unnamed-010.gif

darbeicindedarbegif.gif

Erdoğan'ın 15 Temmuz konuşmasında dikkat çeken detaylar!

Orhan Şahin / ABC

AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan dünkü 15 Temmuz anma etkinliklerinde yaptığı konuşmada "50 milyonluk Türkiye'nin geleceğinin kurtarıldığını" söyleyerek ilginç bir çıkış yaptı. Erdoğan'ın konuşmasının satır aralarında dikkat çeken bir diğer ifade ise darbecilerin halk tarafından engellendiğini öne sürdüğü, "En ağır silahlar vatandaşlarımıza karşı acımasızca kullanıldı. Ama milletimin elinde sadece bayrağı ve imanı vardı" ifadeleriydi.

Erdoğan Türkiye'nin Fethullahçı çetenin işgal girişiminden kurtarıldığı günde, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik doğruluktan uzak ve ağır hakaret içeren sözleri ise gözden kaçmayan bir diğer nokta oldu. 

ERDOĞAN BÖLÜYOR MU?
Erdoğan'ın halkın tamamının karşısında olduğu kanlı girişimin yıl dönümünde sarf ettiği sözleri ise 'Bütünleştirmeye değil, ayrıştırmaya çalışıyor' yorumlarına neden oldu. Erdoğan'ın böyle bir günde bütün ulusu birleştirici bir üslupla kendi meşruiyetini de güçlendirme şansı varken bunu kullanmaması ve ayrıştıcı-düşmanlaştırıcı bir dile savrulması toplumun geniş kesimlerinde tepki çekti. 

KİM BU 50 MİLYON?
Türkiye'nin nüfusunun 80 milyon olmasına rağmen Erdoğan'ın 50 milyon vurgusu kafalarda karışıklık yarattı. Bu "50 milyonluk Türkiye" sözlerinin bir dil sürçmesi olup olmadığı ise anlaşılamadı. Erdoğan'ın bu sözleri eleştirilirken '50 milyonluk Türkiye' ifadesi ile sadece AKP ve MHP'ye oy veren vatandaşları kastetmiş olabileceği yorumlarının yapılmasına neden oldu. 

istanbul1.jpg

AKP'nin aldığı en yüksek oy oranının yüzde 49 olduğu anımsandığında, bu rakam 80 milyonluk Türkiye'nin 39-40 milyonuna denk geliyor. Erdoğan'ın 50 milyon ifadesi ile Anayasa referandumunda oluşan AKP-MHP ittifakına vurgu yaptığı yorumu, siyasi kulislerde konuşulan en önemli başlıklar arasına şimdiden girdi...

HEDEFİNDE KILIÇDAROĞLU VARDI
Erdoğan'ın konuşmasında dikkat çeken başlıklardan bir diğeri ise böyle bir günde ülkenin ana muhalefet partisinin liderini hedef almasıydı. 15 Temmuz gecesi Cumhuriyet Halk Partisi darbe girişimine karşı direnmiş, Meclis'in bombalanması sırasında CHP'liler de cuntanın karşısında durmuştu. Kılıçdaroğlu, meclis Başkanı İsmail kahraman'ın çağırısı üzerine hızla Ankara'ya giderek Meclis'te darbecilere karşı önemli bir konuşma yapmıştı.

Buna karşılık, Fethullahçı Çete ile ülkeyi 11 yıl birlikte yöneten, darbeci arkerlerin TSK'de terfi almasını ve kritik görevlere getirilmesini sağlayan, Adliye ve Emniyet Örgütü'nü Cemaate teslim eden, Cumhuriyete karşı Gülen ile dinci bir ittifak kuran AKP lideri Erdoğan, CHP lideri Kılıçdaroğlu'na "Terbiyesiz, ahlaksız" gibi siyaset terminolojisine ait olmayan, eleştiri sınırları içinde sayılamayacak ve nezaket dışı bir üslupla saldırdı. Erdoğan, CHP ile Kılıçdaroğlu'nu da birbirinden ayırmaya çalışarak, parti liderini yalnızlaştırma ve aklınca imha etme taktiği izledi.

CUMHURİYETÇİ SUBAYLAR DİRENDİ

Bir diğer nokta ise Erdoğan'ın darbe girişiminin durdurulmasına yönelik sözleri oldu. Darbenin milletin imanıyla engellendiğini öne süren Erdoğan, "En ağır silahlar vatandaşlarımıza karşı acımasızca kullanıldı. Ama milletimin elinde sadece bayrağı ve imanı vardı" dedi. Erdoğan darbe girişimine direnen Atatürkçü, yurtsever subaylara ilişkin tek bir söz dahi etmemesi dikkat çekti. Darbenin başarısızlığa uğramasının en büyük nedeni, karargahlarda FETÖ'cülere karşı Atatürkçü subayların direnişiydi. 

Eğer bu meseleyi açmak gerekirse...

catisma1.jpg

Darbe gecesi kimsenin bilmediği, Erdoğan'ın ve yandaşların görmezden geldiği olaylardan biri Balyoz davasında yargılanan ve 3'er yıl hapis yatan üç subayın beylik tabancalarını alıp Jandarma Genel Komutanlığı'na koşup, darbecilerle sabaha kadar çatışmasıydı.

