• BIST 107.202
  • Altın 145,263
  • Dolar 3,5161
  • Euro 4,1312
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 18 °C
  • İzmir 23 °C
  • Adana 26 °C
  • Antalya 25 °C

Amiral Ertürk: AKP yargılanmak zorunda

Amiral Ertürk: AKP yargılanmak zorunda
15 Temmuz Fethullahçı darbe girişiminin başlangıcı ve geldiği noktayı değerlendiren Amiral Türker Ertürk, darbe girişiminin asıl sorumlu ve suçlusunun mevcut iktidar olduğunu ifade etti.

15 Temmuz Fethullahçı darbe girişiminin üzerinden aylar geçmesine rağmen olayın odak noktası olan siyasi ayağı açığa çıkarılmadı. Üstelik buna ek olarak sürekli hedef saptırılması, toplumda asıl suçluların korunmaya çalışıldığı şüphesiyle birlikte soru işaretleri oluşturmaya devam ediyor.

Amiral Türker Ertürk, darbe girişiminin başlangıcı ve geldiği noktayı değerlendirirken asıl bakılması gereken noktanın siyasi kısım olduğunu belirtiyor. Ertürk darbe girişiminin asıl sorumlu ve suçlusunun mevcut iktidar olduğunu ifade  ederek hükümetin yardım ve yataklık suçu işlediğini iddia ediyor. Darbenin esasında bir hükümet darbesi değil, rejim değişikliği darbesi olduğunu belirterek iktidarın darbeciler ne yapmak istiyorsa aynısını yaptığını dile getiriyor. Ayrıca, Suriye, Irak ve Türkiye’de yaşanan bu olayların Kuzey Irak’ta kurulmak istenen Kürdistan Devletine hizmet için yapıldığını belirtiyor. 

15 Temmuz Fethullahçı darbe girişimine ilişkin Toplumsal Habere konuşan Amiral Türker, Cemaatin ordu ve yargıda yapılanmasının soğuk savaş yıllarına dayandığını ama hiçbir dönem AKP iktidarında zamanındaki gibi güçlenip operasyon yapabilecek boyuta ulaşmadığını kaydetti. Türker, 2002’de AKP’nin iktidara gelmesiyle Cemaatin korunduğuna vurgu yaparak “Cemaatin TSK içindeki yapılanmasının birinci dönemini 2002’ye kadar, ikinci dönemini 2002’den Ergenekon ve Balyoz’a kadar, son dönemini ise Ergenekon’dan 15 Temmuz’a kadar ayırmak mümkündür. Niçin? Evet, sızılmıştı TSK’ya ama TSK’da operasyon yapabilecek seviyeye asla gelmemişlerdi ve gelemezlerdi. Fakat özellikle 2002’de AKP’nin iktidara gelmesiyle birlikte bu yapı bizzatihi korundu. Devletin içine sızması değil, devletin içinde yapılanması için önü açıldı.” dedi.

Ertürk, AKP iktidarının Ergenekon ve Balyoz gibi kumpas operasyonlarla darbecilerin önünü açtığını belirtti. Bu kumpas operasyonları olmasaydı kendisi ve birçok arkadaşının tasfiye edilmesine yol açtığı için darbe yapıldığının altını çizdi: “15 Temmuz’da darbecilere baktım, ben ve benim gibi insanlar tasfiye olduğu için onlar oralara gelip darbe yapabildi. Eğer kumpas operasyonlarının ortağı olmasaydı AKP iktidarı, bu darbe olmazdı. Ergenekon ve Balyoz olmasaydı darbe olmazdı. 2010 referandumu ile yargının önü tamamen cemaate açılmasaydı darbe olmazdı. Şimdi siz bu yardım ve yataklık suçlarını yok sayarak FETÖ’ye operasyon yapıyorum derseniz buna kimse inanmaz.”

AKP YARGILANMALI

Darbecilere AKP’nin yardım ve yataklık yaptığını belirten Ertürk şunları söyledi: “Bu siyasi bir suç ise, yardım ve yataklık suçu bizzat tetiği çekenin de önündedir. Ben diyorum ki, AKP 15 Temmuz darbesini yapanlar açısından yardım ve yataklık suçu işlemiştir. Bu suçu işleyenler yargılanmadan kimse FETÖ operasyonu yapılıyor diyemez. Şimdi şöyle bakın. 15 Temmuz darbe girişimini yapan kadroya bakın, bu kadroların yüzde doksanı Ergenekon, Balyoz ve itibarsızlaştırma operasyonları sonunda tasfiye edilenlerin yerine getirilenlerdir. Şimdi, kim yaptı bunu? AKP iktidarı yaptı. AKP yargılanmak zorunda. Siz bunu görmezden gelerek Fethullah Gülen Cemaati, Hizmet operasyonu yaparsanız olmaz.”

