unnamed-010.gif

darbeicindedarbegif.gif

23'üncü yıldönümünde Gazi Katliamı

ABC Haber Merkezi

1995 yılının 12 Mart’ında İstanbul Gazi Mahallesi’nde kahvehane ve pastanelerin taranmasıyla başlayan ve farklı mahallelere de yayılarak 4 gün süren olaylarda 22 kişi yaşamını yitirdi, 155 kişi yaralandı. Saldırıyı protesto amacıyla başlayan gösteriler İstanbul’un başka semtlerine de yayılarak 15 Mart’a kadar sürdü. Bilanço ağırdı: 22 kişi katledilmiş, yüzlerce kişi yaralanmıştı. Katliamın üzerinden 23 yıl geçmesine rağmen bu planlı saldırının kimler tarafından organize edildiği ortaya çıkartılmadı. (Dönemin Emniyet İstihbarat Müdürü Başkan Yardımcısı Hanefi Avcı diyorki: 'Bu olayları Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım başlattı.’ Yine susurluk olayında adı geçen Ayhan Çarkın ve Oğuz Yorulmaz’ın Gazi Mahallesi’nde halkın üzerine ateş açtığı söyleniyor.' — 24. dönem chp milletvekili Ali Özgündüz

yesil2-001.jpg

23 yıldır aynı talep: Sorumlular cezalandırılsın?
İLK KURŞUN ALEVİ DEDESİNE

12 Mart 1995 akşamı saat 20.00 sularında Yavuz, Doğu, Dostlar ve Öntaş adlı kıraathaneler bir taksi içerisinden otomatik silahlarla ateş açan saldırganlar tarafından tarandı. Açılan ateş sonucu Halil Kaya adlı bir Alevi Dedesi hayatını kaybetti, 5’i ağır 25 kişi yaralandı. Saldırganların içinden ateş açtıkları taksinin ise gasp edildiği, şoförünün öldürüldüğü, aracın ise olaydan sonra yakıldığı ortaya çıktı. Saldırganlar ortalıktan kayboldu. Saldırıda emniyetin ihmalkarlığını protesto etmek isteyen mahalle halkı, Cemevi önünde toplandı ve karakola doğru yürüyüşe geçti. Yürüyüşün başladığı esnada polis panzeri üzerinden açılan ateş sonucu Mehmet Gündüz isimli bir yurttaş daha hayatını kaybetti. (“Alevi vatandaşların öfkesinin nedeni polisin saldırı karşısındaki duyarsızlığıydı.'  Mehmet
Ali Birand)

gazi1.jpg

“Biz mahalleye girerken ellerinde silahlı bazı kişilerin, daha sonra sivil polis olduğunu tahmin ettiğimiz, kitlenin bulunduğu noktaya doğru namlularını zaman zaman yönelttiğini, zaman zaman nokta atışları, zaman zaman seri havaya ateş açtığını gördük.'  İnsan Hakları Derneği Yöneticisi Doğan Genç

SOKAĞA ÇIKMA YASAĞI
13 mart günü gösteriler sırasında 15 kişinin hayatını kaybetmesiyle valilik, üç mahallede sokağa çıkma yasağı ilan etti.
(Orada hayatını kaybedenlerin büyük bir bölümü öldürücü tek kurşunla öldürüldü, gelişigüzel değil. Saldırgan aracı yakalamaması sebebiyle ertesi gün toplanan yurttaşların üzerine polis hedef gözeterek ateş açıyor.' — 24. dönem Chp Milletvekili Ali Özgündüz
 

gazi4.jpg

13 Mart günü saldırıyı protesto etmek için İstanbul’un farklı yerlerinden yaklaşık 15 bin kişi Gazi Mahallesi’ne geldi. Karakola -günümüzde Eski Karakol olarak bilinen bölge- doğru yürüyüşe başlanacağı esnada polisin kalabalığa ateş açması sonucu çatışmalar başladı. Polisin hedef gözeterek ateş açtığı çatışmalarda 15 kişi yaşamını yitirdi. Gazi, Zübeyde Hanım ve Esentepe mahallelerinde sokağa çıkma yasağı ilan edildi.
Sokağa çıkma yasağına rağmen devam eden gösterileri 'bastırmak' için 14 Mart günü mahalleye askeri birlikler sevk edildi. 

gazi2.jpg

Cemevinde kurulan komitenin 4 talebi bulunmaktaydı:

  • Cenazelerin verilmesi
  • Sokağa çıkma yasağının son bulması
  • Gözaltıların serbest bırakılması
  • Asker ve polisin bölgeden ayrılması

Talepler reddedildi, güvenlik güçlerinin kurulan barikatlara müdahalesi devam etti.
Gelişen olaylar sırasında Özlem Tunç’un öldü sanılarak çöp kutusuna atılması ve yaralı bedeninin tekmelenmesi, yaşananlara ilişkin kamuoyu hafızasında yer edinen en önemli görüntülerden biri.

