unnamed-010.gif

darbeicindedarbegif.gif

YAZARLAR

Tüm Yazıları Noyan Umruk

Kıbrıs: Tam zamanı yumuşak karnımıza vurmanın

07.01.2017 12:00

Neden tam zamanı?

Çünkü ülke, terör, yolsuzluk, hukuksuzluk, toplumsal kamplaşma ile karnına yumruk yemiş boksör gibi devlet krizi içinde kıvranmakta…

Ekonomik gidişat hiç açıcı değil. Türk lirasındaki devalüasyon %40a varınca kredi faizleri katlandı; Kredi Derecelendirme Kuruluşları ile başımız belada… Devlet krizi ve Trumpın çok uluslu sermayeyi Amerikaya çağıran söylemleri, FEDin faiz politikaları ile kuruyan sıcak para muslukları ekonomik sorunu büyütmekte ve ülkeyi iyice köşeye sıkıştırmakta…

Üç dört cephede mücadele veren askerimiz moral ve disiplin, donanmamız ise bunlara ilaveten yetişmiş personeli açısından deprem yaşamakta…

Böylesine yumuşatılmış boksöre kim vurmaz?

İşte, tam bu sırada Kıbrısta liderler, en kısa sürede, her konuda uzlaşı sağlanmadan, hiçbir konuda uzlaşı yoktur ilkesi çerçevesinde anlaşmaya zorlanmakta…

Yumuşak karnımız üzerine oyunlar…

Artık yumuşak karnımız güneyimiz… Kıbrıs ve 932 kilometrelik sınırı ile güneydoğumuz…

Güneydoğu sınırımız sorunlar yumağına dönüştürüldükten sonra Şimdi Kıbrısa çullanmaktalar. ..

Bölgenin sınırlarını yenileme stratejilerine hala engel olabilen taşları büyük ölçüde temizledikleri kanısındalar…

Şimdi sıra Kıbrısta …

Neden Kıbrıs?

Kıbrıs Doğu Akdenizde devasa bir uçak gemisi olması nedeniyle küresel güçler için stratejik açıdan, doğal gaz potansiyeli ile ekonomik açıdan çok önemli…

Ama Türkiye için, yumuşak karnına bir hançer gibi uzanan konumu ve küresel güçlere karşı ulusal onur duruşu olması nedeniyle hem stratejik, hem de moral açıdan daha da önemli.

Ancak, başka bir büyük önemi daha var, Kıbrıs Türkleri ve Türkiye için… D. Akdenizdeki ciddi doğal gaz ve petrol yatakları… Cadı kazanına dönüştürülmüş D. Akdenizin doğal gaz yataklarında Kıbrıs Rum kesimi ile müşterek tatbikatlar yapan başta İsrail olmak üzere bazı sahildar ülkeler çokuluslu şirketlerle -hazır donanmamız kızaktayken- fink atabilmekte…(1)

unnamed-(2)-080.jpg

Yeni sürece eski sorular…

Şimdi gelin, yeni anlaşma taslağın bazı sorularla somutlaştıralım:

* Kıbrısta ABDnin de kullandığı iki İngiliz Üssü Dikelya ve Ağrotur (Akrotiri)1960 anlaşmalarına göre tam bir Bağımsız Devlet statüsünde iken (2) ve bu devletin şimdi bir de Kıta Sahanlığı oluşturulmuşken Türklerin can güvenliğinin yegâne teminatı olan Türk askeri adadan çıkartılıyor mu?

* KKTC devletliğinden, Kıbrıs Türk halkı milletliğinden vaz geçirtilip, azınlık statüsüne düşürülüyor mu?

*İki federe devlet, iki federal parlamento yerine başkanlığı dönüşümlü bile olmayan tek parlamento ile soydaşlarımızın konumunun, 1974 öncesi gibi korumasız sığıntı statüsüne dönüştürülmesi nasıl önlenecek?

* Türkiye, 1960 anlaşmaları ile elde ettiği hayati önemdeki garantörlük haklarından vaz geçirtiliyor mu?

* Jeolojik kopuşun sonucu İskenderun körfezine bir hançer gibi uzanan Dipkarpasın, ayrıca Maraş ve Güzelyurtun Rumlara teslimi öngörülüyor mu?.

*19 adacık sessiz sedasız işgal edilmişken, harita olarak mevcut durumda adanın yüzde 36sı Türk tarafına aitken, Annan Planında bile yüzde 29 olan bu oran daha geri gidilerek, Türk tarafının toprak pozisyonu, yüzde 25 e çekiliyor mu?

*Ayrıca anlaşma gerçekleşirse, Rumların 1974 öncesi mülkiyet haklarının tanınarak, mahkeme niteliğinde özel komisyon kurulması kararı ile KKTCdeki 30 bin dönümün tazminat ve takas yöntemiyle el değiştirmesi sureti ile 1 milyon 520 bin dönümü ise doğrudan Rum sahiplerine iade edilirken, bu günümüzdeki KKTC topraklarının yüzde 76sının Rum uyruklulara iadesi anlamına gelirken, bu durum topraklarının yüzde 80i eski Rum mülkü olan KKTCde kaosa yol açarken, muhalefet milletvekilleri, Rum ve Türklerin mülk konusunda karşı karşıya gelmesinin iç savaşa yol açacağı uyarısı yaparken, yabancılar da dahil Kuzey Kıbrıstaki mülk sahipleri endişeye kapılırken sizler neler yaptığınızın gerçekten farkında mısınız?

*Doğu Akdenizdeki doğal gaz yatakları üzerinde Kıbrıs Türklerinin Deniz Hukukundan doğan hakları gözetilip, sağlam esaslara bağlanıyor mu?

*Annan Planını referandumda onaylayan Türk tarafına söz verilmesine rağmen uygulamaya geçirilmeyen mali yardımın anlaşmaya varılması halinde başlatılması ve Kıbrıs Türklerinin sadece 200.000 kişilik bölümü için Avrupa vatandaşı sayılma havuçlarını hepimiz için küçük düşürücü bulmuyor muyuz?

Sonuç: Onlar için yumuşak karnımıza vurmanın tam zamanı ise, bizim için de One minute gibi ucuz şovlar yerine, 12 Ocakta Yetti gari… deyip bu uğursuz masayı devirmenin tam zamanı değil midir?

Ucuz kabadayılıkların ciddi tavırlara dönüştürülmesi zamanlarındayız…

İşte size gerçekten ciddi bir sınav…

(1)Umruk; Ege ve Kıbrıs sorunlarının perde arkası, Aydınlık G., 01.09. 2011ve Doğu Akdeniz cadı kazanı Aydınlık G., 08.09. 2011

(2) CIAin yayınladığı World Factbook 2005e göre https://www.cia.gov/library/publications/the-world-fact-book/index.html

Eğitim