Cemaatin büyük bir tehlike olduğunu söyleyen basın mensuplarına uygulanan sansürü dile getiren Ertürk, FETÖ olarak adlandırılmasının yanlış olduğunu belirtti. Cemaati korumak için FETÖ denildiğine dikkat çekerek, 17-25 Aralık’tan önce FETÖ’nün önünün açıldığı gibi başka cemaatlerin de bu şekilde önünün açıldığını ifade etti.

Ertürk, yaşanan olaylarının acısını halkın çektiğini, siyasi kişilerin bedel ödemediğini, yıllarca Cemaat’in kaynaklarıyla beslenen ve zenginleşenlerin kılına dokunulmadığını söyledi.  FETÖ’ye yardım ve yataklık yapanların başına bir şey gelmediğini , ama bir vatandaşın küçük miktarda yaptığı havale ile felaketlere maruz kaldığına şu sözlerle değindi: "Bakınız bir kadın var, ikide bir televizyonlara çıkıp car car konuşuyor. Asya Bank’tan kredi alıyor, ev alıyor başına bir felaket gelmiyor. Ama bir gariban oradan 200 lira havale yapıyor, başına felaket geliyor. Hani bu darbenin siyasi kadroları? Bu darbenin siyasi kadrolarının yüzde doksan dokuzu AKP’nin içindeydi. Ben Pensilvanya’da eylem yaparken içerde AKP vekilleri vardı. Siz bunlardan hesap sormadan, bunları sorgulamadan FETÖ operasyonu yapıyoruz derseniz buna kargalar bile güler ve gülüyor, tüm dünya gülüyor."

Amiral Türker Ertürk’ün açıklamasından satır başları:

CEMAATİ KORUYUN DESTEKLEYİN

2002’de kısa bir başbakanlık döneminin ardından Abdullah Gül Dışişleri Bakanı olduğunda, dış temsilciliklerimize gönderdiği mesaj “Cemaati koruyun, kollayın, destekleyin” oldu. Bakın cemaatin bir tehlike olduğunu, devleti ele geçirmeye çalıştığını devletin aklı biliyordu. İstihbarat biliyordu. AKP iktidarı, yani başındaki Erdoğan ve Gül ile, devletin bu refleksine rağmen bunların TSK içerisinde yapılanmasına imkan sağladılar.

Ben Pensilvanya’ya gittiğimde, orada cemaatin, Fethullah Gülen’in kapısının önünde eylem yaparken; “Bu adam darbecidir, darbeye hazırlanıyor, TSK’yı, polisi, yargıyı ele geçirmeye çalışıyor” dediğimde içeride AKP’nin milletvekilleri vardı. Hatta benim bu eylemimi daha sonra New Jersey’deki panelde söylediklerimi o gün AA muhabiri haber yapıyor, Türkiye’ye aktarıyor fakat haber sansürleniyor. Ben ve benim gibi insanlar... Cemaatin tehlike olduğunu, darbeye hazırlandığını söylüyoruz; bu söylediklerimize karşın bize yardım eli değil, tedbir değil, bize karşı düşmanlık yapılıyor. Bu haberleri anlatmaya çalışan basın mensuplarına sansür uyguluyorsunuz. 

TÜRKİYE HAYDUT DEVLET OLARAK GÖRÜLDÜ

Darbe günü ve sonrasında yaşadıklarımız çok kötü. Türkiye’nin dünyada haydut devlet olarak görülmesine neden oldu bunlar. Suç işleyebilirsiniz, suç işliyorsanız kanunlar ne emrediyorsa cezalandırılır. Eğer kanunlar asmanızı gerektiriyorsa ve yargılama sonunda idama karar veriyorsanız idam bile edebilirsiniz. Ama siz onu alıp ağzını burnunu kıramazsınız. Ne yaptılar? Bir sürü üniformalı insanı yargılamadan infaz ettiler. Yargılamadan ağızlarını burunlarını kırıp Anadolu Ajansı ile servis ettiler. Bu bir suç. Bakınız ilerde bunların hesabı verilecek. Bir haydut devlet bunları yapabilir. Daha sonra Boğaz Köprüsü’nde yaşadıklarımızı biliyorsunuz. Asker dediğin 20 yaşında bir genç. Oraya birileri emir verdiği için geldi. Siz onu nasıl linç edebilir, nasıl boğazını kesebilirsiniz? Suç mu işledi, yargılarsınız, ceza verirsiniz.

