİD olarak, kimi zaman da FETÖ olarak ülkemizi ve insanlarımızı vurdu…

Ancak gün geçtikçe daha çok kesim terörün arkasındaki esas kuvvetin ABD olduğunu görmeye başladı.

Peki Türkiye bu terör saldırısı dalgalarını nasıl püskürtecek?

‘6 AY SONRA YOK’DAN ‘ERDOĞANSIZ MÜMKÜN DEĞİL’E

Maalesef, bir bölüm muhalefet terörün doğrudan Erdoğan’ı hedef aldığını propaganda ederek, teröre Erdoğan’ı tahkim ederek direnilebileceğini savunmaya başladı!

Öyle ki, “Erdoğan’a karşı olmanın ABD’nin yanında olmak anlamına geldiği” bile iddia edilerek, Erdoğan’a muhalefet edebilmenin önüne ideolojik barikatlar inşa edilmeye çalışılmaktadır.

İş gittikçe “AKP’yi güçlendirerek teröre direnilebilir” noktasına varıyor. Zaten Erdoğan’ın yakın ekibi de aylardır “ya başkanlık ya kaos” tezini propaganda ediyordu!

Burada muhalefet edebilme biçimimiz açısından not alınması ve ders çıkarılması gereken ise şudur: Bugün “Erdoğansız Türkiye mümkün değil” diyerek Erdoğan’ın tahkim edildiği sürece, “Erdoğan 6 ay sonra zaten yok” denile denile gelinmiştir. Erdoğan 6 ay sonra olmayacağı için de ona muhalefet etmek askıya alınmış, tirkeşdeki bütün oklar hep başka hedeflere atılmıştır. Tüm bunlar olduktan sonra da “ama Erdoğan’ın yerine zaten kimi koyacaksın ki” denilerek, muhalefetin siyasetteki varlık nedeni yok sayılmıştır!

Sonuç? Erdoğan 28’inci 6 aydır iktidardadır, son iki yılda önce cumhurbaşkanı olmuştur , şimdi de başkanlığı zorlamaktadır! Dahası bu 28 kez geçen 6 ay içinde Cumhuriyet’in hemen her kurumu tarumar edilmiştir! Neredeyse Cumhuriyet’ten geriye bir şey kalmamıştır!

TERÖRÜN ZEMİN BULMASINDA AKP’NİN SORUMLULUĞU

Şimdi bu noktada ancak Erdoğan’la ABD’ye direnilebileceğini savunmak, meseleye tarihsel ve bütünlüklü bakmamaktan kaynaklanmaktadır. Çünkü yukarıda saydığımız üç terör örgütü de bir şekilde iktidarla ilişkilidir:

PKK, AKP’nin Açılımı ile palazlanmış, AKP’nin göz yumması ile hendek kazmış, şehirlere silah depolamıştır.

FETÖ AKP’nin sayesinde paralel bir devlet haline gelmiştir. AKP ise FETÖ’nün operasyonel gücü sayesinde Cumhuriyeti ve devleti tasfiye etmiştir.

IŞİD, AKP Hükümetinin Esad’ı yıkma hedefi zemininde büyümüş ve bölgesel bir tehdit haline gelmiştir; AKP’nin Esad’ı devirmek için desteklediği örgütler zaman içinde IŞİD’e katılarak bu örgütü büyütmüştür. Örneğin IŞİD’liler AKP’nin göz yummasıyla Türkiye’de devlet hastanelerinde tedavi olabilmiştir vs.

Dahası AKP Hükümeti terörün arkasındaki asıl isim olan ABD’nin BOP eşbaşkanlığını yapmıştır yıllarca…

Şimdi tün bu süreci tarihselliğinden çıkarıp, anın fotoğrafını çekerek “ama ABD Erdoğan’ı hedef alıyor” diyerek Erdoğancılık yapmak, bilimsel değildir! Çükü Erdoğan problemin kaynağıdır ve problemin kaynağı probleme çözüm olamaz!

TÜRKİYE’NİN ZAYIF KARNI: AKP

Kaldı ki Erdoğan hiç de ABD tarafından hedef alınıyormuş gibi davranmamaktadır, ona göre konumlanmamaktadır. Hâlâ Washington’a “PKK’yi değil, bizi seç” diyerek pazarlık aramakta, hâlâ Washington’a Rakka’da ortak operasyon önermektedir. Rusya’yla yakınlaşmayı, ABD’yle pazarlığında bir koz haline getirmeye çalışmaktadır.

Türkiye, sırf bu nedenle bile Erdoğan’la ABD saldırısını en az maliyetle püskürtemez; elbette eninde sonunda püskürtür ama maliyet artmış, fazla bedel ödenmiş olur!

