• BIST 106.825
  • Altın 146,023
  • Dolar 3,5179
  • Euro 4,1308
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 20 °C
  • İzmir 28 °C
  • Adana 27 °C
  • Antalya 25 °C

AKP, Ensar Vakfı için kurulan komisyonu da istismar etti

AKP, Ensar Vakfı için kurulan komisyonu da istismar etti
AKP’nin kurulmasına “zoraki” razı olduğu Meclis Araştırma Komisyonu üç aylık çalışma süresinin sonuna yaklaştı. AKP, sayısal çoğunluğunu kullanarak etkin bir çalışmayı engelledi.

Karaman’daki çocuklara yönelik tecavüz skandalının ardından AKP’nin kurulmasına “zoraki” razı olduğu Meclis Araştırma Komisyonu üç aylık çalışma süresinin sonuna yaklaştı. AKP, sayısal çoğunluğunu kullanarak etkin bir çalışmayı engelledi. Komisyonun süre uzatımına gitmesi ve raporun gelecek yıla sarkması bekleniyor.

BirGün'de yer alana Sebahat Karakoyun imzalı habere göre, Karaman'da Ensar ve KAİMDER yurtlarında erkek çocukla rına yönelik cinsel istismarın BirGün tarafından ortaya çıkarılmasının ardından AKP'nin kurulmasına "zoraki" razı olduğu TBMM Çocuk İstismarını Önleme Araştırma Komisyonu üç aylık çalışma süresinin sonuna yaklaştı. Komisyonun çalışma süresi 28 Temmuz'da son bulacak. AKP bugüne kadar sayısal çoğunluğunu kullanarak Komisyon'un etkin bir şekilde çalışmasını engelledi. Komisyonun süre uzatımına gitmesi ve raporun gelecek yıla sarkması bekleniyor.

BirGün’ün ortaya çıkardığı Karaman’daki tecavüz skandalının ardından olayın aydınlatılması yerine Ensar Vakfı’nı koruyup kollayan AKP, zoraki razı olduğu TBMM'deki araştırma komisyonunun etkin çalışmasını da sayısal çoğunluğunu kullanarak engelledi.

TBMM'de 24 Mart'ta kurulmasına karar verildiği halde araştırma komisyonu AKP üye bildirimini geciktirdiği için yaklaşık bir ay sonra 28 Nisan'da çalışmaya başladı. Araştırma Komisyonu'nda 9 AKP'den, 4 CHP’den, 1 MHP’den ve 1 de HDP’den olmak üzere 15 milletvekili bulunuyor.

Sürenin sonuna yaklaşıldı
AKP, TBMM Araştırma Komisyonu'ndaki üye çoğunluğuna dayanarak, başkanlık divanını da tümüyle kendi vekillerinden oluşturdu. Komisyonun çalışma programı belirlenirken de muhalefetin önerileri dikkate alınmadı. Komisyonun üç aylık çalışma süresi 28 Temmuz'da sona erecek. Ancak bu süreçte muhalefetin önerisi üzerine Karaman'a gidilmesinin ötesinde sorunlu alanlarda saha çalışması yapılmadı. Komisyona ulaşan şikayetlere rağmen somut istismar vakaları ile ilgili yerinde inceleme yapmak yerine Meclis'e çağrılan akademisyenler, bazı STK temsilcileri ve UNİCEF, Dünya Sağlık Örgütü ve ILO temsilcilerinin aktardığı birbirine benzer istatistiki veriler üzerinde duruldu. Tecavüz olaylarıyla kamuoyuna yansıyan cezaevlerine gitmek yerine "örnek" olarak ülke genelinde kurulan üç cezaevinden biri olan Sincan Çocuk Cezaevi ve Çocuk Eğitimevi'nde inceleme yapıldı.

Rapor gelecek yıla kalabilir
TBMM tatile girmediği için komisyon da çalışmalarını sürdürecek. Ancak Meclis tatile girmeden çalışmaların tamamlanması olasılığı zayıf göründüğü için bir aylık ek süre alınması bekleniyor. Bu durumda komisyon raporunun TBMM'nin yeni dönemine kalması kaçınılmaz görünüyor.