FETHULLAH GÜLEN ÖNCE İYİYDİ, SONRA MI KÖTÜ OLDU?

O gün Fethullah Gülen 2013’ten önce iyiydi, sonra mı kötü oldu? Şimdi aynı imkanları diğer cemaatlere sağlıyorsunuz. TSK’nın en önemli eğitim kurumunun başına bir Süleymancıyı getiriyorsunuz. Ne farkeder? Gülen cemaatiyle Menzil cemaati arasında ne fark var? Mürekkep yalama açısından, iyi okullar bitirme açısından Gülen cemaati onlardan daha önde biliyor musunuz? Ama ne yazık ki ülkeyi uçurumun kenarına getirdiler ama bu sorumluluklarından kurtulmak istiyorlar. Hukukta, biliyorsunuz, siz kafanızdan, bir milat çizemezsiniz. Ne diyor şu an iktidarın en yetkili ağzı? “17-25 Aralık milattır” diyor. Böyle bir milat çizemezsiniz hukukta. Yardım ve yataklık suçu işlenmişse 2013’ten önce de sonra da yargılanma gerektirir.

BAŞBAKAN VE CUMHURBAŞKANI BU İŞE GÖNÜL VERMİŞ

Ülkenin Cumhurbaşkanı, Başbakanı, bir sürü milletvekili “Biz kandırıldık” deyip olayın içinden sıyrıldı ama bugün cezaevlerinde yatan binlerce er ve erbaş var. Bunlar da üstleri tarafından kandırılarak tatbikata çıkarıldı ve hala cezaevindeler. Bunlar neden kandırıldık diyemiyor? Siz 60 yaşında kandırılıyorsanız 20 yaşındaki çocuğun, gencin kandırılmaya sizden bin kat daha fazla hakkı vardır. Hatta siz onun kandırılmasına da yol açıyorsunuz. E çocuk bakıyor, Başbakan ve Cumhurbaşkanı bu işe gönül vermiş, o zaman ben de desteklerim diyor. Sizin kandırılmanızın hiçbir mazereti yok ama o gencin kandırılmasının yüz binlerce mazereti var.

BU ASKERLERİN DURUMU NE OLACAK?

Linç edilen, hain damgası vurulan bir sürü düşük rütbeli asker var. Ailelerin en büyük rahatsızlığı da bu. “Biz hain değiliz” diyorlar. Doğru söylüyorlar. Bunların hesabı sorulacak. Bunlar hesabı sorulmasın diye tek adam rejinmine geçmek istiyorlar. Sürekli iktidarda kalmak istiyorlar. Bunların hesabı er ya da geç sorulacak. Bu sorgulama olmasın diye iktidarı bırakmak istemiyorlar. 16 Nisan’da ne yaşadık biz? Halkın iradesi sandığa hayır olarak girdi, sandıkta hokus pokus hile yapıldı, giren hayır oyları tavşan haline çevrilip evet olarak çıkarıldı. Bu hileye YSK da dahil oldu. Benim için, geniş kitleler için, hür dünya için sonuç gayrimeşrudur.

Türkiye’nin buralara müdahale etmesi çok zor. Çünkü TSK çok darbe aldı. Moral ve motivasyonu iyi durumda değil. Her ne kadar siz TSK iyi durumda deseniz de doğru değil bu. 15 Temmuz’un öncesinde de sonrasında da TSK çok büyük darbeler aldı. Bunun sorumlusu AKP iktidarıdır. Kuzey Suriye’de ABD askeri var, Kuzey Irak’ta ABD askeri var. Diyelim ki bağımsızlık ilan ettiler. Ne yapacaksınız, Amerikalıları bombalayacak mısınız? Bu durumun sorumlusu AKP iktidarıdır.

