unnamed-010.gif

darbeicindedarbegif.gif

Hatıra İçinde Bir Çocuk

Hamza KİE

Dedemin bir sözü vardı:

“Kurbanlık toklu, köste belli olur.'

Kös, kuzuların yattığı-dinlendiği yere; toklu ise bir yıllık, koç olacak kuzulara denir.

Bu özdeyişin anlamı:

“Bir insanın nasıl olacağı ta küçüklüğünden belli olur.'

Bundan iki yıl önce kadar okuduğum kitaplardan birisi de Akın Çubukçu’nun “Babamın Eczanesi' adlı kitabıydı. Bu kitabın ikinci yarısından sonra bir anı var. Okuyunca hem çocuksu hem de hüzünsü bir duygu karmaşasına girmiştim. Çok naif bir hikâyeydi; bilmediğim ve ilk kez öğrendiğim bir anı-hikâye. Günü geldiğinde kullanmak üzere not almıştım. Kısmet bugüneymiş!

Anı, beni bir kez daha, hayatı tesadüflerin şekillendirdiği, yönlendirdiği aforizmasına yöneltti. 10 yaşında bir çocuk ve 73 yaşında tarihsel bir lider. Sonrasında meğerse o çocuk da tarihsel bir figür olacakmış! Buradaki rastlantısallığın ilerideki buluşmalarına bir fiziksel etkisi yok da ruhsal etkisi vardır. Bunu, çocuğun babasına yazdığı o tarihsel mektuptan çıkartabiliyoruz.

“Baba, sana her zaman için müteşekkirim. Çünkü Kemalist düşünceyle yetiştirdin beni... Baba, biz Türkiye'nin İkinci Kurtuluş Savaşçılarıyız.'

Ruhsaldır, çünkü çocuğun karşılaştığı adam bu hareketin ikinci adamıdır.

Bunları düşünürken, bu arada dünyanın “üzerine' düşündüğüm zamanlar en kahrolduğum dramatik nokta zihnimde yine nüksetti korkuyla. Fakat bu sefer yeni bir “soluk' buldum kendime.

Dünya yok edildiğinde, icat edilmiş olan her şey kaybolacak. Bir bilinmez gelecek çağda Âdem’leşme ve Havva’laşma oluşur da bugünkü seviyeye ya da daha ileri uygarlıklara erişildiğinde arkeolojik kazılar yapılacaktır hiç kuşkusuz ama ne ne kadarı tekrar asli "formülüyle" bulunacaktı ki? Kim bilir? İşte bu noktada bulduğum yeni soluk şu idi:

“Kitaplar yaşamın belleğidir.'

Korkma hiçbir şey kaybolmaz, dedim bu andan sonra. Peki, bilinmeyen bir "anıyı-gerçeği" ilk kez mi kitaplarda görüyordum? Hayır! Fakat, bu biraz duygusal bağlılığımız olan bir ikondu da ondan heyecanlanmıştım.

Buyurunuz, benim o gün o kitapta not alarak aktarmak istediğim hatırat:

İsmet Paşa, yanında damadı Metin Toker ile beraber 1957’de bir iki gece kalacak şekilde seçim gezisi için mahiyetiyle birlikte Sivas’a gelir. Demokrat Parti’nin yönetimde olduğu dönemdir ve Paşa’ya can güvenliği içinde kalabileceği bir otel bulunamaz. Konu etraflıca tartışılır ve sonunda Çubukçu ailesinden Şevket Bey’in evinde kalmasına karar verilir.

Devamını Akın Çubukçu’dan dinleyelim:

“O sırada okuldan çıkıp eve gelmekte olan kardeşim Aydın da polis kordonunu yarmak için büyük bir çaba göstermekte ama başarılı olamamaktadır. Sonunda babamı tanıyan polislerden biri, elinden tutup apartmanımızın kapısına kadar Aydın’ı getirir. Aydın merdivenleri soluk soluğa çıkıp, kapının önüne geldiğinde, sınıfından bir arkadaşı onu beklemektedir. Çocuk, İsmet Paşa’yı yakından görmek ve elini öpmek istemektedir. O kadar polisi nasıl atlatmıştır, eve nasıl girmiştir, bilinmez.

İçeri girerler, çocuk Paşa’nın elini öper ve Paşa çocuğun saçlarını okşar.

Yıllar sonra İsmet Paşa, o çocuk için büyük çaba harcayacak, bir zamanlar yine büyük çabasına karşın ipten kurtaramadığı bir üçlüye karşılık, kelleleri istenen bir başka üçlünün içinde bulunan o çocuğun yaşamını ne yazık ki kurtaramayacaktı.

O çocuk Deniz Gezmiş’ti.'

Dedem, diyordu ya “Kurbanlık toklu, köste belli olur. Bu kitaptan öğreniyoruz ki Deniz Gezmiş’in Deniz Gezmiş’liği ta çocukluğundan beliymiş. O gün tarihsel (eylemsel) yolculuğunun pratiğini; polis karşısında o adam (Paşa) için o evde göstermiş.

“Bizim de her 28 Şubat’ta / GEZMİŞ’ligimiz var / Memleket üstü büyük DENİZ’lerde / Bu yüzden şubat ayazında bile / Umudumuz mavidir bizim / Ve YEŞİL PARKA’yı kuşanırız Şarkışla’ya giderken / Çevirseler de yolumuzu / Biz yine dinleriz ve hep dinleyeceğiz / Rodrigo'yu inadına!'

deniz_gezmis241.jpg

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Çok Okunanlar

Ahmet Hakan: Acaba o isim aday olsa yüzde kaç oy alırdı?

Alaattin Çakıcı'dan Meral Akşener açıklaması

AKP'nin mitingine kaç kişi katıldı?

AKP'li kadın: Tayyip senin her yerini yerim

Abdulkadir Selvi: Çiller'e, Akşener'i sordum 

İlgili Haberler

ABC Kritik

53 yurttaşın katili dediklerinizle neden pazarlık yaptınız?

ABC Kritik

Kandil hamlesi: Terör değil algı operasyonu

ABC Kritik

AKP'nin son seçim hamlesi: Membiç ve Kandil

ABC Kritik

Mesajı Aldığınız İçin Teşekkür Ediyorum Sayın İnce

ABC Kritik

Ürdün domino etkisini bekliyor...

ABC Kritik

24 Haziran'da hemen demokrasi

ABC Kritik

Yeni sınav sisteminin diğer adı: Adaletsizlik!

ABC Kritik

Erdoğan neden sakin

ABC Kritik

Doğu Akdeniz ve Kıbrıs... Geleceğin körfezi

ABC Kritik

27 Mayıs darbe mi yoksa bir devrim midir?

ABC Kritik

Hain arıyorsan aynaya bak polis telsizcisi Hayko!

ABC Kritik

Demokrat Parti ve 27 Mayıs