• BIST 107.554
  • Altın 151,594
  • Dolar 3,6571
  • Euro 4,3004
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 18 °C
  • İzmir 25 °C
  • Adana 30 °C
  • Antalya 30 °C

AKP neden 'fena' bir hükümet?

Nahit DURU

Hergün şehit ve yaralı haberleri geliyor. Hem güvenlik güçlerimize mensup görevlilerimizi hem de sivil yurttaşlarımızı yitiriyoruz.

Ancak, şehitlerimiz, yitirilen yaşamlar iktidarın gündeminde değil.
Varsa yoksa, Musul'a yapılacak müdahale ve başkanlık sistemi... 

Türkiye, komşuları ile sorunları giderecekken, herkesle sorun yaratma çabası içinde.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, koalisyon güçlerinin Musul'da yapacağı operasyonda Türkiye'nin de olmasında ısrar ediyor.  Erdoğan Konya'daki konuşmasında, Türkiye'nin askerlerini çekmesini isteyen Irak Başbakan'ı İbadi'yi de eleştiri yağmuruna tutarak adeta meydan okuyor.

"...Burada bir tuzak var, tuzak başka. Oyun bizim üzerimizde oynanıyor. Kusura bakmasınlar biz bu oyuna ne Suriye'de ne de Irak'ta izin vermeyeceğiz. 'Biz PYD ve YPG'ye silah desteğini vermeye devam edeceğiz' diyorlar. Yazıklar olsun. Senin NATO'da ortağın PYD mi, YPG mi, Türkiye mi? Eğer Türkiye ise bizimle hareket  edeceksin. 

...Musul operasyonunda koalisyon güçleri içerisinde olmaya kararlıyız. Koalisyon güçleri Türkiye'yi istemiyorsa. B planımız devreye girer. O da olmazsa C planı devreye girer" 

İyi de bu b ve C planı nedir?

Bir de MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli durup dururken Başkanlık sistemine yeşil ışık yakan cümleler kurunca, şehitler, teröre kurban erdiğimiz insanlarımız unutuluverdi.

Adalet Bakanı ki, hukuk kurallarının uygulanması için çaba göstermesi gereken Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, her şeyi unutup başkanlık sistemiyle ilgili şunları söylüyor:

"Bahçeli’nin sözlerinden sonra Türk siyasetine bu konuyu ele almak ve gereğini yapmak düşüyor. Fiili başkanlık durumu yok mu? İstediğiniz kadar yok deyin, var.

Sayın Bahçeli'nin bu konudaki fikrini önemsiyorum..."

***

Adalet Bakanı, yasalara aykırı bir şekilde başkanlık sisteminin fiilen yürütüldüğünü söylüyor, önlem alma gereği duymuyor, bu konuyu halkın huzurunun, refahının, güvenliğinin üstünde tutuyor...

Şimdi de şu sözlere kulak verelim:
"Hükümetin varlığının sebebi, memleketin güvenliğini, milletin huzur ve rahatını temin etmektir. Bütün memlekette gerçek bir güvenlik egemen olmalıdır. Millet, büyük bir huzur ve güven içinde içi rahat bulunmalıdır. Memleketimizin herhangi bir köşesinde halkın güvenliğini, devletin bütünlük ve huzurunu bozmaya kalkışanlar, devletin bütün kuvvetlerini karşılarında bulmalıdırlar."

Bu sözleri kim söylemiş diye düşünmeyin, bu sözlerin sahibi Türkiye Devletini, Cumhuriyeti kuran Mustafa Kemal Atatürk'ten başkası değil.

1923'de yaptığı konuşmasında,  milletin güven ve huzur içinde bulunması gerektiğine vurgu yapan Atatürk,  bir hükümetin iyi olup olmadığını anlamanın yolunu da şöyle göstermiş:
"Bir hükümet iyi midir, fena mıdır? Hangi hükümetin iyi veya fena olduğunu Hükümetin varlığının sebebi, memleketin güvenliğini, milletin huzur ve rahatını temin etmektir. Bütün memlekette gerçek bir güvenlik egemen olmalıdır. Millet, büyük bir huzur ve güven içinde içi rahat bulunmalıdır. Memleketimizin herhangi bir köşesinde halkın güvenliğini, devletin bütünlük ve huzurunu bozmaya kalkışanlar, devletin bütün kuvvetlerini karşılarında bulmalıdırlar. anlamak için, 'Hükümetten amaç nedir?' bunu düşünmek gerekir. Hükümetin iki hedefi vardır.
Biri milletin korunması, ikincisi milletin refahını temin etmek. Bu iki şeyi temin eden hükümet iyi, edemeyen fenadır."


Günümüze gelelim. Ve şu soruları soralım:

1. Milletin güvenliği sağlanabilmiş midir?
2. Millet huzur içinde yaşamını sürdürebilmekte midir?
3. Halkın güvenliğini huzurunu bozmak isteyenler karşılarında devletin tüm güçlerini bulabilmiş midir?
4. Halk, teröre karşı korunabilmiş midir?
5. Millet refah içinde yaşamakta mıdır, yoksa sıkıntı içinde midir?

Atatürk'e göre; bunları sağlayamayan bir iktidar görevini yapamayan, "fena" bir hükümettir.

Bir de Mustafa Kemal Atatürk'ün tüm ülkelerin saygı duyduğu şimdilerde göz ardı edilen şu sözü:
"Yurt'ta Barış, Dünya'da Barış"

Bütün bunları, içte ve dışta barış ilkesini bir tarafa bırakıp, halkının refahını, güvenliğini,huzurunu sağlayamayan, başkanlık sistemi peşinde koşan, ülkeyi olağan üstü hal adı altında bir rejimle yönetmeye çalışan iktidara siz hala "iyi", "halk yararına çalışıyor"  diyebiliyor musunuz?
 

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Yazarın Diğer Yazıları
      Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel : +90 212 963 1051 (pbx)