• BIST 89.809
  • Altın 145,306
  • Dolar 3,6167
  • Euro 3,9083
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 5 °C
  • İzmir 11 °C
  • Adana 11 °C
  • Antalya 12 °C

Alkışı da duydum, ihaneti de gördüm

Doğan YURDAKUL

Yetmez ama “Erdoğan”cılar dökülmeye başladılar. Son iki “itirafçı” Oya Baydar ve Tarhan Erdem oldu. Gerisinin gelmesi de beklenebilir.

Aslında bu, çok yeni bir gelişme değil. “Askeri vesayete son veriyoruz! Yaşasın yeni demokrasi” naralarıyla başlayan, “yetmez ama evet” referandumuyla ve Ergenekon-BalyozOdatv gibi komplolarla devam eden o “yükseliş” AKP-Cemaat ittifakının çökmesiyle inişe geçti.

Çok güvendikleri Erdoğan AKP’si, artık ihtiyacının kalmadığını hissettiği anda bu güruhu kirli bir kağıt mendil gibi kaldırıp attı. İhtiyacı kalmamıştı, çünkü bunların sayesinde ve ABD’nin desteğiyle ordunun bütün savaşma gücünü kırmış, HSYK’ya egemen olmuş ve yargının tümünü ele geçirmişti.

Bugün ülkenin içinde bulunduğu yürekler acısı durum, Türkiye’ye büyük ölçüde bu sözüm ona “liberallerin” hediyesidir. Bunların hediyesidir, çünkü bunlar bir yandan AKP’yi desteklerken, bir yandan da bazı hoşa giden “demokratik" söylemlerle solun içine bir mikrop gibi yayıldılar ve biraz direnme gücü kalmış olan o kitlenin de AKP lehine iğdiş edilmesine yol açtılar.

Gemiden atılınca, önce “işlerini kaybeden” Altan biraderler “Erdoğan düşmanı” kesildi, sonra da başkaları onları izledi. Şimdi, aynen ustaları Erdoğan gibi herkese “çok safmışız, kandırıldık” masalı anlatıyorlar.

TARİH BOYUNCA HACIYATMAZ

Azıcık tarih okumuş olanlar, “sol görünümlü” bu tiplerin, her zaman ilerici hareketin sırtına bir kene gibi yapıştığını da bilirler. Jön Türkler, Meşrutiyetçiler, Kurtuluş Savaşçıları, Cumhuriyetçiler bu keneden hiç kurtulamadılar.

İlerleyen yıllarda TKP’nin sırtına yapıştılar. 27 Mayıs’ta reform yapmak isteyenlere. Adalet Partisi geldi, onun yanındaydılar.

Bizler, siyasete aklımız ermeye başladığında, 68 hareketinde onları devrimcilerin sırtına yapıştıklarında tanıdık. 12 Mart askeri darbesi geldi, solu ezdi, bunlar cuntacı oldu. Sonra sol hareket yükselişe geçti, bunlar yeniden solun sırtına yapıştı. 12 Eylül geldi, solun üstünden silindir gibi geçti, bunlar yeniden cuntacı oldu. Özal ile Özal’cı oldular, Çiller ile Çiller’ci, Erbakan ile Erbakan’cı. Erdoğan ile birlikte “altın yıllarını” yaşadılar. Gezi sırasında biraz tereddüt geçirdiler, hareket bastırılınca hemen yine AKP’ye döndüler.

Bu dönüşlerinin hiçbirinde ne yüzleri kızardı, ne utandılar, ne sıkıldılar.

İNANAN KALDI MI?

Şimdi “kandırıldık, meğer siyasal İslam güvenilmezmiş” falan filan diye kem küm etmeye başlıyorlar. Önemli olan şu: sol içindeki bazı iyi niyetli insanlar bunlara inanmayı sürdürecekler mi, sürdürmeyecekler mi? İnanıyorlarsa onlara şu kadarını söyleyeyim, bu günah çıkarmalarının tek bir nedeni var: bunlar ya Kürt hareketinin sırtına yapışmaya hazırlanıyorlar, ya da yükseleceğini tahmin ettikleri başka bir hareketin sırtına. Demedi demeyin, bu hareket, Meral Akşener hareketi bile olabilir!

Bu mikrobun geçmişini merak edenlere iki kitap tavsiye ederek yazıyı bitireyim:

Merdan Yanardağ “Liberal İhanet” Kırmızı Kedi Yayınevi

Hasan Yalçın “Dönekler”  Kaynak Yayınları 

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Yazarın Diğer Yazıları
      Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.