unnamed-010.gif

darbeicindedarbegif.gif

YAZARLAR

Tüm Yazıları Mehmet Ali Güller

Zeytin Dalı Harekatının 4 Sorunu ve Rus Stratejisi

24.01.2018 00:07

Türkiyenin Afrin operasyonu, resmi adıyla Zeytin Dalı Harekâtı dört soruna rağmen, sahada fiilen Amerikan Koridorunu engellediği için doğrudur ve desteklenmelidir.

Zira ciddi hiçbir ülke sınırında terör koridoruna izin vermez. Dahası PYDye verilen 5 bin TIR silahla o koridor artık Amerikan Koridoruysa!

Ancak harekâtın AKP kaynaklı dört sorunu vardır:

1. SURİYEYLE İŞBİRLİĞİ SORUNU
Zeytin Dalı Harekâtı, tıpkı Fırat Kalkanı Harekâtı gibi Suriyeyle işbirliği yapılmadan, sorunlu başladı.
Bir problemi çözerken yeni problemler çıkarmamak, stratejik adımlar atabilmenin olmazsa olmazıdır!

AKP Hükümetinin harekât öncesi Suriye konsolosluğuna yazılı bilgi vermesi, diplomatik açıdan bir şey ifade etmemektedir. Zira ifade edebilmesi için en azından harekattan önce Şamın yanıtının beklenmesi gerekirdi.

Böyle olduğu için de Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad Zeytin Dalı Harekatına karşı çıkmış ve Afrin harekâtı, Türkiyenin teröristleri destekleme politikasına dayanıyor demiştir! (Sputnik, 21 Ocak 2018)

Ankaranın Şamla işbirliği yapmaması, Amerikan Koridorundan kaynaklı tehdidi ortadan kaldırma konusu ne kadar haklı olursa olsun, devletlerarası ilişkiler açısından Türkiyeyi haksız duruma ve dahası işgalci konumuna düşürebilecektir!

Bu yanlıştan dönme şansı hâlâ vardır; Ankara şu saatte bile Şama el uzatsa, o el kesinlikle tutulacaktır.

2. SARAYIN GİZLİ AJANDASI SORUNU
AKP Hükümetinin bir gizli ajandası olduğu, sadece Şamda değil, Moskova ve Tahranda da düşünülmektedir. Girilen olumlu Astana süreci bile üç başkentteki bu kaygıları henüz giderememiştir.

Kremlin, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrovun iki yıl önce açıkça söylediği Türkiye iki Kürt bölgesinin arasında kalan toprakları Suriyeden koparmak istiyor görüşünü, bir önemli bilgi olarak arşivde tutmayı sürdürmektedir! (Sözcü, 10 Şubat 2016)

Lavrov o nedenle, Zeytin Dalı Harekatını değerlendirirken ısrarla Türkiyeden Suriyenin toprak bütünlüğüne saygı göstermesini istemiştir! (Sputnik, 22 Ocak 2018)

Ankara gizli bir ajandasının olmadığını ancak ve ancak Şamla anlaşarak gösterebilir! (Kaldı ki, Fırat Kalkanı sürecinde de söylediğimiz gibi, Ankara Şamla anlaşsa, terör koridoru için harekât düzenlemesine bile gerek kalmayacak, operasyonu Suriye ordusu yapacak!)

3. TSKYİ İÇ SİYASETE MALZEME YAPMA SORUNU
Zeytin Dalı Harekâtı Türkiyenin harekatıdır, AKPnin değil!

AKPnin bu harekâtı iç politikaya malzeme yapması, 2019 hedefi doğrultusunda MHPyle kurduğu ve BBP, HUDAPAR gibi partilerle genişletmeye çalıştığı milli mutabakat ittifakı için kullanmaya çalışması kabul edilemez!

AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğanın her gün AKP mitingleri düzenleyerek Zeytin Dalı Harekâtını partisinin icraatıymış gibi propaganda yapması, projektörlerin Türkiye üzerinde olduğu şu günlerde parti devleti eleştirilerini haklı çıkarmaktadır!

Dahası, AKPnin Erdoğana gazilik unvanı verilmesi için yasa teklifi hazırlaması, oğul Bilal Erdoğanın hiçbir resmi yetkisi yokken harekât merkezinden eniştesiyle birlikte poz vermesi, HDPnin vatan savaşı değil saray savaşı iddiasına malzeme vermekte ve haklılık kazandırmaktadır!

Öte yandan AKPnin 15 Temmuz fırsatçılığıyla TSKden kopardığı Jandarmaya Zeytin Dalı Harekatına destek amacıyla resmi sosyal medya hesabından İslam ordusuyuz mesajı verdirmesi, kimi komutanların açık açık nurcu toplantılarına katılması, üniformalı askerlerin tarikat toplantılarında görüntülenmesi vahim bir durumdur! Ordumuz, İslam ordusu değil, Türk ordusudur!

