unnamed-010.gif

darbeicindedarbegif.gif

YAZARLAR

Tüm Yazıları Mehmet Ali Güller

Türkiyenin en iyi Sorosçu siyasetçisi: Erdoğan

26.06.2017 07:56

Katar krizi döndü dolaştı, AKP Hükümetinin yanlış dış politikası nedeniyle en çok Türkiyeyi etkiledi. Önce Katara destek veren, fakat ABDnin Katarla anlaşması üzerine tarafsızlık açıklaması yapan hükümet, sıkışınca çareyi hızla Katara asker göndererek pozisyon kazanmakta aradı.

Bu durum, içeride de Türk Ordusunun varlık gerekçesini tartışmaya açtı. Katara asker göndermeyi savunanlar, sanki emperyalist bir ülkeymişiz gibi, Ordular kahramanlık için değil, ekonomi için vardırlar demeye başladılar.

Elbette ordular çeşitli nedenlerin yanında ekonomi için de vardırlar ama kendi ülkesinin ekonomisi için! Türk Silahlı Kuvvetleri Türk ulusal pazarını savunmak için vardır, Katarın pazarını korumak için değil!

Bu ayrımı anlamak için öncelikle Katara üs meselesini kendi tarihi kesiti içinde Ortadoğudaki siyasal mücadele zemininde incelememiz gerekiyor:

İRANI HEDEF ALAN ÜS ANLAŞMASININ KISA TARİHÇESİ

2 Temmuz 2012: Türkiye ile Katar Askeri Eğitim İşbirliği Anlaşması imzaladılar.

Gerekçe: Türkiye, Suudi Arabistan ve Katar Suriyede işbölümü içinde bir büyük operasyona başlamıştı!

19 Aralık 2014: Türkiye ile Katar Savunma Bakanları Türk Silahlı Kuvvetlerinin Katar Topraklarında Konuşlandırılması Konusunda İşbirliği Anlaşmasını imzaladılar.

Gerekçe: Türkiye, Suudi Arabistan ve Katar üçlüsü, Suriyede İranla karşı karşıya gelmişti. İranın Körfezden de dengelenmesi gerekiyordu!

4 Mart 2015: Türkiyenin Katarda asker konuşlandırılabilmesini öngören anlaşma Meclis Dışişleri Komisyonunda kabul edildi. Dışişleri Komisyonu anlaşmayla ilgili açıklamasında İleride benzeri anlaşmaların diğer Körfez ülkeleriyle yapılması ifadesini de kullanıyordu.

Gerekçe: Katar dışındaki ülkelerde de üs planlanıyordu, çünkü hedef İranın Körfezden sıkıştırılmasıydı!

16 Aralık 2015: Türkiyenin Katar Büyükelçisi Ahmet Demirok, üsle ilgili yaptığı açıklamada Türkiye ile Katarın ortak düşmanı var dedi! Demirok, Katar silahlı kuvvetlerini eğitmek üzere 100 Türk askerinin de Ekim ayından beri bu ülkede bulunduğunu açıkladı.

Anlamı: Türkiye ile Katarın ortak düşmanı İrandı. Zaten Erdoğan her fırsatta Pers yayılmacılığından şikâyet ediyor ve İranın Irak ve Suriyeden çekilmesini itiyordu!

KATAR KRİZİ VE HIZLA ONAYLANAN ÜS ANLAŞMASI

Ancak bu anlaşmalar silsilesi, bir türlü kalıcı bir askeri üs ile sonuçlanmadı. Katar, Müslüman Kardeşler nedeniyle komşusu Suudi Arabistanla sorun yaşamaya başlamıştı ve bir de Türkiyeye kalıcı üs vererek İranın hedefi olmak istemiyordu.

Zaten Tahran yönetimi, özellikle Türk Büyükelçi Demirokun ortak düşman diyerek İranı işaret etmesinden bu yana Katarı sıkıştırıyordu.

Katar Emiri meseleyi zamana yayacaktı. Anlaşma nasılsa yürürlükteydi, Türkiyeye geçici üs verilmişti ve 100 civarındaki Türk askeri de Katar askerlerini eğitiyordu. Emir de Erdoğanın en yakın dostu olarak AKP Hükümetini ekonomik sıkıntılara karşı destekliyordu.

Fakat Müslüman Kardeşler ile gerilen Katar – Suudi Arabistan ilişkileri, son iki yılda İran ve doğalgaz konuları ile Katarın Ortadoğudaki etkinliği nedeniyle derinleşti.

5 Haziran 2017: Ve Suudi Arabistanın liderlik ettiği 7 ülke teröre destek verdiği gerekçesiyle Katarla diplomatik ilişkilerini kesti!

6 Haziran 2017: 2 yıldır Türkiyeyi bekleten Katar, hızla kalıcı üs için yer belirledi. AKP Hükümeti 2 yıldır bekleyen anlaşmayı hızla TBMM Genel Kurulu gündemine aldı ve onayladı.

TRUMPİZM: HERKESE MAL SATMAK!

ABD krizin ilk gününden itibaren Suudi Arabistanı destekledi. Dahası, ABD Başkanı Trump Katarın hedef alınmasına işaret ederek, Suudi Arabistan Kralına ziyaretin karşılığını aldığımızı görmek güzel diyordu!

