• BIST 97.533
  • Altın 145,745
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 10 °C
  • İzmir 16 °C
  • Adana 16 °C
  • Antalya 19 °C

AKP iktidarının en kırılgan dönemi

Torun Ahmet TÜRKMEN

Türkiye’de sağduyu sahibi, ülke siyasetini okuma özelliği olan herkes ülkede çarpık da olsa uygulanan parlamenter sistemin artık ortadan kalktığını görüyor. Aynı durumun Dünya için de fazlasıyla geçerli olduğu söylenebilir.

Demokratik siyasetin önünün kapandığı ve farklı her sesin yok edilmeye çalışıldığı bir dönem söz konusu. Tek tip yaşam ve siyaset yapma şeklinin olduğu, temel kararların tek bir kişi tarafından alındığı, yandaşlar da dahil herkesin bu kararlara uymak zorunda olduğu bir rejime geçilmiş bulunuyor.

Şu an eksik olarak görünenler yerli yerine oturtulmaya, kurumlar oluşturulmaya çalışılıyor.  

Sistem çürüdü, kokuştu. Farklı çıkar ve anlayış ağı kuruldu. Kurulan yeni hükümet bu anlayış temelinde şekillendi. Saadet zinciri süreçte yer alan (eski- yeni) bütün yönetici kademeyi kapsayacak şekilde oluşturuldu. Çelişkiye düşenler ayıklandı, ayıklanıyor.

Bir bütün olarak parlamentoyu, hükümeti, yargıyı, medyayı kontrol ettiği gibi aynı zamanda siyasal partileri de dizayn etmeye çalışıyor. MHP’de ki gelişmeleri bu yanıyla düşünmek gerekir.

Gelinen bu nokta itibari ile bir durum değerlendirmesi yapmak, Erdoğan’ın süreçleri bu kadar zorlamasının altındaki nedenleri görmek gerekiyor.

Siyasal iktidar; yaratılmaya çalışılan algının aksine 14 yıllık tarihinin en kırılgan dönemini yaşıyor. AKP iktidarının hareket alanı daraldı. Ekonomi iyi gitmiyor. Üretim düştü. Yeni hükümetin bu günlerdeki “üretim” vurgusunun altında da bu var.

İktidarı ancak sert baskı yöntemi ile elde tutacaklarını biliyorlar.

Siyasi iktidar uluslararası arenada tam bir yalnızlık içinde. Avrupa Birliği tümden karşı duruşa geçmiş durumda. Erdoğan bunu bildiği için ülkede milliyetçi dalgayı yükseltip fayda sağlamaya çalışıyor. Amerika ile ilişkiler sadece uluslararası ve bölgesel gelişmelerle sınırlı düzeye inmiş bulunuyor. Bölgemizde tam bir dışlanma söz konusu. Suriye politikasında tam bir çıkmazda ve sahaya sokulmuyor.

Ortadoğu’nun seyrini etkileyebilecek bir başka önemli süreç gelişiyor. Müslüman Kardeşler örgütü, kendilerini destekleyen kitlelerin desteklerini çekmeye başlamaları nedeni ile laik bir anlayışa doğru yol almaya başladılar. Mısır ve Tunus’daki yapılar bu tutumlarını deklare etmiş bulunuyorlar.

Tüm bu ve buna benzer nedenlerle AKP iktidarı sıkışmış durumda. Medya kontrolleri, algı operasyonları ile durumu götürmeye çalışıyorlar.

Kontrollü ve kararlı bir karşı duruş bu süreci tersine çevirebilir. Akp rejimin çerçevesini çizdiği zeminde değil, kendi belirledikleri zeminde mücadele ederek bu başarılabilir.

Bunları yaparken her bireyin ya da grubun öznel duyguları ve kaygıları ile değil; diktatörlüğe karşı olan ve süreçte birlikte davranabilecek tüm çevrelerin ortak iradeleri dikkate alınmalıdır. Bu da yetmez;  zamanla, rejimle çelişkileri olabilecek iktidarı destekleyen her birey ve kesim dikkate alınmalı ve süreçler iyi izlenmelidir. Yani tüm bunlar için asgari müşterekler esas alınmalıdır. Hoşgörü temelinde demokratik ve özgürlükçü bir anlayışla hareket etmek sürecin sağlıklı yol almasının güvencesi olabilir.

Günler ağır geçiyor.  Ne yazık ki daha da ağır geçebileceğini öngörebiliriz.

Muhalefet partileri kendi konumlarını iyi tahkim etmek, sürece müdahil olabilecek yapıya kavuşmak durumundadır. Kimi muhalefet partilerinin sorumluluk almaktan uzak ve hatta parti olmanın gereği olan “kendi değerlerini savunma” görüntüsünden uzak bir görüntü çizmesi eleştirilmesi gereken bir gerçek olarak ortada. Bu durum tarih karşısındaki sorumluluklarıyla bağdaşmamakta,  toplumun özgürlükçü, demokratik parlamenter sistem özlemiyle örtüşmemektedir.

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Yazarın Diğer Yazıları
      Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel : +90 212 963 1051 (pbx)