Erdoğan izin vermeyeceğiz diyor, boş laflar. İş bu pozisyona getirmemekti. Özellikle 2011 Mart’ından itibaren yanlış politikalar uygulanması. Suriye ve Irak’a mesela. Çünkü bizim Irak’ın toprak bütünlüğünden yana olmamız, Bağdat yönetimini desteklememiz gerekirken ne yaptık? Kuzey Irak’ı, Barzani’yi destekledik. Ticaret yaptık. Yandaş müteahhitler vasıtası ile iliklerine kadar içeri girdik, ayakta tuttuk. Hatta Kuzey Irak’ın otonom yönetiminin petrolünü Bağdat’ı baypas ettirerek ticarete girmesini sağladık. Yani 25 Eylül’de eğer bağımsızlık ilan edeceklerse, bunun sorumlusu yine AKP iktidarıdır. Bu güne kadar yaptığı yanlışlıklar nedeniyle. Örneğin bir kadın, bir erkeğin kuruna kapılarak onun yemeğine gidiyorsa, yemekten sonra onun davetiyle erkeğin evine gidiyor, yatağa kadar yattıktan sonra son anda ben bu işi istemiyorum derse buna kimse inanmaz, bir şekilde tecavüz kaçınılmaz olur. Yani Türkiye Irak’taki yanlış politiklarla, Suriye’deki yanlış politikalarla tecavüzcünün evine gitmiş, yatağına yatmıştır. Artık ben bunu kabul etmiyorum, bana tecavüz edemezsin deme hakkı yok, çünkü çok zemin kaybedilmiştir. Büyük Ortadoğu Projesi, Türkiye dahil bölgeye tecavüz planıdır. Siz bu tecavüz planının eş başkanıyım derseniz, ülkenize yapılacak tecavüzü bir şekilde desteklemişsiniz demektir. Son anda cayamazsınız. Zaten emperyalizm de bunu ifade ediyor. Görüyorsunuz PYD’yi destekliyor, Kuzey Irak yönetimini destekliyor. Yani adım adım Türkiye’yi de içine alacak şekilde Kürt devletini inşaa ediyor.

TSK'YI AKP İLE DEMİR PARMAKLIKLAR ARKASINA ATTIK

Ergenekon olmasaydı Türkiye, özellikle iktidar, Türkiye’nin kırmızı çizgilerini yok sayarak Suriye’deki vekalet savaşına destek sağlayamazdı. Kuzey Irak’a destek sağlayamazdı. Bağdat’ın toprak bütünlüğünü yok sayamazdı. Ergenekon ve Balyoz bunlar için yapıldı. Henry Berkey ne diyor? “Biz TSK’yı AKP ile birlikte demir parmaklılar arkasına attık” diyor. Yani TSK’ya operasyon yapamazsanız kırmızı çizgileri yok sayamaz, Suriye’ye odun taşıyamazsınız, Kuzey Irak’ın bölünmesine yol açacak politikalara imza atamazsınız. Yani evet, söylediğinize katılıyorum.

MÜCADELEYE KATKI SAĞLAYIN

Hür dünya, çağdaş dünya artık Erdoğan’la çalışmak istemiyor. Bir şekilde bu durumdan Türkiye kurtulmak zorundadır. Çünkü Türkiye hala bu rotada ısrar ederse başına gelecek felaketler artacaktır. Bu yüzden ailelere şunu söylemek istiyorum: Mücadeleye katkı sağlamaları lazım. Türkiye birlik ve beraberliğini koruyacak mücadelelerin içinde olmalıdır. Bakınız geçmişte cemaat, cemaate destek sağlayan AKP sayesinde Türkiye bölünmenin eşiğine geldi ve bu iktidar Türkiye’yi kabak gibi ortadan ikiye ayırdı. Ne yazık ki kötü bir gidiş var ve bu gidiş Türkiye’de bir çatışmayı beraberinde getirir ama umarız ki bu olmaz. Onun için aileler asla çocuklarının bu acılarını unutmamalı, mücadeleye destek vermeli ve bütün aileler şunu bilmeli ki şu anda Türkiye’yi yöneten iktidar iradesiyle Türkiye’nin esenliğe ulaşması, Türkiye’nin iç barışının sağlanması, Türkiye’nin refahının artırılması mümkün değil. Tez elden bu iradeden kurtulmamız lazım. Eğer kurtulmaz isek başımıza gelecek felaket gerçekten büyük olacak.

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Diğer Haberler
      Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel : +90 212 963 1051 (pbx)