• BIST 103.200
  • Altın 197,070
  • Dolar 4,7083
  • Euro 5,4926
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 17 °C
  • İzmir 24 °C
  • Adana 22 °C
  • Antalya 21 °C

Akşener'le görüştüm: O noktada CHP'yi şartsız destekleyeceğiz

Nahit DURU

İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener’le yıllar sonra sohbet etme olanağı buldum.

Türk Tanıtma Vakfı (TÜTAV) Başkanı  Kemal Baytaş, İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Genel Sekreteri Aytun Çıray, Genel Başkan Yardımcıları Ümit Özdağ, Ayfer Yılmaz, Koray Aydın ve Durmuş Yılmaz ile az sayıda gazeteciyi evinde ağırladı.

Herkesin içten davrandığı davetin sonunda TÜTAV Başkanı Kemal Baytaş, İyi Parti Genel Başkanı Akşener’e kaftan plaketi sunarken, Akşener plaketi masasına koyacağını,  ifade  etti:.

Hem ikili sohbetimizde, hem de sorulara verdiği cevaplarda Meral Akşener’in İyi Parti Liderliğine gelişinin, getirilişinin tesadüf olmadığını görmemek için kör olmak lazım.

Öncelikle hem kendisi, hem de ekibi iktidara geleceklerine inanmışlar.

İyi Parti Genel Başkanı, konuşmalarımızda İsmet İnönü’nün belki de hiç bilinmeyen bir davranışını anlaattı. Akşener, İnönü’nün Cumhurbaşkanlığı döneminde, DP ve CHP Grup Başkanvekillerine dış politika konusunda brifing verdiğini, onların görüşlerini alarak milli politikayı oluşturduğunu belirtti.

Akşener, Cumhurbaşkanlığı seçiminin önemini da anlatarak, 2’nci tura CHP’nin adayının kalması durumunda şartsız destekleyeceklerini belirtti ve, şöyle konuştu:

“Cumhurbaşkanlığı seçiminde biz aday çıkaracağız, ben adayım. SP dahil herkes adayını çıkarmalı. CHP de çıkarmalı. HDP de çıkaracak gibi görünüyor.  

Tayyip Bey çerçeveleme işinde mahir. Bizi çerçevelemek istiyor. Düşmanını da kendi belirlemek istiyor. Onda da mahir. Amacı Kılıçdaroğlu’nu adaylığa zorlamak istiyor.

Referandumda gördü ki cephe çok parça parça çok olunca insicamı bozuluyor. Onun için tek cepheli yapıp rakibini de kendisi belirlemek istiyor.

İyi Parti olarak, AKP’deki ödünç oyu alacağız: Biz bütün partilerdeki ödünç oylara talibiz. En çok ödünç oy AKP’de var. AKP 2002’de yüzde 35 aldı, gerisi sonradan geldi. Şimdi 15 puanlık askıda oy var, biz bu askıda duran 15 puana talibiz. Onu oradan alacağız. Ülkeyi babasının evi gibi yönetiyor: Beyefendi babasının evi gibi ülke yönetiyor. Kendine göre seviyor, kendine göre dövüyor. Söyleyeceklerim bir siyasi parti lideri sözü gibi değil ama gerçeği de söylemeliyiz. Eğer ikinci tura CHP kalırsa şartsız şurtsuz destekleriz. Eğer ikinci tura Beyefendi ile ben kalırsam şansımız yüzde 50- yüzde 50 olur. Biz isme dayalı ittifak yerine ilkeler platformunu önemsiyoruz. İlkeler platformunun anayasasını hazırlayıp bunun etrafında ilkeler ittifakını kurmak da bunun bir parçası.”

