unnamed-010.gif

darbeicindedarbegif.gif

Haftanın Kitabı: Kuşlar Yasına Gider

ABC Kitap'a ulaşmak için iletişim
[email protected]
-------------------------------------------

ABC Kitap editörleri, bu hafta da sizler için, "Yeni Çıkanlar / Editörün Seçtikleri / Haftanın Kitabı / ABC En Çok Satanlar Listesi" kategorilerini oluşturdular.

Editörlerimiz bu hafta yaptıkları değerlendirmede, "Haftanın Kitabı" kategorisinde, Hasan Ali Toptaş'ın "Kuşlar Yasına Gider" adlı kitabını seçti.

"...Hayatta yitiklerin, yitirmişlerin, bu insanlık anlayışıyla hep yitirmeye yazgılı olanların romanı ayrıca 'Kuşlar Yasına Gider’. Hasan Ali Toptaş bir hesaplama, hesaplaşma, çarpma ve çarpıştırma havasıyla değil, okurdan zerre miktar duygusal destek beklemeden, romanın genel havasına kendiliğinden yayılan merhamet ve inceliği yıpratmadan yapıyor bunu. Kendi tutkusunun kurbanı olmuş Aziz bey bir süre sonra herkesin babasına dönüşüyor. Baba-oğul arasındaki duygu ve ataerkil gidiş gelişler, herhangi bir felsefi veya psikolojik kaba daldırılmadan, ailenin o gergin ama anlaşılabilir yayımı içinde karakterleştiriliyor. Tabiat, özellikle tabiat ayrıca özneleştiriliyor. Kesilmesi son ana kadar ertelenen erik ve asma sembolik bir tabiat kişiliği mesela..." 


HAFTANIN KİTABI

kuslar-yasina-giderf3ffa101d476948aace1ca3e78cc1c0e-001.jpg

Hasan Ali Toptaş
KUŞLAR YASINA GİDER
Everest Yayınları

Pırıl pırıl ışıyan Türkçesiyle Hasan Ali Toptaş, 
Kuşlar Yasına Gider'de romancılığına yeni bir boyut katıyor: anlatmıyor, söylemiyor; nefeslendiriyor. 

Kadirşinas otlarının mırıltısını, of dememenin ilmini, eldeyken kıymetini bilmenin erdemini, ömürden giden günlerin sabrını okudukça zihnimiz, gönlümüz havalanıyor. 

"Babalar, alınlarımıza yazılmış yalnızlıklardır" sözü yankılanıyor kulaklarımızda. 

Kuşlar Yasına Gider; atların koşması kadar doğal, kaleme iç çektirecek kadar merhametli bir roman.

"Zaten o yıllarda burnumuzun ucunda gezinen bir mazot kokusuydu babam, kulağımızda çınlayan uzak bir motor sesiydi ve az evvel dediğim gibi, gitti mi gelmek bilmezdi bir türlü."

Ömer Erdem Radikal Kitap ekinde, “Kuşlar Yasına Gider' adlı kitaba ilişkin şunları anlatıyor;
“Başlı başına bir iyilik, merhamet ve fedakarlık romanı diyeceğim 'Kuşlar Yasına Gider’ için. Tam tamına, üstüne basa basa ve özellikle böyle tanımlayacağım onu. Hatta yepyeni bir sosyal ve insanlık gerçekliği yarattığını söyleyeceğim. Kendi türüne, roman sanatının ana aksına bağlı kalmak, dönüp dolanıp oraya bağlanmak şartıyla, folklor, masal, türkü, şiir ve sinema gibi yan alanlara saptığını, onlardan imkân devşirdiğini, fantastik anlatıya yer yer göz kırptığını da unutmayacağım. Fakat sonuçta, fikrim değişmeyecek, tertemiz, aksaksız ve berrak bir Türkçe ile, günün edebiyat ortamına sunulmuş alternatif bir öz yöntem olarak parladığını iddia edeceğim.