Yakın tarihimiz derslerle doludur. ABD daha önce de Türkiye’yi hedef aldı, terörle “hizaya getirmeye” çalıştı. Örneğin Türkiye’nin bugünkü Fırat Kalkanı’na benzer Çelik Harekatı’nı engelleyebilmek için Gazi provokasyonunu yaptı. Örneğin Jandarma Genel Komutanı Org. Eşref Bitlis’i katletti. Örneğin Muavenet Zırhlı’sını vurdu.

Fakat hiçbir zaman ABD şimdiki gibi iki yıldır kesintisiz terör saldırısı yapamadı? Neden? Çünkü Türkiye’de hiçbir iktidar bugünkü iktidar kadar ABD’yle ilişkilerinde Türkiye’nin zayıf karnı olmamıştı! Özal, hatta Çiller bile…

Bu Amerikancı isimlere rağmen Türkiye ABD’nin terör tehdidini savuşturabiliyordu. Ancak AKP iktidarı geçmiş bağları, özel ilişkileri nedeniyle o kadar “zayıf karın” halinde ki, ABD rahatça at oynatabilmektedir! Üstelik dünya çapında kuvvet kaybederken…

İşte tek başına bu gerçek bile “Türkiye ancak Erdoğan’la ABD saldırısını püskürtür” tezinin ne kadar yanlış olduğunu ortaya koymaya yetmektedir!

Bagajında BOP eşbaşkanlığı, 2 sayfalık 9 maddelik anlaşma, Müslüman katleden ABD askerinin sağlığına duacı olma mektubu, Genelkurmay Başkanı ile görüşebilmek için Pentagon’dan ricacı olma mektubu gibi yığınla yük taşıyan bir iktidarın ABD saldırısını daha az maliyetle püskürtme şansı yoktur!

Olmadığı da iki yıldır görülmektedir. İki yıldır ödenen bedel ve maliyet oldukça ağırdır!

TURNUSOL KAĞIDI: 4 MADDELİ ACİL EYLEM PLANI

Sürece Erdoğan’la bütünlüklü direnilemeyeceği, her şey bir yana, sırf 15 Temmuz’dan bu yana yaptıkları nedeniyle bile görülmektedir. Çünkü Erdoğan bu süreçte fırsat bu fırsat diyerek Cumhuriyet’ten geride kalanlarla da hesaplaşmakta, laiklikten kalanları da tırpanlamakta, dahası başkanlık ile rejimi değiştirmeye çalışmaktadır.

Yani “vatan, millet, Sakarya” diyerek muhalefetten “teröre karşı birlik, beraberlik” isteyen iktidar, tersine bu yaptıklarıyla gerçekte birliği kendisi torpillemektedir. Dahası toplumun yarısından fazlasının karşı çıktığı başkanlığı bile, “teröre karşı birlik” rüzgarını kullanarak TBMM’den geçirmeye çabalamaktadır.

Kısacası, Erdoğan milletin birliğini değil, tersine kendi konumunun tahkimatı peşindedir. Milletin birliğini düşünen, hiç değilse, başkanlık ısrarından vazgeçer!

Sonuç olarak başlıktaki “ABD’ye Erdoğansız direnmek mümkün değil mi?” sorusuna gelirsek, yanıtımız şu olacaktır: Tersine, Türkiye AKP nedeniyle, AKP’nin ABD’yle özel ilişkisi nedeniyle bu bedelleri ödemektedir!

Mesele yalındır. ABD’yle/terörle mücadelenin acil eylem planı bellidir:

1) Başkanlık girişimi terkedilmeli!

2) Cumhuriyet kurumları yeniden inşa edilmeli ve devlet/toplumsal ilişkilerimizde yeniden laiklik esas alınmalı!

3) Şam’la hızla anlaşmaya varılmalı!

4) İncirlik’i kapatma yolunda 22 Temmuz 2015 tarihli İncirlik Mutabakatı yırtılmalı.

Öncelikli ihtiyaç olan bu dört madde, ABD’ye karşı “bütünlüklü” direnilip direnilmediğinin de turnusol kağıdıdır!

Bitirirken şunu söyleyelim: “AKP’siz olmaz, Erdoğansız mümkün değil” diye bir sızlanma, bırakın Türkiye’yi, çok daha geri demokrasilerde bile muhalefetin dile getirebileceği bir argüman değildir! Muhalefet iktidarı indirmek ve iktidar olmak için vardır!

İktidar olma hedefi olduktan sonra, mutlaka ya bir yol bulunur, ya da bir yol açılır!

Son olarak şu notumuzu da düşelim: Devrimci bir muhalefet sırf dışarıda ABD’yle karşı karşıya geliyor diye içeride Cumhuriyet’i yıkan bir iktidara tam destek vermez! Devrimci muhalefet zaten her koşulda ABD’yle karşı karşıyadır, ülkesi için her zaman görev başındadır…

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Diğer Haberler
      Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel : +90 212 963 1051 (pbx)