unnamed-010.gif

darbeicindedarbegif.gif

YAZARLAR

Tüm Yazıları Alev Doğan

ABD silahları ile gericiliğe karşı mücadele verilir mi?

29.06.2017 19:31

Geçtiğimiz haftalarda Beşşar Esadın Azeri devlet televiyonuna verdiği mülakatta, öne çıkan bir ifade var; "Cihatçı çeteler ile yalnızca askeri anlamda mücadele edilmez, onları yenebilmek için Vahhabilik ve İhvancılıkta ifade bulan ideolojileri ile de mücadele etmeniz gerekir"

Önemli olduğunu düşündüğüm bu ifadenin, seküler güçler kimdir sorusunun cevabını da kısmen verdiğini düşünüyorum.

Türkiye solunun belli kesimlerinin işaret ettiği Suriyedeki seküler güçler tanımlamasının gerçeklikten kopuk olduğunu başa yazarak tabi. 

ABDnin taşeronu olan ve  Türkiye-Katar-Suud desteğini de arkasına alan, cihatçı selefi yapılanmaların Suriyede ne kadar çok kan döktüğünü şu 6 sene içerisinde gördük. Bu örgütler kimi zaman Türkiyede de eylemler yaparak, yüzlerce yurttaşımızın ölümüne sebep oldu. 

Suriye ise savaşın başında neredeyse imkansız denileni gerçekleştirerek yüzünü zafere döndü ve ABDnin başını çektiği emperyalist bloğun Ortadoğudaki planlarını altüst etti.

Emperyalist saldırganlık ise kuzeyinde açtığı üsler ile Suriyede kalıcı olmanın yollarını aramaya başlamıştı.

Tartışmalar işte tam bu noktada başladı; Cizire, Afrin, Kobane kantonlarını içine alan Rojava bölgesinde yaşananın bir devrim olup olmadığı sorusundan bahsediyoruz.

Türkiyede sosyalistlerin ve ilerici güçlerin, 2012nin Eylül ayında, "Suriyede emperyalist işgale hayır" dediği büyük eylemin üzerinden neredeyse 5 yıl geçti. Orada dile getirilen iddialardan bir tanesi de Suriyenin emperyalizm eli ile parçalanmasına müsade edilmeyeceği idi.

Ancak bu süreçte özellikle Suriyenin kuzeyinde yaşanan gelişmeler, sanırız orada yanyana gelen kimi güçlerin bu iddialardan vazgeçmesine neden oldu.

Şimdi tersi iddialar üzerinden bu seküler güçler tanımlamasını biraz açalım. Ne diyordu bugün iddialarından cayan toplumsal güçler; Rojavada seküler güçler eli  ile eşitlik düzlemi üzerinden bir toplumsal yapı inşaa ediliyor ve onlar aracılığı ile Suriyede gericilik yenilecek.

ABDnin YPGnin merkezinde durduğu Suriye Demokratik Güçlerine Rakka operasyonu öncesi yaptığı ve halihazırda devam eden ağır silah yardımına ilişkin, sosyalistlerin "ABD emperyalizmine omuz vermeyin" uyarıları da aynı gerekçe ile geçiştirildi; YPG IŞİDe karşı tüm insanlığı savunuyor...

Kürt siyasi hareketinin, 2013 Newrozunda çağrısını yaptığı Büyük İslam Birliği projesi, seçimlerde gösterilen Melle adaylar, YPGnin Rakkada ÖSOya bağlı El Nukba ile yanyana operasyon yapması, Suriye Demokratik Konseyi eş başkanı İlham Ahmedin "Suud ile işbirliğine hazırız" açıklaması, Suriye Demokratik Güçlerinin, Resafa Kavşağı ve bölgedeki Akhu Hadlah, El-David ve Hac El-Mufazi köylerini  ele geçirdikten sonra Rakkaya gitmeye çalışan Suriye ordusuna bağlı birliklerin önünü kesmesi, Rusyanın "YPG IŞİD liderleri ile güvenli koridor konusunda anlaştı" iddiası ve benzeri onlarca örnek, bir gerçek olarak önümüzde dururken YPGnin seküler bir güç olarak tanımlanması mümkün müdür? 

Değil elbet...

Ancak bu iddiaları ortaya atanların, iki yıl önce köşelerinde, haber portallarında yazdıkları yazılara ilişkin bir açıklaması yok mu, olmayacak mı? İşin bizi ilgilendiren kısmı bu. Ya da siyaset denen şey çocuk oyuncağı mı? Kimse yazdıklarının, söylediklerinin sorumluğunu üstlenmeyecek mi?

Sanırız üstlenmeyecek...

Ancak siz vazgeçseniz de, birilerinin hala o iddiaların arkasında olduğunu bilin.

Ve Kürt siyasi hareketine haklı eleştirilerini getiren herkesi Kürt düşmanı olarak yaftalayarak bu işin içinden sıyrılamayacağınızı da...

Çünkü o iddiaların taşıyıcıları, yani "Suriyede emperyalist işgale hayır" diyenler, bugün fabrikalarda, şantiyelerde, işyerlerinde Türk ve Kürt emekçileri arasında adım adım büyütüyor o mücadeleyi. Hem Türkiyenin hem de dost ve kardeş Suriyenin geleceği için...

Eğitim