• BIST 108.594
  • Altın 144,399
  • Dolar 3,4942
  • Euro 4,1102
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 17 °C
  • İzmir 22 °C
  • Adana 29 °C
  • Antalya 29 °C

Acildeki yoğunluğu böyle azaltıyorlar!

Acildeki yoğunluğu böyle azaltıyorlar!
Okmeydanı E.A. Hastanesinin doktorlara gönderdiği yazıda, polikliniklerdeki doktorların mesaiden sonra acil servislerde görev alması istendi.

İstanbul’da, acil servisinin en yoğun olduğu hastanelerin başında gelen Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesinde, hastane yönetiminin acil servislerdeki yoğunluğu azaltmak gerekçesiyle doktorlara gönderdiği yazıda, polikliniklerdeki doktorların mesaiden sonra acil servislerde görev alması istendi.

5 SAAT ACİL MESAİSİ

Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi yönetiminin 31 Mayıs 2016 tarihinde doktorlara gönderdiği yazıda “Acil servisteki mevcut yoğunluğu azaltmak amacıyla, Genel Cerrahi, Dahiliye, Çocuk Hastalıkları, Üroloji, KBB, Göz Hastalıkları ve Ortopedi kliniklerinde mesai kaydırma ve vardiya hizmeti planlanmaktadır” dendi. Doktorlardan 15 gün içerisinde mesai kaydırma ve vardiya hizmeti için planlarını yönetime bildirmeleri istendi. Hastane yönetiminin bu planı hayata geçti. Doktorlar poliklinik mesailerini bitirdikten sonra yaklaşık 5 saat de acil servislerde görev yapıyor. Başbakan Binali Yıldırım, geçtiğimiz günlerde “Sağlıkta Dönüşüm Programı”nı överek acil servislerin çok şirin yerler olduğunu söylemişti. Ancak neredeyse patlama noktasına gelen acil servislere hastane yönetimleri sağlık çalışanlarının iş yükünü arttırarak, görev yerini değiştirerek çözüm bulmaya çalışıyor.

BAŞBAKANIN GÖRDÜĞÜ GERÇEK DEĞİL

Binali Yıldırım’ın ailelerin acil servislere gidip çocuklarına “kız baktıkları” şeklindeki sözleri üzerine önceki gece Okmeydanı Eğitim Ve Araştırma Hastanesinin Acil Servisi’ne giderek acil servislerin gerçekte ne halde olduğunu görmek istedik.Başbakanın gördüğü acil manzarasıyla gerçekte olan çok başka. Acil servisin bekleme salonunda en az 50 kişi var, bir o kadar insan da dışarıda.
Acil girişinde yarım saat kadar bekliyoruz, bu yarım saate 5’e yakın hasta sedyeyle içeri alınıyor, bu sayının iki katı kadar da kendisi yürüyemeyecek olan, bir ya da iki refakatçinin koluna girerek acil servise yetiştirilmeye çalışan hasta getiriliyor.  Aile hekiminin tedavi edemediği, tahlil yapamadığı ya da polikliniklerde en az 10 gün sonraya randevu verilmiş hasta da devayı acil servislerde arıyor. Ya da acilde tetkiklerinin çok daha hızlı yapıldığını düşünen hastalar da acilin yolunu tutuyor.

Sohbet ettiğimiz bir hastanın yakını eskiden hastanelerin çok daha kalabalık olduğunu, sıra almanın çok güç olduğunu söylüyor, sırasını soruyoruz, 926 diyor ve ekliyor “Bir saate gelir ama”. Bir başka hasta yine sırasının 900’lerde olduğunu ve geleli yarım saat olduğunu belirterek “Sıra ne zaman gelir bilmiyorum, bizden önce 200 kişi görünüyor” diyor. Tabii dışarıda bunlar olurken içeride çalışan doktor, hemşire, asistanların ne halde olduğu da ortada...

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)