unnamed-010.gif

darbeicindedarbegif.gif

YAZARLAR

Tüm Yazıları Mehmet Ali Güller

24 Haziran stratejisi

28.04.2018 10:53

AKP-MHP ittifakının oylar erimeden, ekonomi iyice inişe geçmeden ve de bizzat Erdoğanın gerekçesinden anlaşıldığı kadarıyla ABDnin savaş takvimine uyumlu baskın seçim ilanı, aslında erken ya da baskın değildi; bekleniyordu.

Bahçelinin 26 Ağustos çıkışının ardından Erdoğanın 24 Haziran diyerek iyice öne çektiği erken seçime neredeyse tüm muhalefet partileri hazırız tepkisi verdiler.

Fakat erken seçim ilanından şu saate kadar geçen zamanda ortaya çıkan aday belirsizliği tablosu ve bir türlü politikalara geçilememiş olması gösterdi ki, seçime pek çoğu henüz hazır değil!

ORTAK ADAY DEĞİL, ÇOK ADAY
24 Haziran Türkiye açısından, cumhuriyet açısından, demokrasi açısından şimdiye kadar yapılan seçimlerin en kritiği ve önemlisi durumunda. Bu, hem bu değerlerin yanında olanlar hem de karşısında olanlarca bilinen bir gerçek.

Cumhuriyet AKPlilerin zaman zaman dile getirdiği gibi 100 yıllık bir parantez mi olacak, yoksa onu yaşatmayı sürdürebilecek miyiz? Bu soruya şu andan sonra vereceğimiz ilk önemli yanıtın tarihi 24 Hazirandır.

O nedenle 24 Haziran Cumhuriyet kuvvetleri açısından stratejisi iyi belirleniş bir seçim olmalı.

Peki ne olmalı o strateji? Bizi ABCde okuyanlar ya da TELE1de izleyenler bilir, ilk günden beri şunu savunuyoruz: Erdoğanın, AKP-MHP (hatta BBP) ittifakının ilk turda kazanma şansı çok az. Üstelik katılımın artması halinde, neredeyse imkânsız olacak.

Bu nedenle stratejinin ilk ayağı şöyle olmalı: İlk turda katılımı artırmak için her kesimin sandığa gitmesini sağlayacak şekilde çok aday çıkarılmalı. TBMMde grubu olan partiler de, 100 bin imza bulacak partiler de, hatta 100 bin imza bulacak kimi şahıslar da aday olmalı.

Ortak adayın nasıl yanlış bir strateji olduğu Ekmeleddin İhsanoğlu vakasında görülmüştü.

İttifak, stratejinin ikinci ayağı için yapılmalı: Birinci turda en çok oyu alamayan iki aday dışındaki tüm adaylar, Erdoğanın karşısındaki aday etrafında toplanmalı, adayın görüşüne bakılmadan salt Cumhuriyeti yaşatmak ihtiyacıyla seçmenlerini o aday için oy vermeye çağırmalı.

Sandık güvenliği için de iyi örgütlendikten sonra, bu strateji, Türkiyenin gittikçe karanlıklaşan önünün yeniden aydınlık olmasını sağlayacaktır.

GÜL KAZIĞI
Peki muhalefet partileri ne yapıyor? Hangi stratejiyi izliyor?

24 Haziranın ilan edilmesiyle birlikte CHP, İYİ Parti ve Saadet Partisi ortak aday göstermek üzere görüşmeler yapmaya başladı. Ortak adayın kim olacağından bağımsız olarak, ilk turda ortak aday göstermek yanlıştır.

Dahası ortak aday için ismi üzerinde durulan Abdullah Gül ismi de Türkiyeye Ekmeleddin İhsanoğlu kazığından beter bir kazıktır.

CHP yönetiminin AKPye benzeyen adaylarla ve AKP kopyası (çarşafa rozet, türbana serbestlik) politikalarla iktidar olamayacağını 15 yıl sonunda hâlâ görememesi vahim….

Neyse ki Gülü ortak aday yapma hatasını, Merak Akşener adaylığını ilan ederek bozdu.

Ancak CHP ve Saadet Partisi, Gülün adaylığı için görüşmelere devam etti. Neyse ki CHP tabanından yükselen tepkiler, Erdoğanın Güle gönderdiği aracılar ve en önemlisi Gülün kazanacak garantiyi görememesi nedeniyle Türkiye bu kötü seçenekten, daha doğrusu seçeneksizlikten kurtulmuş oldu.

Fakat hâlâ ana muhalefet cephesinde bir seçenek oluşamadı: Kılıçdaroğlunun Gül şimdilik adaylarımız arasında değil diyerek başlattığı belirsizlik, CHP Grup Başkanvekili Özgür Özelin Erdoğanı en çıldırtacak zamanda, en çıldırtacak adayı açıklayacağız açıklamasıyla sürüyor.

CHP tabanını çıldırmaya götürecek belirsizlikler içerisinde de ise şu isimler konuşuldu, konuşuluyor: Yılmaz Büyükerşen, İlhan Kesici, Muharrem İnce, Selin Sayek Böke, Kemal Dervişin önerdiği Prof. Dr. Özgür Demirtaş, hatta Adnan Menderes!

SON DURUM
CHPde belirsizlik sürerken, adayları belirli iki muhalefet partisi var: Vatan Partisi ve HDP.

Vatan Partisi, 100 bin imza ile Doğu Perinçeki aday ilan edeceğini daha ilk günden açıklamıştı. Perinçekin ilk turda aday olabilmesi önemli. Zira karşısında konumlandığında Türkiyede Erdoğanı siyaseten en iyi hırpalayacak kişi hâlâ Perinçektir.

HDP ise Selahattin Demirtaşı aday göstereceğini açıkladı. Fakat HDP sözcüleri yine konumlarını pazarlığa açmış durumdalar. Açık açık ya ikinci tura kalan aday seçmenlerimizi memnun edecek şeyler vaat edecek ya da ikinci turu boykot edeceğiz demekteler. Boykot ise Erdoğana hediye olacaktır!

Saadet Partisi 1 Mayısta adayını ilan edeceğini açıkladı. Ortak aday olamayan Abdullah Gül, tek başına Saadet Partisinin adayı olmayı kabul etmedi. Keşke kabul etseydi; Türkiye hem kazanamayacak Gülden siyaseten kurtulmuş olur, hem de AKPden vekil ve oy devşirmesiyle yararlanmış olurdu.

İYİ Parti ise ortak aday görüşmeleri sürecinde Meral Akşenerin adaylığını ilan ederek Güllü oyunu bozmuştu. Akşenerin ikinci tura kalamaması halinde kalacak adayı destekleyeceğini ilan etmesi olumludur.

İKİNCİ TUR ADAYINDA BİRLEŞME İHTİYACI
Sonuç olarak CHPnin belirsizliklerle yürüttüğü sancılı sürece rağmen, süreç, çok adaylı boyutuyla yukarıda özetlediğimiz 24 Haziran stratejisine yine de uygun gidiyor.

Umarız CHP adayı, Akşener, Saadet Partisi adayı, Perinçek ve HDPnin Türkiyeci seçmeni Cumhuriyette birleşir ve Erdoğancıların 100 yıllık parantez hedefini ortadan kaldırır!

Türkiye, seçmeniyle, siyasi parti tabanıyla, tüm kesimleriyle, parti yönetimlerini buna zorlamalı, mecbur etmeli!

 

 

 

 

 

 

 

Eğitim