unnamed-010.gif

darbeicindedarbegif.gif

YAZARLAR

Tüm Yazıları Cüneyt Ayral

Korku bitti

20.05.2018 20:21

Erken Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili Genel Seçimi kararının ardından ortaya çıkan muhalif liderlerin ciddi katkıları ile halk üzerine serilmiş olan korku battaniyesi artık sıyrıldı, YOK !
Gideceği ayan beyan ortaya çıkan hali hazır cumhurbaşkanı telaş içinde, hata üzerine hata yapıyor, meydanların yıldızı olan Muharrem İncenin her dediğini yeni cümleler ile meydanlarda söyleyerek kendi kitlesinden oy istiyor, ancak Erdoğana oy vermiş olan gençler bu dediklerini bugüne kadar neden yapmadın? Diye sorarken, inanmış
Müslümanlar da oylarını Saadet Partisine yönlendiriyorlar, çünkü dinin bu denli siyasallaşmasından rahatsızlar.
Hali hazır Cumhurbaşkanı yapmış olduğu ittifakın da yanlış olduğunu, geç de olsa anladı. Bahçeliden bir hayır gelmeyeceğini, onun siyasi geçmişinin para etmediğini anlamakta gecikti, daha doğrusu Meral Akşenerin siyasi deneyimini göz ardı ederek yanıldı.

Erdoğan, kendi yönlendireceğini sandığını erken seçimde gerilere düştü ve kiminle baş etmesi gerektiğini bir türlü kestiremez halde bocalayıp duruyor. Tabii bu arada partisi içindeki sıkıntıları da biliyor ve orasını da elinde tutabilmek
için çırpınıp duruyor. AKPden milletvekili adayı olmak isteyenlerin sayıları günden güne azalıyor ve kalitesi de düşüyor. Bugün, hali hazır Cumhurbaşkanının aklındaki çıkmaz soru ben Cumhurbaşkanı olursam ve TBMMinde çoğunluğu bulamazsam ne yaparım sorusu, çünkü etrafındaki goy goycuları onun Cumhurbaşkanı seçilemeyeceğini söyleyemecek kadar telaş içindeler.

Muharrem İnce meydanlarda yargılayacak mısın sorusuna hayır diyor "ben yargılamayacağım ama adil bir hukuk sistemi kuracağım diyor, yani suçlu olanlara, adil sistem kurulana kadar kaçacaksanız kaçın, yoksa hukuk yakanıza yapışacak demek istiyor. Ve adil hukuk düzeninden kurtulamayacak olanların sayısı çok
kabarık…

TRT ciddi bir hukuksuzluk içinde suç üzerine suç işlemeyi sürdürüyor, halkın açık seçik itirazına kulak asmayarak, başta TRT genel müdürü olmak üzere yönetim kadrosu ciddi ve ağır bir suçlama ile karşı karşıya. Bu arada ortaya atılan A B C planları lafı çıktı, bunun altında yatan korkutmacayı anlamamak olası değil, ne denli Muharrem İnce meydanlarda bunu dalgaya almışsa da, bu planlardan söz ederek seçimi öyle ya da böyle kazanacağım, kazanmazsam da  benden sonra tufan diyen bir anlayış ile korku salmaya devam etme çabası var,
ancak farkına varılmayan bir başka gerçek daha var ki, o da halkın artık meydanlara çıkmış olduğu. Bugün liderleri dinlemeye sokağa çıkmış olan halkı, korku salarak geri döndürmenin zorluğunu aklı başında her siyasinin bilmesi gerekir. Kendiliğinden oluşmuş olan Gezi Eylemi ne kadar örgütlenmemiş bir eylem idiyse bugün Millet İttifakının seçim hareketi o denli örgütleşmiş ve kenetlenmiş bir eylemdir. Öylesine ki, Millet İttifakı içine alınmamış olan HDPnin de neredeyse ittifak içindeymişçesine değerlendiriliyor olması, Meral Şenerin bile Kürt Halkına
doğru mesajlar veriyor olması, hareketin biçim ve yönünün doğruluğunu göstermektedir.
Türkiye bir değişimi özlediğini meydanlarda haykırırken, bunu sandıkta gerçekleştireceğini artık belli etmiştir.