gazi3.jpg

Gösteriler sadece mahalle ile sınırlı kalmadı, Türkiye’nin farklı şehirlerinde de tepkilere neden oldu. Ankara Kızılay Meydanı’nda Gazi Katliamı’na karşı yapılan eylemde polis müdahalesi sonucu 36 kişi yaralandı.
Gazi’deki katliama karşı Gazi halkı ile dayanışma için İstanbul’da da birçok protesto gösterisi gerçekleşmeye başladı. 15 Mart’ta Ümraniye ilçesi 1 Mayıs Mahallesi’ndeki(Mustafa Kemal) gösterilere polis ateş açmış, 5 kişi yaşamını yitirmiş, 20 küsur kişi yaralanmıştı. 1 Mayıs Mahallesi’nde de gösterilerin yoğunlaşması sonucu İstanbul Valiliği tarafından burada da sokağa çıkma yasağı ilan edildi.

gazi5.jpg16 Mart günü İstanbul valisi Hayri Kozakçıoğlu olayların kontrol altına alındığını söyleyerek sokağa çıkma yasağının kaldırıldığını belirti. 3 gün süren gösteriler polis saldırısıyla katliama dönüştü. Geriye 22 ölü, 300 yaralı kaldı.
(“Açıkça söylüyorum; Devlet bu kadar sağduyulu ve olaya bu kadar hakim olmasaydı, bugün kontrol altına alınmış olan bu olay çok daha vahim bir hale gelebilirdi.' — Dönemin Başbakanı Tansu Çiller)
Olaylar, cenazelerin teslim edilmesi ve sokağa çıkma yasağının kaldırılmasıyla sonlandı.

YAŞAMINI YİTİRENLER

901.jpg

Dönemin siyasi figürleri ve kamu görevlileri

  • Süleyman Demirel | Cumhurbaşkanı
  • Tansu çiller | Başbakan
  • Nahit Menteşe | İçişleri Bakanı
  • Mehmet Ağar | Emniyet Genel Müdürü
  • Hayri Kozakçıoğlu | İstanbul Valisi
  • Necdet Menzir | İstanbul Emniyet müdürü

YARGILAMA SÜRECİ VE DAVANIN AİHM’E TAŞINMASI 
Adli otopsi sonucunda Gazi Mahallesi’nde hayatını kaybeden 17 kişiden 7’sinin polis kurşunu ile öldürüldüğü ortaya çıktı. Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Savcılığı tarafından soruşturma açıldı ve 20 polis hakkında fezleke düzenlendi. Düzenlenen fezleke neticesinde Eyüp Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından dava açıldı. Sanıkların üzerine atılı suç 'Zaruret ve müdafaa sınırını aşarak faili belli olmayacak şekilde adam öldürmek’ti. Eyüp Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlanan dava 'kamu güvenliği olmaması’ sebebiyle Trabzon’a gönderildi. Aileler her duruşmada kilometrelerce yolu gidip gelmek zorunda kaldı. Yollarda polis ve jandarma tacizleri ile faşist grupların taşlı saldırılarına uğruyorlardı. Hayatını kaybedenlerin aileleri için zulüm yargılama esnasında da devam etmekteydi.

5 yıl süren davada karar 2000 yılında açıklandı. Polis memuru Mehmet Gündoğan 3 yıl 9 ay, Adem Albayrak ise 6 yıl 8 ay hapis cezasına mahkum edildi. Diğer 18 sanık polis memuru ise beraat etti. Ancak Yargıtay '…adam öldürme ile ilgili net bir açıklığın olmadığı…' gerekçesiyle verilen kararı bozdu. Yeniden yapılan yargılamada Mehmet Gündoğan ve Adem Albayrak toplam 5 yıl 8 ay hapse mahkum edildiyse de cezaları ertelendi ve kısa süre sonra mesleğe geri döndüler.

Verilen karar ardından hayatını kaybedenlerin yakınları Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvurdu. AİHM, Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 2. maddesi olan 'yaşam hakkı’ ve 13. maddesi olan 'milli makamlara başvuru yolunun kapatılması’ kısımlarını ihlal ettiği kararını verdi. Türkiye toplamda 510 bin Euro tazminat ödemeye mahkum edildi. Üzerinden 23 yıl geçen katliam, egemenlerin gerçekleştirdiği katliamlar tarihinden bir kesit olarak hala hesabının sorulacağı günü bekliyor.

 

 

 

 

 

 

 

Çok Okunanlar

Ahmet Hakan: Acaba o isim aday olsa yüzde kaç oy alırdı?

Alaattin Çakıcı'dan Meral Akşener açıklaması

AKP'nin mitingine kaç kişi katıldı?

AKP'li kadın: Tayyip senin her yerini yerim

Abdulkadir Selvi: Çiller'e, Akşener'i sordum 

İlgili Haberler

Güncel

Meteoroloji'den İstanbul için uyarı geldi

Güncel

Köpeği öldüren müezzin hakkında yeni gelişme

Güncel

Tutuklanan Şenyaşar'ın amcası Suruç'ta yaşananları anlattı

Güncel

Demirtaş'tan Erdoğan'a: Sanırsınız kendi maaşıyla yaptı

Güncel

Anketçi Adil Gür'e hapis cezası

Güncel

Soğuk hava deposunda yangın

Güncel

Başbakan Yıldırım, oy kullanacak Suriyeli sayısını açıkladı

Güncel

Binali Yıldırım'ın İzmir tatsızlığı: Sin kaf sin sin kaf kaf

Güncel

Gazeteci Hakan Gülseven tutuklandı

Güncel

Nagehan Alçı hakkında suç duyurusu

Güncel

Metiner: Adaletten sapan bir hükümdar kendi sonunu hazırlar

Güncel

Ferdi Tayfur hastaneye kaldırıldı