unnamed-010.gif

darbeicindedarbegif.gif

YAZARLAR

Tüm Yazıları Torun Ahmet Türkmen

Referandumun galibi: Demokrasiye, özgürlüğe sahip çıkan birey

21.04.2017 18:12

Referandumun üzerinden birkaç gün geçti. Şimdi soğukkanlı bir şekilde değerlendirme yapıp sonuç çıkarılması zamanı.

Öncelikle şunu vurgulamak gerekiyor; referandum sonucu siyasi iktidarın YSK ile birlikte çıkarılacak sonuçlarının, çok farklı seçeneklerle birlikte planlanıp ortaya konduğunu ortaya çıktı. YSK anayasa suçu işleyerek şaibeli bir sonucun ortaya çıkmasını sağlamış gözüküyor.

Bu sonuç hiçbir zaman kabul edilemeyecek, meşru olmayan sonuçtur. Gerçek sonuçlar, en azından açıklanan sonuçların tam tersidir. Ortaya çıkan veriler bariz bir şekilde HAYIR sonucunun çıktığını ortaya koymaktadır.

Bu sonuç hiçbir zaman kabul edilmemeli meşruiyeti olmayan bu referandum sonuçlarının iptal edilip, yerine toplumun ezici bir kesiminin açık tartışmaya katıldığı ve kabul ettiği demokratik ve özgürlükçü bir anayasa için yeni bir oylamaya gidilmesi talebinde ısrarcı olmak durumundayız.

Toplumun büyük bir bölümünde ve dünya kamuoyunda Hileli Anayasa konusunda derin bir güvensizliğin olduğu açık. Meşruiyeti siyasi iktidarın kimi kalemşorları tarafından bile sorgulanan, YSKya karşı güvensizliklerin olduğu kabul edilen yeni anayasa karşısında toplumun çok farklı kesimlerinden güçlü direniş örnekleri günden güne artmaktadır.

Bu süreci kesintiye uğratacak her girişim Hileli anayasanın meşrulaşmasına yol açacaktır. Bilinmelidir ki bu süreçte siyasetçiyim, aydınım diyen herkesin geleceği bu günlerde alacağı tutumla ölçülecektir.

Güçlü bir Hayır bloğunun oluştuğu, Erdoğan ve AKPnin istemeden de olsa güçlü bir toplumsal muhalefetin ortaya çıkmasına ve özgüven kazanmasına yol açtı. Özgür bireylerin ve bireylerin oluşturduğu girişimlerin ön aldığı bir süreç yaşadık. Bu olgu Gezi sürecinden daha güçlü ve ne yaptığının farkında bir karakter taşıyor. Türkiyede ilk defa ortaya çıkan bir oluşum bu. Bunun taşıdığı potansiyeli iyi kavramak gerekiyor.

Çoğunluğu oluşturan Hayır bloğunu siyasi oluşum ve partilere bağlamak doğru değildir. AKP çevreleri, siyasi iktidara yakın kimi yazarlar bu aralar başarıyı bir kişiye, ya da belirli çevrelere bağlama yarışına girdiler. Bunda ana amacın bu dinamizmin toplumsal özünün ve potansiyelinin gözlerden saklamaya dönük olduğu unutulmamalıdır. Bundan belirli bir guruba, ya da partiye özel bir paye çıkarma girişimlerine fırsat verilmemelidir. Ayrıca unutulmasın; topluma verilen Hile yaptırmayacağız, sandıkları koruyacağız tarzı güvencelerin de boş çıktı. Bu olumsuz algı ortadan kaldırılmak isteniyorsa, bundan sonraki süreçte kararlı ve ortak duruş hassasiyetle korunmalıdır.

Yasal süreç iyi takip edilmeli, peşin hükümlü olmadan, günün gelişmeleri ışığında her türlü yöntem, bu arada anayasal haklar zamanında kullanılmalıdır. Bu yöntemlerin başında kitlesel meşru sokak aktiviteleridir. İç hukuk yolları tükendiğinde Avrupa insan hakları mahkemesine mutlaka başvurulmalıdır. Bu durumun, özellikle iç kamuoyunda demokratik güçlerin elini güçlendireceği unutulmamalıdır.

Şimdi inisiyatif CHP başta olmak üzere siyasi partilerin elindedir. Bu konudaki ağırdan almalar, savsaklamaların ağır sorumluluğu olacaktır.

Kürtler üzerinden bir algı oluşturulmak isteniyor. Kürt kökenliler de dahil, vatandaşlarımız gereğini yaptı. Kürtlerin evet oyu verdiği şeklinde bir yönlendirme yapılıyor. Böylelikle hayır bloğu ile Kürtlerin arasındaki bağ koparılmaya çalışılıyor Verilere baktığımızda olayın hiç de yansıtıldığı gibi olmadığı, kırsal ile şehir oyları arasındaki fark görülecektir. Kırsaldaki baskı, şiddet ve hilenin, şehre göre çok daha fazla, tahammülleri zorlayan ölçüde olduğunun bilinmesi gerekiyor.

Referandum öncesine göre şimdi Erdoğan ve AKP çok daha zorda. Kendi kamuoylarını rahatlatmak için Atı alan Üsküdarı geçti deseler de sıkışmış durumdadırlar. Ciddi oranda taban kaybettiler. Seçim sürecinde kendi tabanlarını bile ikna edemediler. Toplum üzerinde Dünyada eşi benzeri görülmemiş baskı kurarak, devletin tüm imkanlarını kullanarak ve karşıtına hiç tahammül göstermemelerine rağmen başarılı olamadılar. Aldıkları oylar tamamen kişiliklere ve devlet imkanlarına dayanıyor. Tabanlarının önemli, bir bölümünü ya kaybettiler ya da onların gözünde inandırıcılıklarını yitirdiler.

İyimser olmak için şimdi elimizde çok daha fazla güç var. AKP iktidarı inişe geçti. İnisiyatifin bir bölümünü kaybettiler. Eğer hata yapmaz ve süreç iyi yönetilirse uzak olmayan gelecek demokratik güçlerde olabilir. Bu asla abartılı bir değerlendirme olarak görülmemelidir.

Eğitim