• BIST 102.258
  • Altın 190,240
  • Dolar 4,5876
  • Euro 5,3980
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 22 °C
  • İzmir 30 °C
  • Adana 32 °C
  • Antalya 29 °C

AKPM kararının neresi yanlış?

Necdet SARAÇ

Türkiye’nin de üyesi olduğu Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) “Türkiye demokratikleşme yönünde umut vermiyor” dedi ve 13 yıl sonra yeniden 'siyasi denetim-gözetim' kararı aldı. Bu kararla AKPM, “Türkiye demokratikleşme sürecinde 2004’ün de gerisine düştü” dedi. “Siz de demokrasi yok” dedi. “Siz demokrasi liginde olmazsınız” dedi. Oylamada AKP milletvekilleri “Bu karar yanlıştır, Türkiye demokratik bir ülkedir” dedi ve 'Hayır' oyu kullandı. CHP adına oylamaya katılan Deniz Baykal, İlhan Kesici, Gülsün Bilgehan ve Haluk Koç da yanlış bir şekilde AKP ile birlikte 'hayır' oyu verdi. Şimdi AKP “Bu karar siyasidir, Türkiye düşmanlığı” diye itiraz ediyor. Bu kararın neresi yanlış, neresi Türkiye düşmanlığı?

Karar tümüyle AKP uygulamalarıyla ilgili. CHP’nin bu karara AKP ile birlikte 'karşı oy kullanması' son derece yanlış bir tavır!

Daha 16 Nisan’da yaşadıklarımız ortada değil mi? YSK’nın tavrı da Danıştay’ın tavrı da ortada…

Türkiye’nin de üyesi olduğu ve “bu referandum oylamasında usulsüzlükler var” diyen AGİT’e karşı AKP’nin tavrı belli değil mi?

“Atı alan Üsküdar’ı geçti” ya da “Sür eşeği Niğde’ye” diyen bir yaklaşımından demokrasi çıkar mı?

OHAL uygulamaları, KHK’lar başka ülkede mi yapılıyor?

OHAL koşullarında demokratik bir referandum olur mu?

100 bine yakın gözaltı, 40 binin üzerinde tutuklama Türkiye’de yapılmadı mı?

Yargılamaların tümü siyasi iktidara uygun şekillenmiyor mu?

Meslekten ihraç edilen öğretmenlerin binlercesi Eğitim Sen üyesi değil mi?

Sınır Tanımayan Gazeteciler'in açıkladığı 2017 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi'nde Türkiye’nin 155. Olması da mı siyasi? Kapatılan gazeteler, televizyonlar Türkiye’de değil mi? Tutuklu 159 gazeteci Türkiyeli değil mi?

Alman gazetecinin tutuklandığı, İtalyan gazetecinin “terörist” diye gözaltına alındığı ülke Türkiye değil mi?

112 üniversiteden ihraç edilen 4 bin 811 akademisyen içinde yüzlerse solcu, demokrat, devrimci öğretim üyesi yok mu? Bu akademisyenler yargısız, hukuksuz yalnızca OHAL’e dayanılarak ihraç edilmediler mi?

Ya tutuklu HDP eş başkanlarına, tutuklu 12 milletvekiline ne diyeceğiz?

Halkın oyuyla seçilmiş HDP’nin 10 belediyesinden 82’sine kayyum atanması bu ülkede OHAL yasalarına dayanılarak yapılmadı mı?

Soruları ve sorunları çoğaltmak mümkün ama demokrasi açısından, hukuk açısından sonuç açık: Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nin kararı yanlış falan filan değil, bal gibi doğru!

Bu karar Türkiye düşmanlığı falan da değil! Aynı AKPM, AKP kapatılmaya kalkıldığında da “parti kapatmak demokrasiyle bağdaşmaz” diyerek aynı tavrı almak için harekete geçmemiş miydi?

Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi kararı doğru. Yanlış olan CHP’nin “ne derler” diye bir kez daha kendisinden korkarak AKP ile aynı oyu kullanması, AKP ile aynı safta durması!

CHP bu tavrıyla AİHM, AKPM, AGİT gibi Türkiye’nin de üyesi olduğu kurumların demokratikleşme yönündeki kararlarını, dayanışma çabalarını da açığa düşürüyor, inandırıcılığını yitiriyor…

Düşünsenize, CHP, AKPM’deki tavrından sonra 16 Nisan’da yapılan manipülasyonları, sandık hilelerini AİHM’ne taşıdığında ve “Bu AKP OHAL koşullarında referandum yaparak, bütün kamu olanaklarını evet lehine kullanarak, mühürsüz oy kullandırarak hile yaptı” dediğinde ne kadar inandırıcı olabilir?

“Ne derler, ne düşünürler” diye diye buralara geldik. Bu bakış açısı değişmeden, kendimiz olmadan inandırıcı da olmayız, sürükleyici de!

Herkes kendisi olmalı, başta da CHP!

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Yazarın Diğer Yazıları
      1234567
      Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel : +90 212 963 1051 (pbx)