Zamana yayarak unutturma çabası
Ensar Vakfı'nın odağında bulunduğu çocuk istismarının ortaya çıkmasının ardından yargının jet hızıyla verdiği rekor cezalarla gündem yaratarak, kamunun sorumluluğu gözardı etmeye çalışan AKP'nin "zamana yayarak unutturma" çabası TBMM'deki araştırma komisyonu sürecine de damgasını vururken, muhalefeti temsil eden üyeler de izlenen yöntemle ilgili rahatsızlıklarını BirGün'e şöyle anlattılar:

Nurhayat Altaca Kayışoğlu (CHP Bursa Milletvekili): Göstermelik verilerle sadece göz boyadılar

Araştırma Komisyonu’nun çalışma süresi bunca süre zarfınca akademisyenleri, bakanlık bürokratlarını dinlemekle geçti. Kamu adına bilgilendirme yapılırken, gerçekleri yansıtmayan göstermelik verilerle adeta göz boyamaya çalışıldı. Uluslararası örgütleri temsilen komisyona gelenlerin aktardıkları verilere baktığımızda onlara da yetkililerin aynı gerçek dışı verileri iletmiş oldukları anlaşılıyor. Karaman'daki istismar olayının ardından mağdur çocuklarlar ve ailelerine yönelik destek çalışmalarından söz ediliyor ancak oraya gittiğimizde gördük ki alanında uzman isimlerce yapılan böyle bir çalışma yok. Bu komisyonun kuruluş amacına uygun bir çalışma yapmasına yönelik önerilerimizin pek çoğu kabul görmese de biz sonuna kadar çabamızı sürdüreceğiz. Meclis'te daimi bir çocuk komisyonu kurulması zorunludur, bu konun takipçisi olacağız.

Filiz Kerestecioğlu (HDP İstanbul Milletvekili) : İdari ve siyasi mercilerle hükümet hiç bedel ödedi mi?

AKP'nin yasa yapma süreçlerinde uyguladığı "herşeyi bir torbaya doldurma" anlayışı bu komisyon çalışmalarına yansıdı. Asıl yapılması gereken Meclis'te geçici bir komisyon yerine çocuk haklarıyla ilgili daimi bir komisyon oluşturmak olmalı. Bu komisyon süreci çok etkin bir şekilde geçirilebilirdi ancak bu yapılmadı maalesef. Yerinde inceleme yapılması önemliydi. Haber verilerek, belirli yerlere gitmek yerine sorunlu yerlere ani ziyaretler yapılabilirdi. Ancak o zaman caydırıcı bir etkisi olabilirdi. AKP Meclis'teki tüm uygulamalarda olduğu gibi sayısal çoğunluğunu kullanarak bu komisyonun da amacına uygun, etkin bir çalışma yapmasını engelledi. Önemli olan denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi. Çocuk istismarı yapanların yargı önüne çıkarılarak rekor cezalar verilmesi ile sorun çözümlenmiş olmaz. İdarenin sorumluluğu ne bu süreçte? İdari sorumluluğu olanlar bedel ödüyorlar mı önemli olan bu. İşin bu yanı çok eksik.

Av: Selin Nakıpoğlu: Tarih bunu unutmayacak

Bu komisyonun çalışmayacağını hepimiz biliyorduk. Bizim ülkemizde, komisyonlar zaten çalışmamak üzere kuruluyor. Bunu nerden biliyorduk? Toplumsal tepkinin bu kadar yüksek olmasına rağmen, Karaman’daki şiddet sonucunda çıkarılan komisyonun çalışmayacağını mesela AKP’li bakanların açıklamasından anladık. Milli Eğitim Bakanı’nın açıklamasından anladık. Olayı bir kere olmuştur diyebilecek, dedikleri sözleri okuduk ve okuduğumuza inanamadık. Türkiye Cumhuriyeti’nin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı’nın, Milli Eğitim Bakanı’nın, böylesine bir şiddet sonrasında yaptığı açıklamalara inanamadık. Rakam hiç önemli değil, o dönemde pek çok milletvekili soru önergesi verdi. Filiz Kerestecioğlu’nun ki hafızamda. Kerestecioğlu şunları sordu: Bu okullara nasıl ruhsat verildi? Nasıl aldılar? Bir denetim yok mu? Nasıl yetişti bu öğretmenler?

