unnamed-010.gif

darbeicindedarbegif.gif

YAZARLAR

Tüm Yazıları İbrahim Kaya

CHPnin seçim beyannamesi üzerine

26.05.2018 23:40

CHP Seçim Beyannamesini bugün yaptığı toplantıda Genel Başkan Kılıçdaroğlunun konuşmasıyla açıkladı. Beş temel sorun alanı belirlemiş olan beyanname, haliyle, bu beş sorun alanına dair çözümleri de içeriyor. Ekonomi, eğitim, toplumsal barış, dış politika ve demokrasi sahalarında ciddi sorunlar bulunduğu ve bu sorunlara CHPnin çözüm getireceği iddiası beyannamenin esasını oluşturuyor. Aslında hem mevcut sorunları teşhis etmek hem de bu sorunlara çözüm üretmek anlamında beyannamenin hiç fena olmadığı söylenebilir.

FENA GÖRÜNMÜYOR AMA İHTİYAÇ BAŞKA

Ekonomik sahada, üretkenliğin, verimliliğin, tarım gibi belirli sektörlere desteğin ve muhtemelen en önemlisi bir önceki seçim beyannamesinin de temelini oluşturan Merkez Türkiye Projesinin öne çıkarıldığı gözlenmektedir. Eğitim sahasında, en önemlisi, 180 bin öğretmen atamasının bir yıl içinde gerçekleştirileceğinin, öğrencilere ücretsiz kahvaltı ve öğle yemeğinin verileceğinin, tüm okullarda tam gün uygulamasına geçileceğinin, yurt sorunlarının çözüleceğinin ve üniversiteye özerklik verileceğinin beyan edilmesi, kuşkusuz eğitimde büyük iyileştirmeleri müjdelemektedir.

Toplumsal barış hususunda, Kürt sorununun mecliste çözülmesinin, insanların anadilini öğrenmesinin öneminin, herkese eşit hakların sağlanmasının vurgulandığını görüyoruz. Dış politikada, Avrupa Birliği ile ilişkilerin normalleştirileceği, Suriyede iç barışın sağlanması yönünde politika üretileceği, bütün komşularla gerilimli ilişkilerin sonlandırılacağı ve Türkiyenin bölgesinde model ülke olarak öne çıkmasının sağlanacağı ifade edilmektedir. Demokrasi sahası açısından ise; OHALin kaldırılacağı, parlamenter sistemin güçlendirileceği, %10 barajının kaldırılacağı, bağımsız ve tarafsız yargının kurulacağı, kuvvetler ayrılığının sağlanacağı beyan edilmektedir.

Bu hedefler beyannamesinin oldukça yerinde olduğu ve gerçekten sorunlara çözüm oluşturacağı söylenebilir. Ancak, Türkiyenin bugün gelmiş olduğu aşamada daha başka, daha değişik bir gelecek tasavvuruna ihtiyaç olduğu gerçeği gözden kaçmış veya görülememiş ya da görülmek istenmemiş. Yukarıda özetlediğimiz beyanname Türkiyenin sorunlarına çözüm oluşturuyor diye düşünülebilir elbette, ama bunu CHP nasıl yapacak?

Bugün asıl ihtiyacımız böyle bir beyannameden ziyade toplumun geniş kitlelerinin üzerinde uzlaşacağı bir Yeniden Cumhuriyet inşasına yönelik beyannamedir (bu hususta bu köşede 22 Ekim 2017de yazdığım Büyük Meselemiz: Yeniden Cumhuriyette Uzlaşmak başlıklı yazıma bakılabilir).

CHP seçmenlerine yönelik olarak belki beş sorun alanından ve bu sorunlara çözümlerden bahseden beyanname çekici gelebilir, ama uzun zamandır yazdığımız gibi bugün atılması gereken asli adım toplumun uzlaşıya çağrılmasıdır! Toplum son yıllarda çok ciddi boyutlarda ayrışmış bir noktaya getirildi ve dağılma sürecine girdi. Yani dağılmakta olan toplumun yeni bir uzlaşıya çağrılması bugünkü asli görev ve sorumluluktur!

ASLİ GÖREV: TOPLUMU UZLAŞIYA ÇAĞIRMAK

Böyle bir uzlaşıya çağrı için evvela mevcut durum teşhisinde Cumhuriyetin hem biçimsel hem içerik olarak kaybedildiğinin vurgusu asli öneme sahiptir. Yani biz büyük uzlaşımızı, Cumhuriyeti, yitirdik, bu nedenle, memleket uzun süredir hiçbir sahasında normal işleyişe sahip değil teşhisinden daha doğrusu gerçeğinden hareketle önceliğin Yeniden Uzlaşıyı sağlamaya verilmesi gerekirdi. Türkiyenin koşulları, normal demokrasilerin koşullarıyla aynı olmadığından, şu sorunlarımız var, onları da şöyle çözeceğiz mantığının seçim kazanmak için yeterli olmadığı bilinmek durumundadır.

İktidar hedefinin ancak büyük bir gelecek kurgusuyla gerçekleştirilebileceği ortadadır ve bu nedenle CHPnin büyük gelecek kurgusu sözünü ettiğim Yeniden cumhuriyette uzlaşmak olabilir ancak. Aksi halde, kitleleri heyecanlandırmak ve özellikle de bu kitleleri bir araya getirmek ve memleketin normalleştirilmesi yönünde gücü ele geçirmek yani iktidar olmak mümkün olmayacaktır.

