unnamed-010.gif

darbeicindedarbegif.gif

YAZARLAR

Tüm Yazıları Torun Ahmet Türkmen

Yağma Hasanın böreği, ye babam ye!

02.05.2018 13:27

   Siyasi iktidarın uyguladığı yağma ve talan politikası, o kadar ayyuka çıktı ki, bin bir türlü önlem alsalar da bu görüntünün ortaya çıkması  engellenemiyor.

     Ülke kader seçimine giderken, zararın neresinden dönersek kardır anlayışı ile davranan AKP iktidarı hesabını yaptığı, beklenti içinde olduğu verilere bir türlü ulaşamıyor.

     Bir çok konsepti ya şimdiden çöktü, ya da çökmek üzere.

     İyi Partiyi seçime sokmama hesabı yapılırken, CHPnin bir hamlesiyle, daha ilk günden bu hesap yerle bir oldu. 

    Kürt oylarının toparlanması, HDPnin baraj altında tutulmasıyla oy ve parlemento çoğunluğu oluşturma beklenirken, Kürt seçmen içinde güçlü bir direnç ortaya çıktı. Bunun sonucu olarak, Demirtaşın Cumhurbaşkanı adayı çıkarılarak, belkide HDPnin alacağı oyun üzerine 1-2 puan ekleme yapılıyor. 

    En önemlisi 4 muhalefet partisinin birlikte oluşturdukları ortak platform somut sonuç alarak, ülkenin önünü açabilecek, AKPde keskin kırılma yaratabilecek bir ortak deklarasyon açıklama noktasına geliyorlar. Kim bilir bu sürecin içine kısa süre sonra HDPde girer.

     Türkiye siyasetinde ilk defa gerçekleşen , çok farklı anlayış ve çevreyi buluşturan böylesine bir birlikteliğin oluşmasındaki payları nedeniyle buna önderlik eden tüm liderlere buradan teşekkür etmekte yarar var. Burada, ana muhalefet partisinin ve onun başkanının özel rolünü de özellikle vurgulamak gerekiyor.

     Alan çakışmalarında net bir şey görülüyor; AKP artık alan hakimiyetini kaybetti. En çok destek verdiği noktalarda pul pul dökülüyor Bu dökülmenin en çok hissedildiği yerlerden biri, büyük şehirlerdeki, büyük umut bağladıkları Kürt oyları oluyor. 

    Aynı etki ve algı değişikliği, işverenler ve işveren örgütleri içinde hissediliyor. Etkisinin seçim günü hissedilebileceği bu olgu AKPnin kabus noktalarından biri olacaktır. İşverenler içinde üretimdeki güç kaybının AKP iktidarı döneminde düzelme şansının olmadığı görüşü hakim.

     Bu değerlendirmeler benim bizzat alan çalışmalarından edindiğim, yaşadığım gerçekler.

     İşte benim gördüğüm bu gerçeğin, siyasi iktidar liderliği tarafından da görüldüğü gerçeğinden hareketle, ülke çapında açık bir talan politikasının uygulandığı görülüyor. Bu durum kontrol edilemez bir noktaya gelmiş durumda.

   Bugünkü Cumhuriyet gazetesinde haberleştirilen bir bakanla, bir büyükşehir belediye başkanı arasındaki çıkar ortaklığı ve devlet ihalelerinin nasıl paylaşıldığı kanıtlarıyla birlikte ortaya konuyor. Tam bir kokuşma hali.

     Bu gerçeği bilen ve gören kimi AKP kalemşörleri, son dönemdeki yazılarında bunu dillendirmeye başladılar. Hatta seçim sonucunda büyük bir yargılanma sürecinin başlayacağı ifade ediliyor. 

    Tam bir panik havası oluşmaya başladı.

    Bunun da etkisiyle devletin kimi kurumlarında muhalefete karşı hoşgörü eğilimi ile, resmî olarak uygulanan şiddet ve baskı politikası atbaşı gitmeye başladı.

     Seçim kampanyası sürecinde bu eğilimin, eğer büyük bir hata yapılmaz sa, daha da güçlenebileceğini söyleyebiliriz. 

    Son 16 yıllık süreçte ilk defa inisiyatif tümden muhalefet güçlerinde.

     Bu durum iyi değerlendirilir, yeni güçlerin ve bireylerin katılımıyla bu süreç derinleştirilirse, demokratik ve özgürlükçü bir Türkiyenin önü açılır. Parlementer sistem güçlendirilmiş kurumlarıyla yeni bir şekilde kurulabilir.

     Evet, bu gerçekleşebilir. Neden  olmasın...

 

Eğitim