• BIST 107.202
  • Altın 145,263
  • Dolar 3,5161
  • Euro 4,1312
  • İstanbul 27 °C
  • Ankara 29 °C
  • İzmir 31 °C
  • Adana 29 °C
  • Antalya 29 °C

AKP gündem şaşkını

Olaylarla ilgili resmi açıklamalar birbirini tutmuyor

ABC Gazetesi/Haber Analiz
AKP, yakın zamanlara kadar suçları ortaya çıkınca gündemi değiştirme taktiğini başarıyla uyguluyordu. Sürekli gündem değiştirmesini iyi beceriyor, medyayı ve muhalefeti peşinden sürüklemeyi başarıyordu. Çünkü cemaatle ortaktı ve cemaat toplumsal algıyı yönetmekte oldukça başarılıydı. Ayrıca ağzı çok iyi laf yapan “soldan dönme liberaller” de onlara her türlü desteği veriyordu. Ancak ortaklık bozulduktan ve liberaller de “gemiyi terk ettikten” sonra, AKP bu konuda bocalamaya başladı. Artık hep savunmada kalıyor, onu da tutarsız ve gülünç argümanlarla yapıyor.

17-25 ARALIK yolsuzluk iddialarında AKP , “en iyi savunma saldırıdır” pozisyonundaydı. Yargıyla oynayarak paçalarını kurtardılar. 1 Kasım’daki yüzde 49’la muhalefet konuyu unuttu, AKP de rahatladı.

MİT TIRLARI konusunda “paralelci darbe” gürültüsüyle gerçekleri örtmeye çalıştılar ama gerilemeleri bugün hâlâ sürüyor. Can Dündar ve Erdem Gül’ün tutuklanmasıyla iyice zor durumda kaldılar. Başsavcı, sürmekte olan soruşturmayla ilgili görev sınırlarını aşan bir açıklama yaptı: “FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün nihai amacı, Türkiye Cumhuriyeti devletini, sahte ihbar ve dellilerle teröre yardım eden ülke konumuna sokarak Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde yargılanmasını sağlamak olarak tespit edilmiştir.”

 Sonunda Cumhurbaşkanı gerçekleri ağzından kaçırmaya başladı. Öğretmenlere yaptığı konuşmada “silah olsa ne olur, olmasa ne olur” noktasına geriledi. Balıkesir konuşmasında ise “ÖSO’ya gitti” itirafında bulundu.

10 EKİM ANKARA KATLİAMI: Olayla ilgili bir türlü net bir açıklama yapamadılar. PKK, YPG, Suriye İstihbaratı ve cemaatten oluşan bir “terör kokteyli”nden sözettiler. Mayıs sonundan 7 Kasım seçimine kadar Miting ve gösterilerde katledilenlerin failleri hakkında kamuoyu hâlâ birşey bilmiyor.

DÜŞÜRÜLEN RUS JETİ: Bütün açıklamalar birbiriyle çelişti. “Sınır İhlali" Türkiye’nin açıkladığı teknik ayrıntılarla, Rusya’nın açıklamaları taban tabana zıt oldu. İki zıt harita medyaya verildi. Cumhurbaşkanı’ndan, Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş’a kadar, “gerginliği tırmandırmak istemiyoruz” sözünden, “Rus uçağı olduğunu bilseydik düşürmezdik” sözüne kadar “dalga dalga” geri çekilindi. Şimdi AKP hükümeti, Putin ile Erdoğan’ın “Paris İklim Konferansında” biraraya geleceklerini söylüyor. Ama ekonomik yaptırımları artıran Rusya tarafı bu konuda suskun.

VE TAHİR ELÇİ: 28 Kasım sabahı Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi öldürüldü. Olayla ilgili olarak İçişleri Bakanı Efkan Ala’nın açıklaması evlere şenlikti: "Bir araç içerisinden güvenlik görevlilerimize silahlı saldırıda bulunulmuştur. Olay halinde güvenlik görevlilerimizle teröristler arasında çatışma çıkmıştır. Çatışma sırasında Diyarbakır Barosu Başkanı Sayın Tahir Elçi ölmüş, 1 polis memurumuz da şehit olmuştur.”

Tahir Elçi çatışmanın taraflarından biri miydi? Hayır! O sırada cami önünde basın açıklaması yapıyordu. Bakanın açıklamasının tercümesine göre 100 metre ilerideki bir çatışmadan sıçrayan bir kaza kurşunu gelmiş (otopsi raporuna göre) Tahir Elçi’nin ensesinden girmiş!

Şunu da not edelim: Sıraladığımız bütün bu olaylardan sonra Erdoğan kendi bildiğini okumaya devam ediyor.  Her olayda “fiili Başkan” olarak ilk açıklamayı kendisi yapıyor. Hükümete ve sözcülerine ise onun söyledikleriyle “senkronize” olmak kalıyor.

 

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)