• BIST 106.239
  • Altın 161,217
  • Dolar 3,8713
  • Euro 4,5671
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 2 °C
  • İzmir 13 °C
  • Adana 15 °C
  • Antalya 12 °C

AKP iktidarını sürdürmek için iki araca sıkıca sarılıyor

AKP iktidarını sürdürmek için iki araca sıkıca sarılıyor
ABC Günün Analizi

Bütün veriler AKP iktidarının hızlı bir çöküş sürecine girdiğini gösteriyor. Erdoğan-AKP iktidarı bütün cephelerde bozguna uğruyor. İslamcı-faşizan iktidar kendisini iktidara taşıyan ve 14 yıldır orada tutan iç ve dış dinamiklerde meydana gelen değişimi durduramıyor. Erdoğan yönetimi iktidar dayanaklarını önlenemez bir hızla yitiriyor.

ABC Gazetesi’nin ulaştığı özel bilgilere göre Rusya, Suriye sınırında bir savaş uçağının Türkiye tarafından düşürüldüğü tarihin yıl dönümünde sert bir misilleme yapmış görünüyor. 

Anımsanacağı gibi, Türkiye, İslamcı El Kaide terör örgütüne yönelik operasyon yapan Rusya uçağını Suriye sınırında tam bir yıl önce, 24 Kasım 2015 tarihinde düşürmüş, paraşütle atlayan pilotu da Türkiye'den giden (Türk vatandaşı olan) islamcı-faşist teröristler öldürmüştü.

Günümüze dönersek; bilindiği üzere bu sabah (24 Kasım 2016) Suriye’deki TSK birliklerine yönelik operasyon / saldırı sonucu 3 Türk askeri yaşamını yitirdi, biri ağır 10 asker de yaralandı. Akşam üzeri yapılan ikinci saldırıda ise yaralı asker sayısı 17'ye çıktı. Bu önemli bir gelişmedir. Çünkü Batı’nın desteğini kaybeden AKP iktidarı, Avrupa Birliği (AB) Parlamentosu’nun “müzakere sürecini durdurma” kararını aldığının açıklandığı gün, sığındığı Rusya tarafından da sert bir darbe yedi.

Öyle anlaşılıyor ki, Halep’i cihatçılardan büyük ölçüde temizleyen Suriye yönetimi ve güçlü müttefiki Rusya, Türkiye’nin kent merkezine yaklaşmasını istemiyor.

Taşra tüccarı kurnazlığıyla dış politika yürütmeye çalışan AKP, seri halde çuvallıyor. Ülke içinde aklı alınmış kalabalıklar üzerinde etkili olduğunu düşündüğü iki yüzlü ve ilkesiz siyaset yapma tarzını uluslararası ilişkilere de taşımaya kalkınca duvara tosluyor. 

Bir yandan, daha önce ipine sarıldığı, dahası ondan aldığı güçle ülkedeki cumhuriyetçi ve sol muhalefeti tasfiye ettiği AB’ye, şimdi kendisini desteklemiyor diye efeleniyor. Diğer taraftan Şanghay İşbirliği Örgütü’ne sırnaşıyor ve yaltaklanıyor. Böylece şantaj, hile ve takiye ile iş göreceğini sanıyor. Ama olmuyor.

AKP hızla tarihsel ömrünü dolduruyor. Ancak, muhalefetin dağınıklığı, net/devrimci bir programdan yoksunluğu ve kararsızlığı, AKP’nin siyasal ömrünü uzatıyor.

Oysa gezeğenin Doğusu ve Güney'inde tarihsel inisiyatif yeniden aydınlanmacılara geçmiş bulunuyor. Siyasal İslam sadece Türkiye’de değil, küresel ölçekte de büyük bir iflas ve yenilgi yaşıyor. Dahası, bu yenilginin en önemli nedenlerinden birini de AKP iktidarının başarısızlığı oluşturuyor. Çünkü Türkiye’nin “model ülke” olarak merkezinde yer aldığı “Ilımlı İslam” projesinin başarısızlığı, sadece bölge ölçeğinde değil, küresel boyutta da kimi sonuçlar yaratacak yeni gelişmelere işaret ediyor.

