unnamed-010.gif

darbeicindedarbegif.gif

YAZARLAR

Tüm Yazıları Doğan Yurdakul

AKP dayıbaşı, suç işlettiği kişiler de taşeron işçi mi?

01.06.2016 15:51

ABD tarafından ikili sıkıştırmaya (Zarrab ve Suriye) uğratılan AKP iktidarı bunalıyor.  Bunalımdan çıkmak için hem içerde, hem dışarda manevralar yapmaya çalışıyor, çalıştıkça saçmalıyor, saçmaladıkça daha da batıyor. Dış politika sorunlarından kurtulmak için iç politikaya sarılıyor.  Ama dümeni ölümüne başkanlık saplantısına bağladığı için, bu kez orada da saçmalamaya başlıyor.

YARGI İLE AHENK

Bu saplantı çerçevesinde demokrasinin dört kuvvetini de (yasama, yürütme, yargı, medya) saraya bağlamayı tasarlıyorlar.  O arada, orta vadeli ajandalarının bir bölümünü ağızlarından erken kaçırıyorlar. Sarayda yapılan Bakanlar Kurulu toplantısından çıkan hükümet sözcüsü, orada konuşulanları açıklarken, Yargı Cumhurbaşkanına bağlıdır! deyiveriyor. Bu sözleri çok büyük bir tepkiyle karşılaşınca, geri adım atıyor yok, yok, öyle demek istemedim, Cumhurbaşkanı devlet organlarının ahenk içinde çalışmasını gözetir diyecektim, yanlış oldu diye zırvayı tevil etmeye çalışıyor.  Yüksek Yargı ise hükümetin toplu açılış törenlerine katılarak, ahenk içinde çalışmayı sürdürüyor.

TERÖRLE MÜCADELE ve ÖNLEYİCİ VURUŞ

Terörle mücadele konusunda 90lara dönmenin adını önleyici vuruş koydular. Nedir bu önleyici vuruş? Bushun Irak işgali sırasında geliştirdiği,  11 Eylülden sonra ise CIA ve MOSSADın uyguladığı bir doktrin. Özeti şu: düşman sana saldırmadan sen ona saldır, ölenler sivilmiş, aldırma, kurunun yanında yaş da yanar! Zaten vanminitsden dönüldü, İsrail ile iyi ilişkiler kuruluyor, MİT ile MOSSAD yeniden bir araya geliyor. Terörle mücadelede ki yeni konseptin adını da onlardan almanın ne sakıncası var? Kısacası, PKKyı şehirlerde bitirdik, sıra kırsalda adı altında sivil-terörist ayrımı yapmadan saldıracaklar. Zaten bu yüzden MİTin örtülü operasyon yapma yetkilerini de genişletiyorlar.

HER MANEVRAYA BİR GÜNAH KEÇİSİ!

AKP iktidarı, dış politikada çaresizce bir eksen değiştirme çabası içinde. Önce Binali Yıldırım Suriyedeki dört yıllık anlamsız savaş…, dostları çoğaltıp düşmanları azaltmak… gibi sözler söyledi. Ardından hükümet sözcüsü eskiden beri yaptığımız bazı uygulamalarda mutlaka bazı değişikliklere gidilmeli dedi.

Yeni bir dış politika manevrasına girişiyorlar. Ve şu gerçek artık herkesçe biliniyor: AKP, yapacağı her siyasi manevrada, eski suçlarını o yollarda beraber yürüdüğü ortaklarına yıkıp işin içinden sıyrılıyor. Sanki AKP Dayıbaşı, o suçları işlettikleri kişiler de taşeron işçi!

Şimdi de dört yıllık Ortadoğu macerasını Davutoğlu ve ekibine yıkma çabası içindeler. Söylentilere göre o ekipten Hakan Fidan Tokyoya, Feridun Sinirlioğlu da New Yorka sürülüyormuş! Dışişlerindeki gizli görüşmede yaptıkları yollarız karşıdan bir füze geyiğinin bir gün ayaklarına dolanacağını herhalde hiç düşünmemiş olmalılar. Taşeronluğu kabul ettiysen, taşeronluğunu bileceksin!

PİLOT HATASI

Numan Kurtulmuş, bazı gazetecilerle yaptığı kahvaltılı toplantıda yargı potunu düzeltirken, dış politikada yapılacak değişikliklerin ana başlıklarını da sıralamış.  Onlar buna manevra demiyorlar da, rötuş, değişiklik falan diyorlar. Hani enflasyona fiyat ayarlaması denir gibi bir şey. Dikkat çekici olan noktalardan biri de, Rusya ve İran ile Suriyenin toprak bütünlüğü konusunda anlaşmaya çalışmak! (Abdülkadir Selvi, Hürriyet 1 Haziran 2016). Suriyede atı alan Üsküdarı geçmiş! ABD, YPG ile kollarda ortak amblem IŞİDi bitirmeye çalışıyor. Orada yakın gelecekte (belki Esadın başında olacağı) bir konfederasyon oluşturulmaya çalışıyor. Siz oradaki o çok karmaşık ittifaktaki güçlerden hangisini kandıracağınızı sanıyorsunuz? Örneğin Rusyayı mı?

Cumhurbaşkanı dün Ugandaya uçmadan önce şöyle dedi: …iki iyi dost noktasındayken böyle bir konuma gelmiş olması veyahut bir pilotun yapmış olduğu hata veya yanlış sebebiyle koskoca Türkiyeyi feda etmesi gerçekten düşündürücüdür. (Hata ve yanlış eş anlamlı sözcülerdir ama onu geçelim.) Tam herkes  Rus uçağının düşürülmesini de bizim pilotlarayıkacaklar derken, Saraydan kastedilen Rus pilottur diye düzeltme geldi.  Rus pilotlardan hangisi?  Sözde Türkmenler tarafından öldürülen mi, yoksa kurtulan mı? Belki yeni bir düzeltme de o konuda gelebilir. Ne olursa olsun, o olayla ilgili yüzlerce ayrıntı ve belge var. Yaşayan bir Rus pilotu var, yaşayan Türk pilotları var, bulunan bir kara kutu var.  Olay uluslararası yargıya taşınırsa orada ne diyeceksiniz?

AKP gemisi su aldıkça delikleri tıkamaya çalışıyor ama nafile gayret!

NOT: Yazı çok uzadığından ABDde yargılanan Zarraba sıra gelmedi. Oradaki son durum şöyle: Zarrabın avukatı, Savcı Bhararanın kefaletin reddi itirazına karşı bir dilekçe verdi. Dilekçesinde, Türkiyedeki 17 Aralık soruşturmasının bir hükümet darbesi olduğunu ve iddiaların TBMM tarafından reddedilmesini delil olarak sundu. Bu demektir ki, kıendi ayağına kurşun sıktı. Duruşmada 17-25 Aralık dosyasının açılmasını kaçınılmaz duruma getirdi. Yarın kefalet talebi için karar duruşması var. Heyecanlı bir dizi gibi izlemeyi sürdürüyoruz.

Eğitim