AKP-Cemaat işbirliğiyle kotarılan Balyoz davasından 16'şar yıla mahkum olan, 3 yıl hapiste kaldıktan sonra kumpasın çökmesiyle serbest bırakılarak beraat eden Jandarma Genel Komutanlığı Plan Prensipler Başkanı Tuğgeneral Ahmet Hacıoğlu, Jandarma Genel Komutanlığı Personel Daire Başkanı Kurmay Albay Aziz Yılmaz ve Kurmay Albay Ali Demir, kendilerine katılan Albay Nurettin Alkan ve Albay Güven Şağban ile darbecilere sabaha kadar direnip, karargahın düşmesine engel olmuştu. daha sonra Tuğgeneral olan Nurettin Alkan çatışmalar sırasında sol omuzundan vurularak yaralanmıştı.

15 TEMMUZ'UN KAYIP SİLAHLARI

Erdoğan'ın sözlerindeki bir diğer açmaz da sokağa çıkan kitlenin tamamen silahsız olduğu yönündeki sözleri. 

Peki bu 'imanlı ve silahsız' kitle, gerçekten de Erdoğan'ın dediği gibi mi? 

Hatırlatalım; 

1) 15 Temmuz gecesi köprüde linç edilerek katledilen Murat Tekin ve Ragıp Enes Katran'ın katilleri hala bulunamadı.

ragip1.jpg

Ragıp Enes Katran

murat1-001.jpg

Murat Tekin

Darbe girişimi gecesi Boğaziçi Köprüsü'nde darbecilerin yanı sıra komutanlarının 'tatbikat' diyerek okullarından çıkardığı Hava Harp Okulu öğrencileri de vardı. Tekin ve Katran da ne olduğundan habersiz köprüye götürülenler arasındaydı, kimseye kurşun sıkmadılar. Ragıp Enes Katran köprüdeki kalabalık tarafından linç edilirken, arkadaşı Murat onu kurtarmak için yöneldi, onu da öldürdüler.

2) Ankara'da ucu 15 Temmuz'a dayanan cinayet

Ankara’da Mustafa Maraş, tartıştığı traktör sürücüsünü öldürdü, kardeşini de yaraladı. Cinayette seri atış yapabilen MP-5 kullanıldı. Satışı yasak silahı kullanan Maraş, savunmasında, “Silahı 15 Temmuz darbe gecesi Ankara Emniyet’nin önünde dağıtmışlardı' dedi. Valilik yaptığı açıklamada teşkilat mensuplarına dağıtılan silahlardan sadece  bir MP-5 makineli tabancanın bulunamadığını belirtmişti. 

3) Osmanlı Ocakları'nda uzun namlulular

osmanli1.jpg

15 Temmuz darbe girişiminin yaşandığı saatlerde Ankara’da Osmanlı Ocakları’na mensup olduğu iddia edilen kişilerin uzun namlulu silahlar ile fotoğraf çektirmesi dikkat çekmişti. Bunun üzerine Ankara Valiliği de Ankara Emniyet Müdürlüğü’nün 15 Temmuz darbe girişiminin yaşandığı gece kayıtsız bir biçimde silah dağıttığını açıklamıştı. 

4) Adalet Yürüyüşü'ne MP-5'li tehdit!

aybek1.jpg

Adalet Yürüyüşü sırasında AKP Gençlik kolları yönetim kurulu üyesi Mehmet Aybek sosyal medyada MP5 silahlı bir fotoğraf paylaşmıştı. Fotoğrafı vur de vuralım, öl de ölelim notuyla paylaşan Aybek, halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek suçundan gözaltına alınmıştı. Kontrol şartıyla sevk edildiği nöbetçi mahkemece serbest bırakılmıştı.

 

Çok Okunanlar

Anadolu Ajansı seçim sonuçlarını 4 gün önceden açıkladı

Muharrem İnce başkan yardımcılarını açıkladı

Ahmet Hakan: İnce için oran verdi

Seçime 3 gün kala Gezici'den son anket

Sedat Peker'den Bahçeli açıklaması

İlgili Haberler

Güncel

Altıok: Dindar ve Kindar nesil 25 yıl sonra iş başında

Güncel

Konda ilk kez anket sonuçlarını açıkladı: Erdoğan ilk turda...

Güncel

Bursa'da otobüs devrildi: Ölü ve yaralılar var

Güncel

Karamollaoğlu: Ekşicileri yeşillendireceğim

Güncel

YSK kararıyla Datça'daki Erdoğan posteri kaldırıldı

Güncel

Anadolu Ajansı seçim sonuçlarını 4 gün önceden açıkladı

Güncel

Ankara'da silahlı kavga: 1 ölü, 4 yaralı

Güncel

26. İstanbul LGBTİ+ Onur Haftası 'Sınır' temasıyla başlıyor

Güncel

Kadıköy'de şüpheli bavul alarmı

Güncel

Oy verme günü dikkat edilecek 13 madde

Güncel

Tanal: Siyasi dolandırıcılık suç kapsamına alınsın

Güncel

Meteoroloji'den 7 il için kuvvetli yağış uyarısı