unnamed-010.gif

darbeicindedarbegif.gif

Çankaya Noteri'ne ihtiyacımız yok!

Çağlar Ezikoğlu

Başlığa bakıp aldanmamak lazım. Bu ülkede görev ifa eden bütün noterler, görevleri gereği önlerine gelen her dosyayı dikkatlice ve titizlikle inceleyip ona göre işlemlerini yaparlar. Dolayısıyla yazının başlığı noterlerle alakalı değil elbet, doğrudan doğruya Çankaya Köşkü’nde görev yapıp önüne gelen her dosyayı jet hızıyla onaylayan ve bu sebeple 'Çankaya Noteri’ sıfatı taşımayı hak eden eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile alakalı. Düzenin temsilcilerinin Erdoğan sonrası 'yeni AKP’ arayışı çalışmalarının baş aktörlerinden birisi oldu Abdullah Gül son günlerde. 2002’de Türkiye’yi yeniden dizayn etmek amacıyla AKP iktidarına yol veren düzenin temsilcisi Batılı güçlerin bugünkü yeni düzen dizaynında Türkiye’nin başında görmek istediği bir aktör haline geldi Gül. Tabi tek destek yurtdışından değil, geçtiğimiz günlerde muhalefet partilerinden birisi olan HDP’nin bir milletvekili çıkıp 'Türkiye’nin buhranlı halinden kurtulmamız için Abdullah Gül’e ihtiyacımız olduğunu’ ifade etti.

Bu ülkenin girmiş olduğu derin krizden kurtulmak için çok yol vardır ama bu yollardan birisi kesinlikle bu krizin müsebbiplerinden birisine başvurmak değildir. 'Yetmez Ama Evet’çi liberallerden Fethullahçılara, Kürt siyasetçilerden kimi muhalif görünümlü liberal solculara kadar geniş bir skalada Çankaya Noteri Abdullah Bey’e destek verenler çıkacaktır. Lakin bu destek hiçbir zaman tarihi gerçeklikleri ortadan kaldırmaya yetmeyecektir. Gelin bakalım bugünlerin mimarı olan Çankaya Noteri’nin icraatlarına;

7 yıllık Cumhurbaşkanlığı görevi süresince önüne incelenmesi ve onaylanması amacıyla TBMM’den tam tamına 886 yasa geldi. Dile kolay, 886 yasa. Çankaya Noteri ise görev alanında yer alan 'onaylama’ kısmını başarıyla ifa ederek tam tamına 882 yasayı jet hızıyla onaylamıştı. 7 yıllık görevi süresince sadece 4 yasa Abdullah Bey tarafından Meclis’e geri gönderildi. Bu 882 yasa içerisinde ülkenin girdiği derin buhranın temelini atan ve tek adamlığa gidişin önünü açan hangi düzenlemeler vardı?

Alkol ile ilgili düzenlemeleri içeren yasa ile 22.00 ile 06.00 arasında alkollü içeceklerin perakende satışı yasaklandı. Her fırsatta özel hayata tek bir müdahalesinin olmadığını iddia eden AKP iktidarının özel hayata doğrudan bu müdahalesi çokça tartışılıp eleştirildi. Lakin Çankaya Noteri Abdullah Bey için bu eleştiriler çok önemsenmeyecek ve bir gece yarısı bu düzenleme kendileri tarafından onaylanacaktı.

Çankaya Noteri’nin her fırsatta övüldüğü hususlardan birisi de Gezi Parkı direnişi esnasında daha sağduyulu ve ılımlı olduğuna dair görüşlerdir. Ama her ne hikmetse Gezi Parkı sonrası Meclis’ten geçen bazı tedbirler ve düzenlemeler de Çankaya Noteri tarafından jet hızıyla onaylanacaktı. Gezi Parkı direnişi süresince sağlıkçıların direnişçilere yardım etmesi siyasi iktidarı rahatsız etmiş ve hükümet onayı olmadan acil ilk yardım müdahalesi yapan doktorların hapis cezası ile cezalandırılmasını öngören bir yasa değişikliği hazırlanmıştı. İşte bu yasa değişikliği de Çankaya Noteri tarafından jet hızıyla onaylandı.

Aralık 2013’de ayyuka çıkan AKP-FETÖ kavgası sonrası siyasi iktidar tarafından HSYK’nın doğrudan doğruya yürütmeye bağlanıp güçler ayrılığı ilkesinin tarihe karışacağı bir düzenleme hazırlandı ve Çankaya Noteri’ne yollandı. Noter Abdullah, düzenlemede 15 hususta anayasaya aykırılık gördüğünü, bunu Adalet Bakanı’nı çağırıp söylediğini, Meclis’te de gerekli değişikliklerin yapıldığını, bu nedenle onayladığını belirterek hâlâ anayasaya aykırılık tartışması varsa bunu Anayasa Mahkemesi’nin değerlendirebileceğini ifade etti. Yani anayasaya aykırı maddeler olmasına rağmen, Noter Bey bu aykırılıkların Anayasa Mahkemesi tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyleyip görevini açıkça ifa etmekten kaçınmıştır.

