• BIST 108.489
  • Altın 151,356
  • Dolar 3,6718
  • Euro 4,3266
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 19 °C
  • İzmir 25 °C
  • Adana 29 °C
  • Antalya 24 °C

Adalet yürüyüşü

Adalet yürüyüşü
Sonunda yürüyüş başladı ve bir umut kıvılcımı doğdu! Geç de oldu; güç de oldu; fakat sonunda ışık parıldadı; gün, demokratların kendi aralarında hesaplaşma günü değil.

Taner Timur

Çok partili hayatımız sık sık darbelerle kesintiye uğradı. Özgür seçimlerle yeni bir başlangıç yapana kadar süren bu dönemleri hep “ara rejimler” diye adlandırdık. “Bu bir ara rejimdir!” diyor ve umutla kara günlerin son bulmasını bekliyorduk. Sıkıyönetimiyle, özel mahkemeleriyle, dolup taşan hapishaneleriyle, üniversite ve bürokrasiden tasfiyeleriyle arkada çok acı anılar bırakan dönemlerdi bu ara rejimler..

Sonra?

Sonra bir gün geldi, “yeter artık!”, dedik; “bir daha yaşamayalım bu “ara rejim”leri; darbe dönemleri kapansın!”. Ve çoğumuz da kapandığına inanır gibi olduk.

Meğerse ne büyük yanılgıymış!

Şimdi açıkça görülüyor ki biten sadece darbelerin kılıfıymış; “askeri darbeler” dönemi bitmiş, “sivil karşı-darbeler” dönemi başlamış! Oysa son askeri darbe girişimi de -yüzlerce vatandaşımızın hayatı bahasına- önlenmiş; Kazlıçeşme’de bütün partiler bir araya gelip demokrasinin zaferini kutlamıştı.

Oysa izleyen günlerde bir de ne görelim?

Yine OHAL’ler, yine “özel mahkeme”ler, yine dolup taşan hapishaneler ve yine basından, üniversiteden, bürokrasiden tasfiyeler.. Üstelik klasik (!) “ara rejim”lerdeki tasfiyelerle kıyaslanamayacak kitlesel ölçülerde! Bugünlerde, üniversiteden neden ve ne hakla atıldığını sorgulayan ve bunu duyurmak için açlık grevi yapan bilim adamlarının tutuklanmasına bile tanık oluyoruz! Ve sonunda bu ülkede muhalefeti ezmek o kadar rutin haline geldi ki, rejimin “korumacı”ları, sınırları unutup, yabancı ülkelerde bile “muhalif”leri dövmeye, yerde yatan protestocuları tekmelemeye başladılar. Bugün bu korumacıların ABD’de, fotoğraflarının altında “Wanted” yazılı ilanlar ile aranmaları, aslında sadece mevcut “ara rejim” hakkında değil, “Türk demokrasisi” hakkında da bir kara leke niteliği taşıyor. Kabul edelim ki bu zilletin yükü biraz da hepimizin sırtında!

Yine de umutsuzluğa kapılmayalım. Sonunda yürüyüş başladı ve bir umut kıvılcımı doğdu! Geç de oldu; güç de oldu; fakat sonunda ışık parıldadı; gün, demokratların kendi aralarında hesaplaşma günü değil. Üstelik adı da doğru kondu: Adalet yürüyüşü! Şu günlerde en çok yokluğunu çektiğimiz vicdani çağrıya uyularak başlatılan bir yürüyüş..

Bitse de, durdurulsa da, mutlaka yenileri başlayacak ve yürüyüş devam edecek.. Fiilen ya da manen, tüm yürüyüş kollarının yolu açık olsun!!

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • TEOG bahane oyun şahane! (1)28 Eylül 2017 Perşembe 13:36
  • Orhan Kemal (4)28 Eylül 2017 Perşembe 10:03
  • Irak Kürdistanı: Halkın iradesi mi? Aşiret sultası mı?27 Eylül 2017 Çarşamba 22:01
  • Orhan Kemal (3)27 Eylül 2017 Çarşamba 00:01
  • Orhan Kemal (2)26 Eylül 2017 Salı 07:07
  • Akrep sahibine döndü: AKP kendi cihatçısıyla savaşacak!25 Eylül 2017 Pazartesi 11:47
  • Orhan Kemal (1)25 Eylül 2017 Pazartesi 11:26
  • Kalkıp göç eyleyeli 32 yıl oldu ama... Ruhi Su’nun sesi bugüne nasıl ulaştı?20 Eylül 2017 Çarşamba 17:00
  • Tarık Akan'a gecikmiş bir veda yazısı16 Eylül 2017 Cumartesi 13:39
  • Hudutların Kanunu / Lütfi Akad Yılmaz Güney'i ve Sinamasını anlatıyor-416 Eylül 2017 Cumartesi 13:32
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)