Batı, uzunca bir dönem desteklediği, sosyalist ve laik rejimlere, sol ve halkçı hareketlere karşı kullandığı siyasal islamcılığa verdiği desteği geri çekiyor. Daha da önemlisi, artık kendi hamisi ve yaratıcısını da tehdit eden Ortaçağ artığı Siyasal İslamcılığın -ılımlısına ve radikaline bakılmaksızın- küresel ölçekte tasfiye edilmesi yönünde bir karar verildiği de anlaşılıyor.

Bu gelişmeden AKP iktidarının payını almaması imkansız. Ilımlı İslamcılığın, radikal dinci hareketleri, dolayısıyla terörü besleyen bir bahçe olduğunun ortaya çıkması, AKP gibi parti ve iktidarların da sonunu hazırlıyor.

Ayrıca Türkiye’de muhafazakârlar, islamcılar ve sağlı sollu liberallerin oluşturduğu ‘yeni gerici blok’ üzerinden kurulan siyasal ve ideolojik hegemonya da çökmüş durumda. İslamcı iktidar solun, cumhuriyetçilerin, laik güçlerin eleştirileri karşısında sürekli olarak geriliyor. Kamuoyunda “tecavüz yasası” olarak bilinen tasarının yoğun eleştiri ve kadınların öncülüğünde yürütülen sert muhalefet sonucu AKP iktidarı tarafından geri çekilmesi, bunun en son ve somut örneğini oluşturuyor.

Özellikle İslamcı hareket ile liberallerin oluşturduğu ihanet blokunun dağılması, islamcı iktidarın cehaleti, ilkelliği, bilgisizliği ve çapsızlığının apaçık ortaya çıkmasına yol açıyor. Dahası, Cemaat ile AKP’nin yollarının ayrılması, çatışmanın adeta bir savaşa dönüşmesi (15 Temmuz Darbesi) bu siyasal-ideolojik hegemonyanın çökmesinin bir başka önemli nedenini oluşturuyor. İktidarın nitelikli insan kaynakları kuruyor.

Erdoğan-AKP iktidarı, artık toplumdan ideolojik ve siyasal rıza üretme yeteneğini de yitirmiş görünüyor. Başkanlık sistemi dahil, yapacağı her siyasal manevra ve hamle için, toplumdan onay almakta zorlanıyor.

Bu nedenle iktidarını sürdürmek için iki araca sıkıca sarılmaya başlıyor. Biri daha fazla dincilik, ikincisi de siyasal şiddet... Bu iki aracın öznelerini ise yobaz ulema sınıfı ile polis-adliye aygıtı oluşturuyor..

Evet gerçek bu!.. AKP'nin elinde sadece bu iki aygıt kalmış bulunuyor. Çünkü rant dağıtma, toplumu aklaksız teklif ve alış-verişlerle baştan çıkarma olanakları da daralıyor. Dolayısıyla bu iki aygıtı, yani ulema (taikat liderleri, Diyanet kadrosu, alim denilen din tacirleri, hocalar, şeyhlerden vb. oluşan din adamları sınıfı) ile polisi-adliyeyi kullanarak toplumsal muhalefeti sindirmeyi deniyor.

Ancak bu bir tükenme halidir. Ve bu nedenle hedefine ulaşması, toplumsal muhalefeti bu yolla bastırması imkansızdır. Çünkü, Erdoğan-AKP iktidarı, her şeyden önce toplum ve tarih önünde ülkeyi yönetme meşruiyetini yitirmektedir. 

Keskin Kalem

 

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Diğer Haberler
      123456
      Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel : +90 212 963 1051 (pbx)