• BIST 109.050
  • Altın 153,577
  • Dolar 3,8375
  • Euro 4,5051
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 4 °C
  • İzmir 10 °C
  • Adana 9 °C
  • Antalya 10 °C

AKP'den Çanakkale Ruhu'na ihanet: Atatürk'ü anan CHP'li Belediye Başkanı'nı ıslıklayıp sansürlediler

AKP'den Çanakkale Ruhu'na ihanet: Atatürk'ü anan CHP'li Belediye Başkanı'nı ıslıklayıp sansürlediler
Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, 18 Mart törenlerinde yaptığı konuşma boyunca AKP organizasyonu ile şehre taşınan kişiler tarafından ıslıklandı. TRT de Başkan Gökhan'ın konuşmasını sansürledi.

Çanakkale Zaferi'nin 101. yılı anmasında "Çanakkale ruhu" vurgusu bolca yapıldı, Ancak AKP'nin organizasyonu ile Çanakkale'ye götürülen partililer, törende konuşan CHP'li Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan'ı ıslıklayarak Çanakkale Ruhu'ndan bihaber olduklarını açıkça gösterdiler.

Her yıl düzenlenen 18 Mart törenlerinde yaptığı konuşmalarla olay yaratan Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan bu yıl düzenlenen törenlerde ıslıklandı. Konuşmasına başladığı esnada önce TRT’nin sansürüne maruz kalan Ülgür Gökhan’ı tribünleri dolduran kalabalıklar birden bire bağırmaya ve ıslıklamaya başladı.

Ülgür Gökhan’ın konuşması boyunca ıslık ve protesto sesleri devam etti.

TAŞIMALI AKP'LİLER

Öte yandan Ülgür Gökhan’ı protesto kitlelerin Çanakkale halkı olmadığı; AKP organizasyonuyla kente getirilen vatandaşlar tarafından yapıldığı öne sürüldü. Çanakkale’de stadyuma girme imkanı bulabilen Çanakkalelilerin iddialarına göre; törenleri takip etmek isteyen Çanakkale halkını stadyuma girişte büyük zorluklar çıkartıldığı ve törenlere alınmazken, Çanakkale dışından gelen kitleler için tribünlere girişlerinin kolaylaştırıldığı iddia edildi.

xkxdpd.jpg7678_10153702752484145_6678493084524965468_n.jpg

Bu kitlelerin kol ve boyunlarında renkli fularların olduğu bu fularlar sayesinde stadyuma kolaylıkla giriş yaptırıldığı iddia edildi.

TRT bu yıl da Çanakkale Belediye Başkanı’nı sansürledi

Osmanlı ordusunun Çanakkale Savaşı'ndaki deniz galibiyetinin yıl dönümü olan 18 Mart'ta törenleri televizyonları başında izlemek isteyen vatandaşlar, TRT ekranlarında konuşma sırası Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan’a geldiğinde TRT’nin uyguladığı sansüre şahit oldular.

TRT, geçtiğimiz yıl 18 Mart törenlerinde olduğu gibi bu yıl da Ülgür Gökhan’ın konuşmasını sansürleyerek reklamlara geçti. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ardından kürsüye gelen ve TRT’nin sansürüne takılan Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan’ın konuşması şöyle:

”Sayın Cumhurbaşkanım, sayın Başbakanım, sayın bakanlarım, sayın Valim, sayın milletvekillerim, sayın komutanlarım, ülkemizin dört bir tarafından gelen değerli konuklar, sevgili Çanakkaleliler, muhteşem bir kahramanlığın 101. yıl dönümündeyiz.

Yüz milletle yüz yüze ilk dövüştüğümüz yerdeyiz. Kefenleri vatan, tabutları cihan olanların diyarındayız. Şehitleri toprakta değil, göklerde bulunanların memleketine, özgürlüklerin ve barışın kenti Çanakkale’ye Çanakkaleliler adına hoş geldiniz diyor, saygılar sunuyorum.

Değerli konuklar, biz Çanakkaleliler, her sabah karşı yarımadaya bakarak uyanırız. Yeni bir güne, şehitlerimizin huzurunda başlarız. Biliriz ki, şehitlerimizle aynı semanın altındayız. Biliriz ki, şehitlerimizle aynı yıldızların altında uyuruz. Bu yakadan o yakaya baktığımızda iki yakamızı bir araya getirenleri görürüz. Ve dünle bugün arasında bir mukayese yaparız. Hatırlarız ki 101 yıl önce burada gençler ölüyordu. Ama görüyoruz ki 101 yıl sonra bugün de maalesef gençler ölüyor. 101 yıl önce, Çanakkale’nin topraklarında, neredeyse çocuk yaştakiler vuruluyordu. 101 yıl sonra Çanakkale denizlerinde, Suriyeli çocukların ölü bedenleri sahile vuruyor. 101 yıl önce Aynalı Çarşı’yı söylerken “Ana ben gidiyom” diyen evlatlar vardı. Şimdiyse giden evlatlarının tabutlarına sarılıp ağlayan analar var. Bir zamanlar çocuklar vardı, cepheden babasını gözleyen. Şimdi babalar var, tabutlara koyup çocuklarını gömen.

