• BIST 102.234
  • Altın 146,353
  • Dolar 3,5209
  • Euro 4,1790
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 25 °C
  • İzmir 28 °C
  • Adana 33 °C
  • Antalya 29 °C

AKP’nin yeniden iktidar olması Suriye sürecini nasıl etkileyecektir?

ABC Ortadoğu muhabiri Ömer Ödemiş, AKP'nin tek başına iktidara gelmesinin Suriye'deki süreci nasıl etkileyeceğini yazdı.

ÖMER ÖDEMİŞ / ABC Gazetesi
1 Kasım seçimleri sonrasında Suriye de ki cihatçıların bir kısmının AKP’yi seçim başarısından dolayı kutlayan mesajları yayınlandı. Küresel cihatçılar Suriye de kalabilmelerinin ve ellerinde bulunan bölgeleri tutabilmelerinin AKP iktidarına bağlı olduğunu çok iyi biliyorlar. 

5 yıllık Suriye saldırısında AKP iktidarının lojistik, askeri ve coğrafi yolların açılmasında ki desteği artık tüm dünya kamuoyu tarafından bilinmektedir.  Dünyanın çok değişik ülkelerinden Türkiye gelen küresel katillerin, sorunsuz olarak Türkiye sınırlarından Suriye’ye girişleri ve silah edinmeleri sağlanmış, zaman zaman da fiili askeri destek verilmekten kaçınılmamıştır. AKP iktidarının küresel cihatçılara desteği değişik belgelerle oraya çıkartılmış, mahkemelere konu olmuştur. Kimi zaman ise gerek Erdoğan gerekse de Davutoğlu tarafından bu güçlerin desteklendiği ve destekleneceği değişik zamanlarda ifade edilmiştir.

AKP’nin 7 Haziran seçimlerinde tek başına iktidar olma fırsatı bulamaması cihatçı guruplar tarafından kaygı ile karşılanmış, Türkiye’nin Suriye politikasının değişebileceği telaşı ile kimi tedbirler almaya yönelmişlerdi. Türkiye sınırı Suriye’de saldırılarını sürdüren cihatçı katiller için yaşamsal öneme sahip. Her türlü lojistiğin geçişinin sağlandığı, diğer ülkelerden taşıdıkları cihatçılarının yasal sıkıntı yaşamadan Suriye’ye girmelerinin sağlandığı, özelliklede Türkiyeli cihatçılar ile iletişimlerinin sürekli canlı tutabildikleri Türkiye sınırın kapanması bu güçlerin tükenmesine doğru giden yolu hızlandıracaktı.

1 Kasım seçimleri sonrası yeniden tek başına iktidar olanağı elde eden AKP’nin Suriye politikasını eskisi gibi devam ettirmesi bekleniyor. Mezhepsel bir hırsla Suriye devletini yıkmayı hedefleyen ve bu amaçla her türden hukuku çiğnemekten kaçınmayan AKP iktidarının Suriye politikasından vazgeçmesi kısa sürede olanaklı görünmüyor. 5 yıllık süreçte cihatçı güçlerle geliştirdiği yasadışı işbirliği, kısa sürede bir tarafa bırakılacak boyuttan çok öte bir noktadadır. On binlerce insanın katledilmesi ile sonuçlanan bu işbirliğinden, suç ortaklığından sıyrılmak çokta kolay olmayacaktır. AKP bu gün ben şimdiye kadar sürdüre geldiğim Suriye politikasından vazgeçiyorum dese, on binlerce katili karşısına alacak ve beklide sonuçlarına asla katlanamayacaktır. Kaldı ki Suriye de somut bir kazanım elde etmeden bu saldırı politikasından vazgeçmeye de çok niyetli görünmemektedir.

Asıl merak edilen konu AKP’nin sürdüre geldiği Suriye politikasından vazgeçmemesinin Suriye de yaşanan direnme süreci nasıl etkileyeceğidir.

AKP’nin bu güne kadar Suriye politikasından bir adım geri atmadan ısrarlıca devam etmesine rağmen Suriye halkı direnişiyle saldırıları durdurmayı başarmış, sonrasında ise iki aydan bu yana cihatçı güçlere ciddi zayiatlar verdirerek pek çok bölgeyi ellerinden almayı başarmıştır. Son olarak Hama Halep yolunu cihatçı katillerden tamamen temizleyerek bölgeye ulaşımı açmış ve Hama kentinin kuzeyinde operasyonlarını sürdürerek pek çok köy ve kasabayı bu katillerden temizlemiştir. Özellikle Rus askeri gücünün Suriye sahasına fiili olarak girmesiyle askeri denge bir anda niteliksel olarak değişmiş ve cihatçı güçler ciddi kayıplar vermeye başlamışlardır.

Suriye de yaşanan süreç tek başına AKP’nin belirleyemeyeceği uluslararası güçlerinde müdahil olduğu bir noktadadır. AKP tek başına Suriye politikasına ilişkin karar verme noktasında değildir. Israrı vardır ancak ısrarında devam edebilmesi için destek bulmak, onay almak zorundadır. Rusya’nın ve ABD’nin karşılıkla pazarlık konularından olan Suriye sürecini, AKP’nin tek başına tavrı belirleyemez. AKP Suriye sürecinde artık asli unsur değildir. Sadece ülke topraklarını kullandıran, lojistik geçişleri organize eden ara unsur konumundadır. Gırtlağına kadar battığı cihatçı katillerle ilişkilerden kendini kolaylıkla sıyamayacaktır. ABD’nin ve bölge gerici yönetimlerinin taşeronluğuna devam edecektir. Cihatçı katillerin ülkemizde üstlenmelerine göz yummaya yer yer bu güçleri kendi çıkarları için kullanmaya devam edecektir.

Görünen odur ki bölgemizde ve ülkemizde kan akmaya devam edecek, barış halkların direnmeleriyle ancak olanaklı olacaktır. Özellikle Suriye halkının zaferi bölgede barışın sağlanmasında önemli bir etmen olacak ve bölge demokrasi güçleri gericilik karşısında önemli bir mevzi kazanmış olacaklardır. Bu nedenledir ki Suriye halkı yalnızca kendi kurtuluşu için değil bölge halklarının demokratik zaferi içinde mücadele etmektedir.

Etiketler: ,
      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)