4. ABDYLE İŞBİRLİĞİ SORUNU
AKP Hükümetinin Zeytin Dalı Harekatının başarılı bir şekilde başlamasıyla birlikte Washingtona verdiği bölgede kiminle ittifak kurmanız gerektiğini gördünüz mü şeklindeki mesajlar, harekât açısından bir diğer sorun, dahası Türkiye adına AKP kaynaklı bir açmazdır!

Mesajı alan ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson, Türkiyenin meşru güvenlik ihtiyaçlarını gidermek için Suriyenin kuzeybatısında bir güvenli bölge oluşturulması konusunda Ankarayla birlikte çalışmayı umduklarını söylemektedir! (Amerikanın Sesi, 22 Ocak 2018)

Türkiyenin bırakın ABDyle güvenli bölge konusunda çalışmasını, normalde en azından Zeytin Dalı Harekâtı boyunca İncirlik Üssünü ABD savaş uçaklarının uçuşuna kapatması gerekmektedir!

Ancak Türkiyenin bu harekâtına AKP Hükümetinin kumanda ediyor olması, ABDyle her an doğrudan ya da dolaylı işbirliği yapabilme ihtimalini Zeytin Dalı Harekatı için bir soruna ve açmaza dönüştürmektedir!

RUS STRATEJİSİ
Afrin operasyonu, bir yönüyle aynı zamanda Rusyanın Suriye stratejisinin de içindedir. Şöyle:

Moskova, dün Ankaranın ÖSO ve diğer cihadçı örgütleri Halepten çekmesi karşılığında Fırat Kalkanı Harekatına onay vermişti; bugün de Ankaranın İdlibde Suriye Ordusunun harekâtına yol vermesi karşılığında Zeytin Dalı Harekatına onay vermiş oldu!

Zeytin Dalı Harekâtı başladıktan sonra, Suriye Ordusu da harekete geçmiş ve Rusya Savunma Bakanlığının açıklamasına göre İdlibde El Nusrayı kuşatmış ve operasyona başlamıştır!

Böylece AKP Hükümetinin daha düne kadar İdlibde iş birliği yaptığı El Nusra, Rus stratejisi içinde temizlenmektedir. Ve AKP Hükümetinin başta Nusralı temsilciler olmak üzere toplam 425 temsilciyle üç ay önce kurduğu İdlib Meclisi ve onun içinden çıkan İdlib hükümeti de fiilen ortadan kaldırılmaya başlanmıştır!

Önceki Al İdlibi ver Afrini pazarlığı başlıklı makalemizde de incelediğimiz gibi Moskova bir taşla birkaç kuş vurmaktadır.

Zira Moskova Afrinden çekilerek ve Türkiyenin operasyonuna onay vererek PYD/YPGye de ABDyle değil, benimle yakın çalış mesajını, hem de ağır bir biçimde vermektedir!

Zaten Moskovada temaslarda bulunan Rojova yetkilisi Rodi Osman açık açık itiraf etmektedir: Rusya tarafından bize Afrini rejim güçlerine teslim etmemiz yönünde bir teklif geldi. Elbette bunu seçemezdik. (Sputnik, 22 Ocak 2018)

Afrini Rusyanın isteğiyle Suriyeye bırakmayan PYD, şimdi Türk Ordusunu karşısında bulmuştur! YPG Genel Komutanı Sipan Hemonun Rusya bize ihanet etti demesi işte bundandır! (Odatv, 22 Ocak 2018)

4 ÜLKENİN BÜYÜK SORUMLULUĞU
Son 40 yıl, ABDnin Kürtleri bölgede nasıl ateşe sürüp ardından sattığıyla ilgili derslerle doludur! (Son olarak ABDnin Barzaniyi Kerkükte yüzüstü bırakması örneğin.)

Bundan ders çıkarmayan Kürt partileri ve örgütleri, önce Kürt halkına ihanet etmiş olur! Zira barış ve özgürlük emperyalizmle gelmez, emperyalizme rağmen olur!

Tabi bu noktada artık Türkiye, İran, Irak ve Suriyenin de çıkarması gereken bir büyük ders vardır: Kürtlerin emperyalizmin kucağına düşmemesi, bir yönüyle bu ülkelerin sorumluluğudur! (Dahası bu ülkelerin yönetimlerinin de emperyalizmin kucağına düşmesi sorunu vardır ve kritik önemdedir!)

Bu ülkeler bu sorumluluğun gereğini yerine getirerek, aynı zamanda emperyalizme karşı mücadele etmiş olurlar.

 

 

 

 

Eğitim