Sayın Cumhurbaşkanım; Bu küçük yarımadada 101 yıl önce “Büyük adamlar” vardı. Bir ruh vardı. Biz ona Çanakkale ruhu diyoruz. Bugün tek bir şeye ihtiyacımız vardır. O da Çanakkale ruhuna sahip olmaktır. O ruha sımsıkı tutunmaktır. Çünkü Çanakkale ruhu, karanlığa yakılmış bir meşale, kara bahtımıza tutulmuş bir ışıktır. Yolunu kaybedenlere yol haritası, yönünü kaybedenlere kutup yıldızıdır. Çocukken masallar uyuyana, büyükken uyanana kadarmış. Uyursa milletler; ya ölür, ya da köle olarak uyanırmış. Çanakkale ruhu, uyutan masallardan uyandıran bir destandır.

Kıymetli konuklar, Çanakkale ruhu kardeşliktir. Ve Çanakkale ruhunun öğrettiği kardeşliği özlüyoruz. Aksi takdirde ölüyoruz. Toprağın altında koyun koyuna yatanlar kadar toprağın üstünde de yanyana olalım. Siperde birlikte türkü söyleyenler gibi bizde kardeşlik türküleri söyleyelim. Ölüme giderken birlikte olanlar gibi, biz de yaşarken birlik olalım. Kimin nereden geldiğine, ne düşündüğüne, neye inandığına bakmadan birbirimize onlar gibi sarılalım.

Bir Türkiye hayali kuruyorum. Türkü Kürdü, Alevisi Sünnisi, Lazı, Çerkezi bir uçtan bir uca aynı halayda, aynı horonda, aynı semahta. Sağı solu, Ali’si Fırat’ı, Alevisi Sünnisi yok. Çünkü vatan için birlik ve dirlikten başka yol yok. Mehmet Akif’in de dediği gibi “Tefrika girmeden bir millete düşman giremez. Toplu çarptıkça yürekler onu top sindiremez.”

Değerli Misafirler, Çanakkale ruhu hoşgörüdür. Çanakkale; insanlığı öldürmeye gelenlere insanlık dersinin verildiği yerdir. Çanakkale kahramanları; alnı açık, gönlü açık, sofrası açık yiğitlerdir. Bu topraklarda bir zamanlar yaralı düşmanı kucağına alanlar vardı. Siperde dini bayramını kutlamak isteyen Anzac askerlerine ateş açmayanlar vardı. Üstüne bir de hediye yollayan komutanlar vardı. Ve düşmanın hastane gemisi geldiğinde, ateş etmeyi bırakanlar vardı. Hatta düşmanın annesine saygıyla seslenen Mustafa Kemal Atatürk vardı. Keşke öyle hoşgörülü ve saygılı olabilsek. Tıpkı 101 yıl önceki gibi centilmenliğin anıtlaştığı destanları yeniden yazabilsek. Çanakkale ruhundaki hoşgörüyü yaşatalım.

Bugün de siyasi düşüncesi ne olursa olsun, söylediğine katılmasak da söyleme hakkını savunabilelim. Kökeni ne olursa olsun, atalarımız gibi yaradılanı, yaradandan ötürü hoşgörelim. Tarafı ne olursa olsun, ne olursan ol gel diyelim. İşte Çanakkale ruhunun öğrettiği budur. Çanakkale Savaşı, Bülent Ecevit’in de dediği gibi “Saygı üreten bir savaş. Yaklaştıkça birbirine karşılıklı siperler / Gönüller de yakınlaştı. / Düştükçe vuruşanlar toprağa / Dostlar gibi kaynaştı.”

Saygıdeğer konuklar, Çanakkale ruhu bize neyi anlatır biliyor musunuz? Mücadeleyi anlatır. Evet. Çanakkale ruhu, mücadele ruhudur. Bizler de onlar gibi vatanımız için mücadeleci olalım. Onlar, malında cömert, teninde cömert, canında cömert insanlardı. Onlar gibi namusu koruyalım. Daha büyümeden asker edilen, tüfek kundağı başına yastık edilen yiğitler gibi özgürlük için direnelim. İstiklali için istikbalini yakan 15’liler gibi 265 kiloyu değil aslında insanlığın şerefini şaha kaldıran Koca Seyit gibi mücadele edelim.

