unnamed-010.gif

darbeicindedarbegif.gif

YAZARLAR

Tüm Yazıları Haluk Şahin

15 Temmuz darbe girişimi üzerine üç ironik gözlem

26.07.2016 08:13

15 Temmuz darbe girişimi hakkında çok şeyler yazıldı ve yıllarca yazılacak. Ben de olaylar soğumadan, ilk günlerde aldığım ve ironik özellikleriyle ötekilerden ayrışan bir kaç notu sizlerle paylaşayım.

1) Cemaatin ve cemaate yakın liberallerin "beyaz Türkler darbe sever" mitosu fena yıkıldı.  

Bu mitos özellikle 28 Şubattan sonra Cemaati ve AKPyi eleştirenlere karşı bir entellektüel sindirme aracı olarak çok kullanılmıştı. Efendim, bu beyaz Türklerin, yani iyi eğitimli, kentli ve Batı tarzı yaşam biçimini benimsemiş kitlelerin Pavlovun köpeklerinden farkı yoktu. Bunlar Harbiye marşını ya da Hasan Mutlucanın türkülerini duydukları anda anda sokağa fırlar, Atatürkün gençliğe hitabesini okumaya başlarlardı. Askeri darbeye destekleri otomatikti.

Tarihin ve insanların bir noktada donup kaldığı yanılsamasından kaynaklanan bu mitos 15 Temmuz gecesi yer ile yeksan oldu. "Beyaz Türkler" darbeyi hiç desteklemedi. Bazıları fiziken karşı koydu. Çoğu artık şöyle diyordu: En kötü demokrasi en iyi darbeden evladır!

Darbecilerin Cemaatçi subaylardan oluştuğu iddiası ise bu mitosun çöküşüne ironik bir boyut katıyordu!

2) Kılıç kuşananınsa, darbede başarı medyayı iyi kullananındır.

Darbeye kalkışanların darbe gecesi medyayı kullanım çabalarının geri kalmışlığı ve geri zekalılığı üzerinde çok duruldu. İletişim kanallarında bir türlü darbesel üstünlük kuramadılar. Ve gene ironik bir durum yaşandı: Medyanın, iktidarın tüm tekelleşme ve kontrol çabalarına rağmen hala kısmen çok başlı olması buna izin vermedi. En anlamlı tepkiyi "muhalif" olanlar verdi ve en etkili de onlar oldu. Çünkü onların hala bir miktar inandırıcılığı vardı. 

Bu konuda doktora tezleri yazılacaktır.

3) Tarih Baba, kasting ajansı olarak, bazen tuhaf şeyler yapar: Hiç umulmadık aktörlere hiç beklenmedik roller verir. Şaşırıp kalırsınız. 

Siyasi hayatını Komünizm  düşmanlığı üzerine kurmuş olan Richard Nixonun Başkan olunca Komünist Çin ile yumuşamanının bayraktarlığını yapması bunun örneği olarak anılır.

15 Temmuz darbe girişimi böyle bir rol dağıtımının sonuçlarını net olarak ortaya koyduğu için özellikle ilginç sayılacak şüphesiz: Dinci Gülen Hareketinin kökünün kazınması işinin bir başka dinci gruba verilmiş olmasından söz ediyorum.

Tarih Babanın, kendisinden bambaşka roller istediği inanılan RTEye bu rolü vereceği bundan 10 yıl önce kimin aklına  gelirdi?

Buradaki paradoks, Türkiye Cumhuriyetinin anlatısı açısından şüphesiz derin anlamlarla yüklüdür. Ülkenin bekası ile  ilgili bu rolün, onun kurucu ideallerine karşı olduğunu bir çok kez açıklamış olan birine düşmüş olması kadar, ülkeye 80 yıla yakın bir süre hakim olduğu düşünülen kesime verilmemiş ya da verilememiş olması da düşündürücüdür. 

İnce analizler önümüzdeki aylar ve yıllarda gelecektir.

Bu analizler ülkenin o gece korkunç bir badire atlattığında birleşecektir.

Eğitim