Kendisi dönemindeki bir diğer tartışmalı yasama faaliyeti de internete sansür ile alakalıydı. Sosyal medyaya türlü yasak getiren ve internet erişiminde sansürlere olanak sağlayan bir yasa geldi Çankaya Noteri’nin önüne. Bu yasa tasarısı toplumun geniş kesimlerince protesto edilmişti ve bu kesimler Cumhurbaşkanı Gül’den veto yetkisini kullanmasını istedi. Daha önce olduğu gibi Noter Abdullah bu yasada da Anayasaya aykırılıkları tespit etti etmesine. Ama yine bu aykırılıkların daha sonra hükümet tarafından düzeltileceğine inanarak bahse konu Sansür yasasını jet hızıyla onayladı.

Bu olaylar Çankaya Noteri’nin karnesinden sadece birkaç örnek, bu örnekleri çoğaltmak o kadar kolay ki. Peki Çankaya Noteri’nin memlekete zararlı tek faaliyeti bu muydu? Elbette hayır, kendinsin atadığı bürokratların neredeyse tamamına yakını bugün ya Fethullahçı terör örgütü üyeliği suçlamasıyla yargılanıyor ya da benzer suçlama ile kamu görevlerinden ihraç edilmiş durumda. Kendisinin danışmanlarından Ayşe Yılmaz Haziran 2017’de FETÖ üyeliği suçlamasıyla tutuklanırken, yine Anayasa Mahkemesi üyeliğine atadığı ve kendisine yönelik eleştirilere karşı 'kim ne derse desin doğru yaptığıma inanıyorum’ dediği eski AYM üyesi Alparslan Altan’ın FETÖ örgütü içerisinde 'Selahattin’ kod adıyla FETÖ lehine çalıştığına dair fezleke hazırlandı. Çankaya Noteri Abdullah Bey ile iltisaklı veya ona yakınlığıyla onlarca akademisyen, gazeteci, danışmanın bugün Fethullahçı örgüt üyeliği saptanmış ve yargı makamlarınca haklarında çeşitli fezlekeler hazırlanmış durumda. Bunlar dışında FET֒nün Ergenekon Balyoz kumpaslarına yönelik tek bir itiraz sesi çıkarmayan ve dahi bu kumpasları açıkça destekleyen Çankaya Noteri Abdullah Bey, FET֒nün KPSS’deki soru hırsızlığını ise can siparene bir şekilde savunmuştu. Bugün o hırsızlık sürecinin aktörlerinden olan ve bugün FETÖ üyeliği suçlamasıyla hapiste yer alan eski ÖSYM Başkanı Ali Demir’in KPSS sürecindeki soru hırsızlığının olmadığına dair açıklamaları Çankaya Noteri’ni tatmin etmiş ve Noter Abdullah Bey tarafından FET֒cülerin bu hırsızlığı sümen altı edilmişti.

Aslında Çankaya Noteri’nin faaliyetleri hakkında yazacak çok şey var da, burada keselim. Kendisinin Milli Görüş hareketinin bölünmesi sürecinde Erbakan’a karşı nasıl sinsi bir şekilde hareket edip süreci yönettiğini dikkatlice irdeleyenlerden birisiyim. Kendisinin siyasi mecradaki garanticiliğini de bilirim. Son birkaç yıldır AKP içerisinde Milli Görüş’teki gibi bir Gelenekçiler-Yenilikçiler bölünmesini yaşanacağını öngörüyorum ve bu öngörüm de her geçen gün doğrulanıyor. Fakat bu çatışmadan ülke lehine bir fayda bekleyenler veya AKP içerisinde Erdoğan’a karşı bazı aktörlerden medet umanlar var. Kusura bakmayın ama başta Çankaya Noteri dahil ülkeyi bu hale getirenlerden hiçbirisine ihtiyacımız yok! 'Erdoğan kötü ama AKP iyi’ veya 'Erdoğan gitsin ama AKP’li biri ile yola devam edelim’ gibi anlayışlarla hareket ettiğinizi gayet iyi biliyorum, ama bu ülkenin ilerici Atatürkçü yurtseverleri bu haince ve sinsice yaklaşımlarınıza her zaman karşı duracaktır, bunu da unutmayın!..


 

Çok Okunanlar

AKP'nin mitingine kaç kişi katıldı?

Alaattin Çakıcı'dan Meral Akşener açıklaması

Pentagon'dan Menbiç açıklaması

Tuncay Özkan da KHK'ya takıldı

İnce: Erdoğan Allah'tan korkmaz, kuldan utanmaz bir yalancı

İlgili Haberler

ABC Forum

Ali Koç başkan, peki şampiyon kim?

ABC Forum

Ali Koç FETÖ iddialarına cevap verdi

ABC Forum

Engeli nasıl aştık?

ABC Forum

Cumhurbaşkanlığı seçimleri aday kriterleri

ABC Forum

'Hesap vereceksin tetikçi Küçük'

ABC Forum

Şuraya Bir 'Afrin' Çizelim - “Bordo Bereliler 2 Afrin'

ABC Forum

Zübükler…

ABC Forum

Kadınlar Günü...

ABC Forum

Bir Toplumsal Fenomen Olarak; Müslüm Gürses

ABC Forum

Gariban…

ABC Forum

Gerçekten Yaşamak!

ABC Forum

Hangi inanış 6 yaşındaki çocuğun evlenmesini mübah kabul eder?