unnamed-010.gif

darbeicindedarbegif.gif

YAZARLAR

Tüm Yazıları Alev Doğan

İşte o gün sizi tanrılar bile kurtaramaz

01.05.2017 10:10

Cemal Süreyanın pek sevdiğim şiirlerinden birisidir. Şiiri, kaybettiği bir iddia sonunu soyadındaki ylerden birinden feragat etmek zorunda kalmasından önce mi, sonra mı yazmış bilmiyorum ama, bir ağızdan tutturduğumuz gün hürlüğün havasını, bugün Türkiyeyi bu duruma getirenleri tanrıların bile kurtaramayacağını biliyorum, biliyoruz.

İşte o hürlük havasının provalarından bir tanesi daha geldi çattı. Bugün yeni bir Cumhuriyet talebi ile emekçiler, 16 Nisandaki hayırlarını daha da büyüterek, AKP iktidarına, emperyalizme, sermaye sınıfına yağma yok, biz varız diyecekler.

AKPnin, sermayenin kalemşörleri istedikleri kadar burun kıvırsınlar, istedikleri kadar küçümsesinler. Hadi eli arttıralım, köşelerinden külhanbeyliği yapmakta özgürler hatta. Çünkü biz onların cesaretlerini, 15-16 Haziran günlerinde işçi sınıfı iktidara yürüyor korkusu ile bavullarını toplayıp yurtdışına kaçmaya çalışan patronlarından biliyoruz. Çünkü biz onların gözüpekliklerini, 6. Filoyu kıble alıp namaz kıldıkları günlerden hatırlıyoruz. İşçi sınıfının dünyayı yaratan elleri, şartellere uzandığında da görmek isteriz bu korkusuzluğu onların gözünde. Bugün sergiledikleri cesaret örneğinin aynısını, fabrikalar, tarlalar, siyasi iktidar ez cümle her şey emeğin olduğu zaman da göstermelerini isteriz. 

Eski suç ortaklarına operasyon bahanesi ile meslektaşlarımızı cezaevlerine tıkarken, akademisyenleri üniversitelerden atarken, okumuş insanların emekçi halka karşı sorumluluğun farkında olan öğrencileri gözaltlarında günlerce tutarken sergiledikleri pervasızlığı yine sergilemelerini isteriz.

Bu ülkenin yurtseverleri emperyalizme karşı direnirken, onları vatan haini ilan eden dillerinin, kalemlerinin yine konuşmasını, yazmasını bekleriz.

Bu ülkenin bütün değerleri sermayeye peşkeş çekilirken, bu gidişe dur diyenlere, TEKEL işçisi ile Ankaranın soğuğunda nöbet tutanlara, SEKA için alanlarda coplananlara, diklenmelerini yinelemelerini isteriz.

Mesela yine sorsunlar isteriz, sokak ortasında tecavüze, tacize uğrayan, kocası,sevgilisi tarafından katledilen kadınların hesabını sorduğumuzda, o saatte orada ne işi vardı ya da o da boşanmak, ayrılmak istemeseydi diye. 

Çalışmak zorunda kaldığı için YGSye geç kalan, okul harçlığını biriktirmek için çalıştığı inşaatın çatısından düşerek ölen gençlere, bir yenisi daha eklenmesin diye değiştirdiğimizde bu düzeni, yine kafalarını kuma gömsünler isteriz.

Çünkü cesaret bunu gerektirir.

Yalnızca bugün klavye başında, gazete köşelerinde yazmakla, tehdit etmekle, hakaretler yağdırmakla olmaz…

Çünkü biraz da Cemal Süreyanın dediği gibi;

..biz şimdi alçak sesle konuşuyoruz ya
sessizce birleşip sessizce ayrılıyoruz ya
anamız çay demliyor ya güzel günlere
sevgilimizse çiçekler koyuyor ya bardağa
sabahları işimize gidiyoruz ya sessiz sedasız
bu, böyle gidecek demek değil bu işler
biz şimdi yan yana geliyoruz ve çoğalıyoruz
ama bir ağızdan tutturduğumuz gün hürlüğün havasını
işte o gün sizi tanrılar bile kurtaramaz

Eğitim