Saygıdeğer misafirler, Çanakkale ruhu vatan sevgisi demektir. O sevgi; eşini çocuğunu bırakıp koşan babanın sevgisidir. Yavrusunu kınalayan ananın sevgisidir.O sevgi; İstanbul’da saçını kestirip satan ve parasını cepheye gönderenlerin sevgisidir. Vatan uğruna cephede ölen, bin melek kanadıyla göğe çekilenlerin sevgisidir. ‘İngiliz’e, Avusturalyalıya, Fransız’a mezarsan bize vatansın Çanakkale’ diyenlerin sevgisidir.

101 yıl sonra da bugün; kanların döküldüğü bu toprağa, ter dökmenin vaktidir. Vakit, çalışarak omuzlarımızda yükselteceğimiz bir vatanın vaktidir. Bu ülkeyi çocuklarımız ve torunlarımız için cennet yapmanın vaktidir. İçimizdeki Vatan sevgisini ona hizmetle gösterme vaktidir.

Mehmet Akif’in dediği gibi; “Sahipsiz olan vatanın batması haktır. Sen sahip olursan bu vatan batmayacaktır.”

Mukaddes davanın, mukaddes evlatları. Son olarak Çanakkale ruhu, umut ve inanç harmanıdır. Ve Çanakkale, güneşin batıdan da doğabileceğinin ispatıdır.

Düşünsenize; umut olmasaydı Mustafa Kemal “Ben size taarruzu değil ölmeyi emrediyorum” der miydi? Ve inancı olmasaydı, Mehmetçik ölüme gider miydi? Umut olmasa ne işi vardı Karanlık limanda Nusrat’ın? İnançla mücadele etmeseydi anılır mıydı adı 57. Alay’ın?

O halde biz de bugün 101 yılın mirası olan umudu ve inancı koruyalım. Umudun olduğu yerde yaşam devam eder unutmayalım. Bacaklarımızla değil Çanakkale kahramanları gibi inancımızla koşalım.

Çünkü Umut Çanakkale’deki gibi korkuyu yener. Çünkü Çanakkale’deki gibi yok etmeyi düşünenler bir gün yok olur gider. Çünkü hiçbir zulüm abad olmaz, elbet kış birgün biter. Ve her büyük iş, büyük bir inançtan çıkar. O halde Atatürk’ün dediği gibi “Zafer, zafer benimdir diyebilenindir.”

Aziz Kahramanların torunları, mübarek ataların evlatları, sözlerimi bitiriyor ve diyorum ki; biz bir neslin ekmeğini yiyenleriz. İstikbalin kan ile ödendiği yerdeyiz. “Dedemiz koynunda yattıkça bu toprak bizimdir” diyenleriz. 101 Yıl değil, 1001 yıl geçse de bu topraklarda Çanakkale ruhunu diri tutarız. Kardeşlik ve azimden asla vazgeçmeyiz.

Sayın Cumhurbaşkanım, Saygıdeğer Misafirler, 18 Mart Şehitler Günü ve Çanakkale Deniz Zaferinin 101. yılı anma konuşmama son verirken; barışın ve özgürlüklerin kenti Çanakkale’yi teşrifleriyle onurlandıran başta Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere bakanlarımıza, milletvekillerimize, komutanlarımıza ve tüm konuklarımıza Çanakkale halkı adına şükranlarımı sunuyorum.

Bizlere bağımsız, demokratik, laik bir ülke, özgürlükçü bir ruh miras bırakan başta Mustafa Kemal ve dava arkadaşları olmak üzere Cumhuriyetimizi korumak ve kollamak ülküsüyle, ülkemizin varlığı ve bütünlüğü için dün olduğu gibi bugün de hiç düşünmeden canını veren Türk Silahlı Kuvvetlerimizin ve Emniyet Teşkilatımızın tüm şehitlerini, terör olaylarında yitirdiğimiz tüm sivil vatandaşlarımızı rahmet, gazilerimizi minnetle anıyor, aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyorum.

Bu duygularla; bir hilal uğruna batan güneşleri, vatan için toprağa düşenleri ve dönmeyi düşünmeyenleri minnetle ve şükranla anıyorum. Arıburnu’nda düşene, Conkbayırı’nda dövüşene bin selam olsun. Selam olsun şanlı Çanakkale gazilerine, selam olsun şehadete yürüyenlere, selam olsun Mustafa Kemal’e.” 

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      İlgili Haberler
      Diğer Haberler
      123456
      Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel : +90 212 963 1051 (pbx)