Denizli ve Ankara arasında bir baba ile oğul arasında akan roman, uğradığı ve geçtiği yan konaklarla da bir kültürel ve sosyal coğrafya iklimi çiziyor bize. Ne var ki, bu coğrafya görülüp geçilmiş değil neredeyse her menziliyle duyulup yaşanmış olmasıyla canımıza dokunur. Mola yerleri, yokuş ve rampaları, karlı geçitleri, mevsimlere göre değişen renk ve alacalarıyla kahramanların canı, kanı olurlar. İki insan arasında ana anlatı dokunup dururken, anılar, hatırlayışlar, rüyalar ve gelip gitmeler yanında, dinlenen türküler, susuşlar ve kesik ve keskin sorularla örülür, kazılır, kabartılır, yeşertilir. Mekanları bazen o denli gerçeğe bağlı kalarak verir ki yazar, dileyen eline bir harita alarak romanın menzillerinde dolaşabilir, baştan sona bir türkü repertuarı bütünlüğü de taşıyan havasıyla kültürel yolculuğa çıkabilir. Lakin, bütün bunlar, ayrıntılar, sayılıp dökülenler, duruşlar ve kalkışlar, ana kurguyu aksatmaz, ona yapışıp lekelemez.

Hayatta yitiklerin, yitirmişlerin, bu insanlık anlayışıyla hep yitirmeye yazgılı olanların romanı ayrıca 'Kuşlar Yasına Gider’. Hasan Ali Toptaş bir hesaplama, hesaplaşma, çarpma ve çarpıştırma havasıyla değil, okurdan zerre miktar duygusal destek beklemeden, romanın genel havasına kendiliğinden yayılan merhamet ve inceliği yıpratmadan yapıyor bunu. Kendi tutkusunun kurbanı olmuş Aziz bey bir süre sonra herkesin babasına dönüşüyor. Baba-oğul arasındaki duygu ve ataerkil gidiş gelişler, herhangi bir felsefi veya psikolojik kaba daldırılmadan, ailenin o gergin ama anlaşılabilir yayımı içinde karakterleştiriliyor. Tabiat, özellikle tabiat ayrıca özneleştiriliyor. Kesilmesi son ana kadar ertelenen erik ve asma sembolik bir tabiat kişiliği mesela. Ayrıca tabiat geçişlerini rüya yanında sinematografik algıyla duyuruyor yazar. Pek az yazarda bulunan bir doğal sine-göz durumu bu.'

250 s. İstanbul 2016

 

unnamed-040.jpg

 

Çok Okunanlar

Ahmet Hakan: Acaba o isim aday olsa yüzde kaç oy alırdı?

AKP'li kadın: Tayyip senin her yerini yerim

Abdulkadir Selvi: Çiller'e, Akşener'i sordum 

CHP'den çok konuşulacak seçim videosu

Melih Gökçek'e Twitter'da büyük anket şoku!

İlgili Haberler

ABC Kitap

Yeni çıkan kitaplar | 11 Haziran 2018

ABC Kitap

Haftanın Kitabı: DESİSE-LİBERALLER VE LİBERAL PROJELER

ABC Kitap

Editörün seçtikleri | 11 Haziran 2018

ABC Kitap

Haftanın Kitabı: HEGEMONYA SAVAŞI

ABC Kitap

Editörün seçtikleri - 4 Haziran 2018

ABC Kitap

Yeni çıkan kitaplar - 4 Haziran 2018

ABC Kitap

Yeni çıkan kitaplar - 28 Mayıs 2018

ABC Kitap

Haftanın Kitabı:İSLAM BU

ABC Kitap

Editörün seçtikleri - 28 Mayıs 2018

ABC Kitap

Haftanın çok satan kitapları - 21 Mayıs 2018

ABC Kitap

Haftanın Kitabı: 'AKP'li Yıllarda Türkiye'nin Düzeni'

ABC Kitap

Editörün seçtikleri - 21 Mayıs 2018