• BIST 107.202
  • Altın 145,263
  • Dolar 3,5161
  • Euro 4,1312
  • İstanbul 30 °C
  • Ankara 31 °C
  • İzmir 32 °C
  • Adana 34 °C
  • Antalya 31 °C

Ala eteğindeki taşları döktü

Ala eteğindeki taşları döktü
15 Temmuz darbe girişimini araştırmak amacıyla kurulan Meclis Araştırma Komisyonu, bugün 1. Ordu Komutanı olan Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Ümit Dündar'ın ardından ikinci olarak eski İçişleri Bakanı Efkan Ala'yı dinledi.

Darbe girişimini araştırmak için kurulan Meclis Araştırma Komisyonu'na bilgi veren eski İçişleri Bakanı Ala, "Gülen cemaatinin Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın İsrail Cumhurbaşkanı Peres'e karşı Davos'taki one minute çıkışından sonra suç örgütüne dönüştüğünü" öne sürerek, "One minute'dan 1-2 ay sonra bilgi belge toplamaya, dinlemeye başladılar" dedi.

Bakanlığı döneminde 'cemaat örgütlenmesine' yönelik çalışmaları hakkında bilgi veren Ala, "Gülen cemaatinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres’e karşı Davos’taki one minute çıkışından sonra suç örgütüne dönüştüğünü" söyledi. Ala, "One minute'dan 1-2 ay sonra da bilgi belge toplamaya, dinlemeye başladılar. Bu dinlemeleri diğer partilere de yaymışlar. Farklı birimleri dinlemişler. Yılda 250 bine yakın dinleme yapmışlar” dedi. MİT saldırısı, 17-25 Aralık, ardından da açık bir darbe teşebbüsüyle milletin karşı karşıya kaldığını anlatan Ala, 17-25 Aralık'tan sonra örgütün emniyetin operasyonel birimlerinde, istihbaratta, emniyet müdürleri seviyesinde yüzde 90'ın üzerinde bir oranda olduğunu, 2-3 ay içinde  emniyet müdürlerinin tamamını değiştirdiklerini, diğer birimlerdekilerin de belli süre içinde yüzde 99'lara varan oranda değiştirildiğini kaydetti.

'SİLAHLA KARŞI KOYULACAĞI TALİMATINI VERDİM'

Ala, 15 Temmuz gecesine ilişkin şunları anlattı: "Ben Erzurum'daydım, Sağlık Bakanımızın kardeşi vefat etmişti. Akşam sularında başsağlığı dileklerinde bulunduk ve oradan 21.20'de tarifeli uçakla Ankara'ya hareket ettik. Biz Ankara'ya indik saat 23.00 sularında. İner inmez uçakta telefonlar açıldı ve koruma müdürü 'darbe oluyormuş' dedi. Bu sırada MİT Müsteşarı Hakan Fidan aradı. Nerede olduğumu sordu ve durumu söyledi. Uçaktan indikten sonra havalimanında bakan yardımcımızla, danışmanlarla, diğer arkadaşlarla değerlendirme yaptık. Emniyet Genel Müdürü'nü ve jandarmayı aradım, kesinlikle Türkiye sathında silahla karşı koyulacağı talimatını verdim. Kesinlikle Türkiye'yi bunların eline bırakma gibi bir ihtimal yoktur. Sayın Cumhurbaşkanı'nı, Başbakan'ı aradım, görüşmelere başladık. Belediye başkanları, valilerle görüştüm. Bakanlarla görüşmelerim oldu. Ulaştırma Bakanımız'la özel harekat polislerinin Ankara'ya sevkiyatıyla ilgili görüşmelerimiz oldu. Havalimanından meseleye vaziyet ediyoruz. Belli bir zaman geçti, Emniyet Genel Müdürümüz özel harekat polislerini bombaladıklarını ve başka yerlere bomba attıklarını söyledi, vatandaşın da desteğine ihtiyaç duyduğumuzu bildirdi. Ben de NTV'yi aradım. Bu arada Sayın Cumhurbaşkanımız konuşuyor. Sonra ben devreye girdim. Sayın Cumhurbaşkanımız'la aynı çağrıyı yaptık. Özel Kuvvetler Komutanı arayarak, harekete geçeceğini ve yetki istediğini söyledi. 'Hükümet adına söylüyorum, Cumhurbaşkanı adına da söylüyorum, bütün bunlara karşı koyma konusunda her türlü yetkiye sahipsin' dedim. Bursa'daki alay komutanı gözaltı alındı, onun cebinden illerde görevlendirdikleri sıkıyönetim komutanlarının isimleri çıktı. Bunları bize gönderdiler. Ben de aynı anda jandarma kısmında olanları görevden aldım. Sabaha karşı Sahil Güvenlik Komutanını da görevden aldık. Havalimanında iken TBMM ve Külliye'nin de bombalandığı söylenince, acaba bir şey, bir yöntem bulabilir miyiz diye MİT Müsteşarı aradı. Değerlendirmeler sonucunda, bu uçakları en azından tedirgin edecek silahları sevk ettik hem Meclis'e hem Külliye'ye hem Başbakanlığa. TÜRKSAT'a da ikinci bir hamleyi önlemek için henüz fabrikada olan Ejder zırhlısını oraya gönderdik. Helikopter geldiğinde ateş etti aşağıdan ve helikopter bir daha gelmedi. Jandarma Genel Komutanlığı Karargahı ele geçirilmişti. Ele geçiren, zamanında tayin ettiğimiz ama ilgili amir ona tebliğ etmediği için görevine devam eden kişi. Bir yıl boyunca öyle görev yapmış. O kişi orayı organize ediyor. Terörle Mücadele Daire Başkanımızı eli kolu bağlıyken, vuran teröristler bunlar." Ala, uçakla Ankara'ya gelirken, içinde bulunduğu uçağı indirmek için F-16 kaldırıldığını, ancak muvaffak olamadan indiklerini kaydetti.

'BU SORUYU AYIPLIYORUM, ÖKSÜZ İÇİN İKİ AYRI BİRİM KURDUM'

Ala, CHP İzmir Milletvekili Aytun Çıray'ın "Adil Öksüz'ü tanıyor musunuz?" sorusuna, "Bu soruyu ayıplıyorum. Hayır. Emniyet ve jandarma bana bağlı, onu tutuklayan biziz. Onu bırakan hakimler hakkında soruşturma açıldı. Adil Öksüz ile ne görüştüm ne bilirim ne de tanırım. Kesinlikle böyle bir şey olamaz" karşılığını verdi. Ala, "Adil Öksüz'ü emniyet yakaladı ve yargı bıraktı. Sonuçlarını hepimiz göreceğiz. Ben bu şahsın yakalanması için iki ayrı birim kurdum sadece bunu yakalasınlar diye. Bunlardan biri jandarma, biri emniyette. Umarım neticelenir" dedi.

NEDEN İSTİFA ETTİ?

Neden istifa ettiği sorusu üzerine ise Ala, "Bu bir değişimdir, dönüşümdür. Bugün buradayız, yarın başka bir görevde oluruz. AK Parti bir davadır. Bu davada insanlar bir şey olmak için değil, bir şey yapmak için çalışır. Belki de ben şu an çok daha önemli bir şey yapıyorumdur." diye konuştu.

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    İlgili Haberler
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)