AYRINTILARA BAKALIM
Millet İttifakının ve HDPnin, Milletvekili Genel Seçiminde, TBMMinde çoğunluğu elde edebilmesi artık çok şaşırtıcı bir sonuç olmayacak. Erken kamu oyu araştırmaları bile bunu göstermeye çoktan başladılar. Cumhurbaşkanlığını da, savunduğu gibi ilk turda alamazsa bile, ikinci turda Muharrem İnce alacak gibi görülüyor. Buna da artık şaşırmayacağız, çünkü ikinci tura kalındığı takdirde tüm muhalefetin İnceyi destekleyeceğini açıklamış olması yeterli bir destek. HDP ne denli destek açıklamasını geri almış olsa da, günü geldiğinde desteklemekten başka bir çıkarı olmadığının bilincinde. İnce, meydanlarda hemen hemen her konuya ustalıkla değiniyor.

Son mitinglere doğru ondan beklenen bazı başka açıklamar da var.

  •  İnce henüz LGBT için bir açıklamada bulunmadı. Evlerinde ve sokaklarda öldürülmekte olan eşcinsellerin de bu toplumun insanı olduklarını, onların da eşit hak ve koşullarda yaşamaları için neler yapılacağını söylemedi.
  • İnce, Devletin Kültür Politikası olacağını ve özellikle de yerel yönetimlerin bu konuda daha çok kaynak ayırmaları gerektiğini söyledi söylemesine, ama Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrasının konserlerine aynı İsmet Paşa gibi gidip gitmeyeceğini henüz söylemedi. Ondan en azından, Türkiyenin kültür konusundaki en önemli markaları olan Fazıl Say ve Orhan Pamuk için bir iki söz söylemesini bekleyen bir kesimin de olduğunu göz ardı etmemesi gerektiği kanısındayım. Türkiyenin bu insanları ile de barışması gerekmiyor mu?
  • Günden güne yok olmaya yüz tutmuş olan yerel sanatların ve zanaatların da korunmasına ilişkin birkaç söz bekliyor İnceyi dinlemekte olan yüzbinler. 
  • Kadınların çalışanlar arasındaki oranını %50 ye çıkartacağını söylemiş olan İnceden, kadınların nerelere gelebileceğini, özellikle de siyasette daha etkin rol almaları için nasıl bir pozitif ayrımcılık yapılacağını duymak isteyenler de var.
  • Tayyip Erdoğan, bugüne kadar hemen hemen her konuda dün başka bugün başka şey söyleyerek insanların beyinlerini bulandırmayı adet haline getirmiştir. Bugün meydanlarda o videoları göstermek ve halkın aptal yerine konulmuş olduğunu belgelemek gerekmiyor mu? Tam da bu yüzden artık bıktığını bilen ama dillendiremeyen bir seçmen kitlesi var, dilleri çözmenin, oyların yönünü değiştirmenin bir yolu da bu olmalı diye düşünüyorum.

Artık Türkiyenin 13üncü Cumhurbaşkanı olacağına kesin gözüyle bakılan Muharrem İncenin, şimdi biraz da ayrıntılarla Erdoğanı köşeye sıkıştırmasının tam zamanıdır diye düşünüyorum. İnce ve diğer muhalif liderlerin, halkın üzerinden atmış olduğu korku battaniyesi katlayıp kenara koymalarının tam zamanı.

Bu seçimlerin kazanılacağının bir hayal olmadığını da gerçekçi biçimde anlatmak ve artık başka çıkış yolunun kalmadığının da altını kalın bir çizgiyle çizmek gerekiyor. İktidarın A B C planları olabilir, ama muhalefetin ve insan gibi yaşamak isteyen halkın bir tek planı olması gerekiyor, o da seçimleri kazanmak… 

Eğitim