• BIST 109.404
  • Altın 173,793
  • Dolar 4,0809
  • Euro 4,9792
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 22 °C
  • İzmir 26 °C
  • Adana 30 °C
  • Antalya 28 °C

Ahmet Hakan, saray ünlülerini destekledi, Kılıçdaroğlu'nu eleştirdi...

Ahmet Hakan, saray ünlülerini destekledi, Kılıçdaroğlu'nu eleştirdi...
Hatay'daki askeri birlikte yapılan şova, AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'la birlikte katılan saray ünlüleri, Kılıçdaroğlu hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını açıklarken, 'ünlülere' ilk destek de Ahmet Hakan'dan destek geldi...

Demirören Grubu'ndaki akıbeti merak konusu olan Ahmet Hakan, kendini garantiye alıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'la birlikte Hatay'daki askeri birlik ziyaretine katılan 'ünlüler', Kılıçdaroğlu'nun yaptığı eleştiriler sonrası bir açıklama yaparak CHP lideri hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını duyurdular.

Tepki çeken bu açıklama ilk desteği Hürriyet yazarı Ahmet Hakan'dan gördü.

Kılıçdaroğlu'nun "rezil adamlar" sözleri dolayısıyla sanatçıların haklı olduğunu ileri süren Hakan, şu ifadeleri kullandı:

"İbrahim Tatlıses’ten Sibel Can’a...

Hande Yener’den Yavuz Bingöl’e... Muazzez Ersoy’dan Mustafa Sandal’a... Hülya Koçyiğit’ten Emel Müftüoğlu’na... Deniz Seki’den Coşkun Sabah’a...

Cumhurbaşkanı ile sınıra giden sanatçılar, Kemal Kılıçdaroğlu’nu kınayan bir bildiri yayınladılar.

Kınama gerekçeleri şu:

 “Hakaretamiz açıklamalar.”

Bakıyoruz...

Kemal Kılıçdaroğlu ne demiş diye?

Şunu demiş:

“Afrin’de 52 şehidimizin kanı kurumadı. Toplanmışlar bir grup güruh... Davul zurna, şarkılar kıyamet... Bulunduğumuz apartmanda eğer bir kişi vefat etmişse televizyonu bile açmayız. Bu rezil adamlar ve onları oraya götüren adam, sen eğer yüreğin yetiyorsa... Bir Afrin şehidinin evinin bulunduğu sokaktan geç ve Yaylalar türküsünü söyle bakalım.”

Gerçekten de hakaretamiz sözler!

Yani sanatçılar haklı!

Hem de baştan sona haklı!

Gelin, bir an şöyle düşünelim:

Kemal Kılıçdaroğlu’nun cümleleri, bunlar değil de...

Mesela şunlar olsaydı:

“Afrin’de 52 şehidimizin kanı kurumamışken... Klarnetli, türkülü, kahkahalı, eğlenceli görüntüler hiç yakışık almamıştır. Bulunduğumuz apartmanda bir kişi vefat etmişse... Televizyonu bile açmayız. Bizim kültürümüz budur ve ortaya çıkan görüntüler, bu kültüre hiç de uygun düşmemiştir... Soruyorum o görüntünün içindekilere: Herhangi bir Afrin şehidinin evinin önünde klarnet eşliğinde Yaylalar türküsü söyleyebilir misiniz?”

Evet, Kılıçdaroğlu’nun üslubu böyle olsaydı...

Ne olurdu?

Şunlar olurdu:

Bırakın bildiriyi falan... Hiçbir sanatçı “gık” bile diyemezdi.
Belki içlerinden bazıları biraz mahcup olup... “Hakikaten ya... İşin o kısmı biraz şık kaçmadı galiba” falan derdi.
Kılıçdaroğlu sadece kendi taraftarlarının değil, AK Parti’ye oy verenlerin de vicdanına seslenmiş olurdu.
Üstelik vermek istediği mesajı tam olarak vermiş, derdini de anlatmış olurdu.

Acaba diyorum ben bütün işimi gücümü bırakıp siyasi iletişim işlerine falan mı başlasam?"

'LAİKLİK GÜNLERİNDE BAŞIMIZA YAĞMAYAN TAŞ BUGÜNLERDE YAĞACAK...'

Yazısının devamında 'İmam Hatipliler deizme kayıyor' açıklamalarına ilişkin de değerlendirme yapan Hakan, 

"Eğer din adına konuşanların tutarsızlıkları alıp başını giderse...
Eğer din adı altında hurafeler ön plana çıkarılırsa...
Eğer din ve ahlak arasında bir ilişki yokmuş gibi yapılmaya devam ederse...
Eğer asansör, halvet, ketçap fetvalarına tam gaz devam edilirse...

“İmam hatipli gençler deizme kayıyor” şeklindeki laflar, büyük laf olmaktan çıkar, gayet sıradan laf haline gelir.

Kısacası...

Akıllar başa alınmazsa laiklik günlerinde başımıza yağmayan taş, bugünlerde yağacak.

Hafazanallah! Hafazanallah!

YAZININ TAMAMI İÇİN

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    1234567
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)