Meseleyi şöyle örneklendirebiliriz: CHPnin seçim beyannamesini okuyan veya dinleyen seçmenler tamam, yani, olabilir, fena değil diyebilir, ancak, büyük bir heyecan duymaz, çünkü Yeniden İnşa duygusuna sahip olmayacaktır.

Büyük bir heyecan duymadığında, özellikle kendisini yeni bir inşaya ve uzlaşıya davet eden bir büyük gelecek kurgusunu görmediğinde, seçmen kuşkusuz neden CHP sorusunu soracaktır. Genel bir perspektiften yoksun olmak ve detayda iyi bir programa sahip olunsa bile gelecek kurgusunu ima eden bir büyük başlıktan yoksun olmak Türkiyede seçim başarısı getirmez, getirmiyor.

Elbette işsizlik sorunu CHPnin bütün siyaset yapıcılarının en temel söylemleri içinde olmalıdır; kuşkusuz yoksulluğun nasıl çözüleceğine dair projeye parti sahip olmalıdır; muhakkak mazot fiyatları dahil olmak üzere çiftçinin sorunlarını konuşmak etkili olacaktır …

Ancak, bütün bu yaşamsal sorunların çözümüne yönelik en iyi projelere sahip olsa bile, partinin iktidar hedefinin gerçekleşmesi mümkün görünmüyor. Genel perspektifin içinde bu sorunlara dair siyasal söylemler elbette işlevsel olacaktır, fakat genel bir perspektifi kurmadan işlenecek her tür sosyal sorun çözümü anlayışı mevcut AKP hegemonyasını yerinden etmeye yetmeyecektir.

Bu nedenlerle, Türkiyenin büyük bir dönüşümünü gerçekleştirmiş partinin bugün yeni büyük bir dönüşümü gerçekleştireceği anlayışı benimsenmek zorundadır. Başka bir ifadeyle, geleceği şekillendirmek partinin büyük iddiası olmak durumundadır.

KURULAN İTTİFAKIN ANLAMI: YENİDEN MİLLET OLUYORUZ

Bu hususta iki temeli görmek zorunludur: birincisi biraz önce söylediğim gibi toplumun büyük bir uzlaşıya çağrılması zorunluluğu ve ikincisi zaten partinin kendisinin de kabul ettiği gibi resmi olarak bir ittifaka duyulan ihtiyaç. Madem ki toplum ancak bir yeniden inşada uzlaşıya evet dediğinde kurtuluş gerçekleşecekse ve bu da ancak bir ittifak aracılığıyla hayata geçirilebilecekse, o halde, CHPnin bugün yaptığı gibi bir seçim beyannamesine sahip olmasının anlamı ve işlevi nedir?

Toplum olarak biz diyemediğimiz bir aşamadaysak, ahval ve şeraitimiz bir dağılma sürecinde olduğumuz hususunda ise, özne olarak yeniden yapılanmaktan ve bunun için yeniden uzlaşmaktan başka bir ihtiyacı öncelikli görmek, körlükten başka hiçbir anlama gelmez (bu hususta bu köşede 7 Aralık 2017de yazdığım Yeniden Cumhuriyette Uzlaşıyoruz başlıklı yazıma bakılabilir).

Bu sebeple, Yeniden Millet Oluyoruz sloganı Millet için Geliyoruz sloganından çok daha yerinde olurdu. Yani bir son ve bir başlangıç aşamasında olduğumuz ve bunun memleket için tarihsel dönüm noktası olduğu açıkça telaffuz edilmeliydi. Olası bir kafa karışıklığını önlemek amacıyla, söylemek gerekir ki partinin seçim beyannamesinde ciddi eksiklikler yoktur, hatta oldukça iyi bir beyannamedir. Zaten bu yazının kastı da onun iyi olmadığını ortaya koymak değildir.

Ancak, uzun zamandır gözlemlediğimiz ve yazdığımız gibi, bugün memleketin meselesi gerçekten beyannamede sözü edilen beş sorun alanında yapılacak iyileştirmelerle geçiştirilecek bir mesele değildir. Memleketin meselesi çok derindir ve köklüdür.

Bu derin ve köklü mesele zorunlu olarak yeniden inşayı zorunlu kılmaktadır ve yeniden inşa öncelikle toplumun büyük bir uzlaşıya çağrılmasını gerektirmektedir. Bu yeniden uzlaşının elbette en önemli aktörü CHP olabilir ama kendisinin de farkında olduğu gibi tek başına bunu yapamaz.

İttifakta yer alan diğer partilerle seçim beyannamesi yarıştırmak, herhalde, partinin tercih ettiği bir yarış olamaz. Yani bugün açıklanan beyannameyi savunmak ittifaktaki diğer partiler ile bir seçim yarışına girmek anlamı taşıyabilir. Halbuki bu hususta esas yarış Cumhurbaşkanlığı seçimindeki yarıştır; Muharrem İncenin ilk turdaki ikinciliği CHPnin en önemli önceliği olmak zorundadır; meclis çoğunluğu için zaten ittifak kurulmuştur ve birlikte hareket etmek işin doğası gereğidir. Cumhurbaşkanlığı seçiminde ise kendi adayının ikinciliği için deyim yerindeyse alanda savaşmak zorundadır. Bir kere bu hedef gerçekleştiğinde cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turunda daha da geniş bir ittifak arayışı zaten zorunlu olacaktır. Sonuç olarak yeniden inşa için ittifak şarttır ve parti bu amaçla ittifak kurmuştur, ama seçim beyannamesi bu esas meseleyi yani yeniden cumhuriyet inşasını görmezden geldiği hissini fazlasıyla uyandırmaktadır.

 

 

Eğitim