Akşener Afrin harekatıyla ilgili de AKP’ye eleştiriler yöneltirken şöyle kunuştu:

“ Türkiye’nin en büyük sorunu konuşamamak, tartışamamak. Dış politikada kimse konuşturulmadı. Türkiye dış politikayı konuşabilseydi, Suriye’yi, Irak’ı zamanında konuşabilseydi, müzakere edebilseydi, bu noktalara gelinmezdi. Şimdi Afrin harekâtı bir zorunluluk. Ama AKP Genel Başkanı çıkmış ‘savaş’ diyor. Savaşla müdahale arasındaki farkı bilmiyor. Amaç PYD/PKK’den sınır hattını müdahale ederek temizlemek, savaşarak değil. Şimdi Menbiç olayı da ortada kaldı. Ben soruyorum. Amerika ile dost muyuz, düşman mıyız? Bunun cevabını veremez. Anlaşılıyor ki dost olmuşuz. Bütün bunlar ciddiyetsiz ve Türkiye’nin itibarını iki paralık eden şeyler.”

Akşener, İsmet İnönü’nün çok partili döneme geçildikten sonra, her Çarşamba DP ve CHP Grup Başkanvekillerine dış politika konusunda brifing verdiğini, onların da görüşlerini  alarak, milli politikayı sürdürdüğünü anlattı.

AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “idoiünün” Erbakan değil İsmet İnönü olduğuna vurgu yapan Akşener, şunları aktardı:

“Afrin’den artı değer istiyor: Bizim Afrin harekâtıyla ilgili kendimize artı değer olacak tek bir cümlemiz yok. Ama birileri utanmadan Afrin’den artı değer sağlayacak şeyler peşindeler. İdolü İnönü: Bu OHAL koşullarında ve hazırladıkları ittifak yasalarıyla Türkiye’yi 1946’dan da geri götürdüler. 46 seçimlerindeki vasata geri döndük. Demek ki şeytanlaştırmaya çalıştığı İnönü’yü ince ince kıskanıyormuş. Üstelik kıskandığı İnönü, kimseye ‘sen alçaksın, hainsin, teröristsin’ demedi. Ama ben anlıyorum ki idolü Erbakan değil, sürekli bağırıp çağırdığı İnönü imiş. Ben meydanlarda millete soruyorum, ‘ne haldesiniz‘ diye. Cevap geliyor. ‘OHAL’deyiz’ İşte Türkiye’yi bilerek vasatlaştırıyorlar.

İnönü 1947 Kurultay’ında partili cumhurbaşkanlığından geri adım atmış ve CHP’nin Genel Başkanvekili tarafından yönetilmesi hükmünü getirrek, trafsız Cumhurbaşkanlığını benimsemiş ve uygulamıştır. Bunu Demokrat Parti İle CHP arasındaki uyuşmazlığı DP lehine çözerek kanıtlamıştır.”

Çocuk tacizlerini “tecavüz” olarak niteleyen Akşener, idamın çözüm olmadığını, kalıcı bir caydırıcılık bulunmasını, bunun da hukukçuların işi olarak gördüğünü aktardı.

“Atatürk’ün annesine küfür ettiler: Atatürk’e, annesine en ağır küfürleri eden kimdi? Kadir Mısıroğlu” diyen İyi Parti Genel Başkanı şunları söyledi:

“Bu olay, önce Atatürk üzerinden başladı, annesine geldi. Bu küfürleri eden kimseye ses çıkarılmadı. Yol oldu. Ona küfür edilince sokağa çıkıp en sert tepkiyi koyan yok. Zübeyde Hanım meselesi AKP’nin de içini rahatsız ediyor. Zübeyde Hanım’da fırsat kaçırıldı. Alman papazın dediği gibi ‘kimsenin çığlığını duyan kalmayacak.’ Şimdi bir de zina tartışması başlatılmak isteniyor. Aslında kadın değersizleştiriliyor”

TÜTAV Başkanı Baytaş’ın davetinde, İyi Parti Genel Sekreteri Aytun Çıray, Genel Başkan Yardımcıları Ümit Özağ, Ayfer Yılmaz, Koray Aydın, Durmuş Yılmaz’la da sohbet olanağı buldum. Hepsinin geleceğe umutla baktığına ve iktidarı yakalayacaklarına olan inançlarını en üst düzeydeydi.

 

 

 

 

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    1234567
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)