• BIST 105.492
  • Altın 162,101
  • Dolar 3,9029
  • Euro 4,6006
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 12 °C
  • İzmir 18 °C
  • Adana 15 °C
  • Antalya 18 °C

Adnan Özyalçıner'e göre 27 Mayıs 'darbe' değil 'dönüşüm'dü

Adnan Özyalçıner'e göre 27 Mayıs 'darbe' değil 'dönüşüm'dü
Tahir Şilkan, 27 Mayıs devriminin Türk edebiyatında nasıl yansıdığını 7 bölümlük bir yazı dizisi olarak ABC Kritik için kaleme aldı. İşte o yazı dizisinin ikinci bölümü...

Tahir Şilkan
1950 Kuşağı öykücülerinin önemli bir temsilcisi olan Adnan Özyalçıner, öykülerinde öncelikle İstanbul'u anlatmıştır. İstanbul'un kenar mahalle insanlarının hayatını, toplumla olan ilişkilerini, yaşadıkları çelişkileri, duygu ve düşüncelerini de yansıtan içsel gerçekleriyle birlikte, gözlemlere dayanan, betimlemeci bir anlatımla yansıtan eserler vermiştir.

Toplumcu gerçekçi bir bakış açısıyla, ülke gerçeklerini, emekçilerin yaşamını insancıl yönü güçlü anlatılarla yazdı.  Öykülerini yazdığı kentte, öykülerini yazdığı insanların arasında, işçilerin, emekçilerin sınıfsız, sömürüsüz bir dünya mücadelesine bağlanmış, sürekli çalışarak, yazarak, derleyerek, inceleyerek, düzelterek sürdürdüğü edebiyat yaşamı dışında; Sennur Sezer ile birlikte  bağımsızlık, demokrasi, eşitlik, özgürlük mücadelesinin yürütücülerinden biri oldu. Öykülerinde ülkemizin son 60 yıldaki değişiminin izlerini görebiliriz.

1956 yılında, Ferit Öngören, Kemal Özer, Hilmi Yavuz, Onat Kutlar, Asım Bezirci, Edip Cansever, Konur Ertop, Demir Özlü, Erdal Öz, Doğan Hızlan, Ülkü Tamer, Ercüment Uçarı ile birlikte  "a dergisi"ni yayınlayan Adnan Özyalçıner, büyük umutlarla 14 Mayıs 1950’de  bir halk muhalefeti gibi başa geçen Demokrat Parti iktidarının, zaman ilerledikçe kişisel ve düşünsel özgürlükleri kısıtlayıp topluma baskı yapmaya başladığını,  halkın ve gençliğin tepki göstermesinin sonucu olarak da Demokrat Parti'ye karşı bir hareketin doğmasına neden olduğu değerlendirmesini yapıyor.

A DERGİSİ'NİN 27 MAYIS’LA GELEN “ÖZGÜRLÜK ARMAĞANI” ÖZEL SAYISI

Kuşağındaki arkadaşları ile birlikte siyasal iktidara karşı yapılan gösterilerin içinde yer alan Adnan Özyalçıner, 28 Nisan'da Beyazıt meydanında Turan Emeksiz'in ölümü ile sonuçlanan olaylar sırasında hep beraber siyasal iktidara karşı çıktıklarını ifade ediyor. Bu gençlik ve halk gösterilerinin 27 Mayıs 1960 askeri müdahalesine kadar devam ettiğini söyleyen Adnan Özyalçıner, 27 Mayıs'ı  umutla karşıladıklarını ve 27 Mayıs gelince özgürlüğün geldiğine hükmettiklerini ifade ediyor. "...Siyasal ve sanatsal alanda özgürlüklere kavuştuk diyerek ‘a dergisi’nin ‘Özgürlük Armağanı’ adı altında özel bir sayı çıkardık. Özel sayıda özgürlük üzerine şiirler, öyküler ve yazılar yer alıyordu. Siyasetin, edebiyatın ve toplumun özgürlüğünü kutlar gibi çıkardık o sayıyı..."  

27 Mayıs'ın, önceki 10 yılın getirdiği baskılara bir ölçüde son verdiğini, bu nedenle "Özgürlük" özel sayısında; "Aydınlık Günlere Önsöz" başlıklı başyazıda, gelecek için önerilere yer verdiklerini anlatıyor.

27 Mayıs hareketinin temel olarak radikal bürokratların iktidar denemesi olduğunu ifade eden Adnan Özyalçıner, 27 Mayıs hareketi ile on yılın çıkarcı gelişmelerinin ancak yüzeyde durdurulabildiğini, ama sınıfsal temelleri yönünden, bozuklukları ortadan kaldıracak bir iktidarı işbaşına getirmediğini ancak yine de 1961 Anayasası'nın getirdiği göreli düşünce özgürlüğü içinde toplumsal sorunların geniş biçimde ele alındığını vurguluyor. "Kaynak eserler dilimize çevrildi. Halkımızın sınıfsal bilince varma yolunda örgütler kurması gerçekleşti. 12 Mart 1971'e uzanan gelişim boyunca, ayrım gösteren çeşitli öneriler getirildi; özellikle devrimci strateji, düşünce ve eylem alanında çok önemli gelişmeler yaşandı..."

Adnan Özyalçıner, 12 Eylül 1980'de askerlerin, bu kez "kardeş kavgasına son vermek" bahanesiyle askeri  darbeyle iş başına  geldiklerini, yeniden insan haklarıyla, özgürlükleri askıya alıp, düşünce ve anlatım özgürlüğünü yok ettiklerini, aydınların, yazarların cezaevlerine doldurulduğunu, 12 Mart'tan daha acı, daha kötü bir dönem yaşandığı tespitiyle, 27 Mayıs  değerlendirmesinde farklı düşünmeye başladığını, "darbe" yerine "dönüşüm" sözcüğünü benimsediğini ifade etmektedir.

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    İlgili Haberler
    Diğer Haberler
    123456
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)