Trump ilk yurtdışı ziyaretini Riyada yapmış ve 110 milyar doları şimdi olmak üzere toplam 380 milyar dolarlık silah anlaşması imzalamıştı!  ABD-Meksika sınır duvarının parasını Meksikaya ödeteceğini söyleyen işadamı Trump, Ortadoğudaki askeri masrafları da Suudi Arabistan ile Katara ödetmek niyetindeydi ama Katar biraz ağırdan alıyordu…

15 Haziran 2017: Fakat sıkışan Katar Washington onaylı Suudi ablukasında zaman kazanmak ve nefes almak için Trumpın şartlarını kabul etti. ABD ile Katar, 12 milyar dolarlık 35 adet F15 savaş uçağı anlaşması imzaladılar. Ayrıca iki ülke ortak deniz tatbikatı yapacaktı. Hemen yapılan tatbikatın resmi ismi ise oldukça anlamlıydı: Bizler Faniyiz, Katar ve Emiri Temim Kalıcıdır!

Özetle Trumpizm uygulamadaydı: ABD Suudilere 110 milyar dolarlık silah, Suudilerin terörist ilan ettiği Katara 35 adet F15 savaş uçağı ve baş düşman ilan ettiği İrana da 60 adet Boing yolcu uçağı satıyordu!

16 Haziran 2017: ABD-Katar silah anlaşması ile ortak deniz tatbikatının ilk sonucu şu oldu: Başından beri Katara açık destek veren Türkiye, tavır değiştirdi. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu Körfez krizinde taraf tutmamız söz konusu değil diyordu!

18 Haziran 2017: Dahası, Ankara bir denge aramak adına, Suudi Arabistanda da askeri üs kurma teklifinde bulunuyordu! Suudi Arabistanın resmi haber ajansı WAS, Kralın Türkiyenin üs teklifini reddettiğini açıkladı.

20 Haziran 2017: Bu arada Katarda beklenen saray darbesi Suudi Arabistanda gerçekleşiyordu. Kral Selman, veliaht prensi Naifi görevden alarak yerine kendi oğlunu atıyordu!

21 Haziran 2017: İşler ABD açısından kazançlı hale dönüşünce, Washington adımlar atmaya başladı. Kral Selmanla görüşen Trump krizin çözümünü ele aldı. Ardından ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson, Katarı ablukaya alan ülkelerden hızla akla yatkın ve uygulanabilir talepler sunmasını istedi.

AKPNİN KAZANÇ ELDE ETME HAMLESİ

ABD hem Sudi Arabistana hem de Katara silah satarak Ortadoğu maliyetlerini müttefiklerine yıkarken, krizden en çok etkilenen ülke Türkiye olmuştu.

AKP Hükümeti hızla Katara asker gönderip yerleşmeyi en azından bir kazanım görüyordu ve harekete geçildi.

Katara asker gönderilerek PKKye destek veren ABDye karşı konumlanılacağı vurgularıyla Katarın fethi yazıları yazılmaya başlandı. Öyle ki, Erdoğanı artık milli ve antiemperyalist gören kesimler bile havaya girmiş, Ordular kahramanlık için değil ekonomi için vardır diyerek kraldan çok kralcılık yapmıştır!

22 Haziran 2017: İlk Türk birliği Katardaki El Rayyan Askeri Üssüne yerleşti.

Böylece, bir zamanlar ABDli para spekülatörü Sorosun Türkiyeye söylediği en iyi ihraç malınız, askerinizdir sözü hayata geçmiş oluyordu! Hayata geçiren de, Erdoğan oluyordu!

23 Haziran 2017: Suudi Arabistan liderliğindeki ülkeler Katara 13 maddelik bir talep listesi sundu. Taleplerden 2 numaralısı, Katarın Türk Üssünü kapatmasıydı!

Peki şimdi ne olacak? Görünen o ki, ABD kıvama getirdiği Körfez ülkelerini Camp David benzeri bir barışla İrana karşı mevzilendirip İsraili rahatlatacak.

Gelişmeleri izleyeceğiz…

ULUSAL ORDULAR, ULUSAL PAZARI SAVUNUR, BAŞKASININ PAZARINA KORUMALIK YAPMAZ!

En baştaki konumuza dönersek…

Türkiye emperyalist bir ülke değildir. Bu nedenle Katar örneğinden hareketle Ordular kahramanlık için değil ekonomi için vardır iddiası Türkiye için geçerli değildir.

Kaldı ki Katar örneğindeki somut durum tersidir: Katar, AKP Hükümetinin ayakta kalmasını sağlayan para girişlerinin karşılığında Türkiyeden güvenlik satın almaktadır!

Özetle, Türkiye için Mehmetçik ihraç edilecek bir mal değildir! Türkiye ezen-ezilen dünya saflaşması içinde nesnel olarak ezilenler cephesindedir. Mehmetçik öncelikle yurt savunması için vardır.

Yurt savunması ise aslında ulusal pazarın savunması demektir. Dolayısıyla Türk Silahlı Kuvvetleri Türk ulusal pazarını savunmak için vardır, Katarın pazarını korumak için değil!

Meselesi ekonomi olanlar, Mehmetçiği ihraç malı olarak görmek yerine, öncelikle kafayı üretim ekonomisi oluşturmaya taksınlar!

Eğitim