Ki tek olayında bu olmadığını hepimiz biliyoruz. Sonrasında, Erzurum’da çıktı. Bunun yeni bir durum olmadığını biliyoruz. Velev ki bir kere oldu, bir çocuğun yaşadığı şiddetten bahsediyoruz. Sonuç olarak, yapılan açıklamalar, üstünün örtülmesi, çok çabuk çıkarılan gizlilik kararı, dosyaya ulaşılmaması, dosyadaki mağdurların ailelerine ulaşılmaması. Çok hızlı bir yargılama yapılması, hızlı yargılama tabii ki iyidir ama acaba ne kadar araştırıldı? Bizim Karaman’daki davayla ilgili hiçbir bilgimiz yok. Ne oldu, çok yüksek bir rakam alındı, toplum tatmin oldu, bitti. Bizim o dosyanın esasıyla ilgili hiçbir bilgimiz yok. Bilgimiz yok derken, şiddet alanında çalışan avukatlar çocukların kimliklerinin gizlenmesi gerektiğini çok iyi biliyor zaten. Nasıl araştırıldı, nasıl oldu? Başka vakalar ve durumlar var mı? Bu okulların ruhsat durumları, bunların hepsinin ceza soruşturmasında olması gerekmiyor muydu? Dosya nasıl ele alındı? Hiçbir şey bilmediğimiz komisyonunun da süresi tabii ki dolacak ve araştırılmadan bitecek. Komisyon önce reddedildi, hepimizin bildiği gibi toplumsal tepki oldu. İşte kerhen bir kabul oldu. Ama kabul edilirken de bu biliniyordu, bu komisyon çalışmayacak. Milli eğitim Bakanı’nın açıklaması daha geç olmuştu. O yapılan açıklamalardan sonra zaten komisyonun işe yaramayacağı aşikârdı. Onların komisyonlarının işe yaramaması tarihin kara sayfalarında yeri bulacak. Ama biz o çocuklara yaşatılan şiddeti asla unutmayacağız. Diğerlerinin de takipçisi olacağız. Ama onların bu ilgisizlikleri, 3 maymunu oynama durumlarını tarih yazacak. O çocuklara ne oldu? Psikolojileri rehabilitasyonları ne durumda? Bunu akıl alabiliyor mu? Bir çocuk, 2 çocuk, 40 çocuk fark ediyor mu sayın bakan? Biz evvelden çocuklar olduğunda hadi canım der, asla cevaz vermezdik. Çocuklara olan şiddete karşı daha farklı yaklaşımda bulunacağını düşünürdük, bürokratların ve toplumun. Geldiğimiz noktaya bakın. Şiddete alışmayacağız, kadına yönelik şiddete de çocuğa yönelik şiddete de alışmayacağız. Alışmanın sonuncunda tepkimiz azalıyor. Karaman olayını unutmayacağız. Tarihin kara sayfalarında bu komisyonun da çalışmadığı görülecek. Biz onları daha sonra da okuyacağız.

Karaman’daki Ensar yurtlarında ne olmuştu?

Karaman'da Ensar Vakfı ve KAİMDER yurtlarında 2012'de başlayıp dört yıl süren 45 çocuğa cinsel istismar gerçeği bu yılın mart ayında kamuoyuna taşındı. 2016'nın ilk ayında bir çocuğun okuluna gitmek istememesi üzerine ailesi tarafından psikoloğa götürüldü. Durumun anlaşılması üzerine psikolog savcılığa karşı bildiririm yükümlülüğünü yerine getirdi. Savcılık istismar iddiası üzerine inceleme başlattı. Başlatılan soruşturma çerçevesinde tecavüzcü olduğu anlaşılan Muharrem Büyüktürk 4 Mart tarihinde görev yaptığı okulda gözaltına alındı ve 5 Mart tarihinde çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandı. BirGün'de 13 Mart tarihinde yer alan haberle korkunç vaka kamuoyu gündemine taşındı. Mahkeme 20 Nisan'da görülen ilk duruşmada sanık öğretmen Muharrem Büyüktürk'e 508 yıl 3 ay hapis cezası verdi. Ensar vakfı ve KAİMDER yöneticilerine dokunulmadan davanın ilk duruşmada bitirilmesi tepkilere neden olmuştu.

 

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    İlgili Haberler
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)