unnamed-010.gif

darbeicindedarbegif.gif

YAZARLAR

Tüm Yazıları Doğan Yurdakul

MİT görevini yapmadı mı?

03.08.2016 12:01

Geçen yazımda yazdıklarımı sanırım dikkatli okumayan bir okur, kara delik deyimini benim icat ettiğimi sanmış, eleştiriyor. Oysa o deyimin mucidi, iktidar kalemleriydi. Abdülkadir Selvi, şöyle yazmıştı: ...Bilinenlerin aksine koca bir kara delik var. Darbe gecesine ilişkin birçok  karanlık nokta var. Darbe tehlikesinin devam etmesinin nedeni bu. Çünkü roller net değil...(A. Selvi, Darbecilerin B PLANI ürkütüyor, Hürriyet, 28 Temmuz 2016).

BİLDİRDİ Mİ? BİDİRMEDİ Mİ?

15 Temmuzdan beri üzerinde en çok konuşulan kara delik olan , MİTin görevini yapıp yapmadığı muhabbeti hâlâ sürüyor. Hakan Fidan darbe teşebbüsünü Genel Kurmay Başkanı Hulusi Akara bildirdi mi, bildirmedi mi? Bazı iktidar gazetecileri (olasılıkla Fidanı korumak için) o gün saat 16.00 da bildirdiğini öne sürüyorlar. Bunu da genellikle Akarın tutuklanan emir subayına dayandırıyorlar. Varsayalım ki bildirdi, bu MİTi sorumluluktan kurtarır mı? MİT Başbakanlığa bağlı olduğuna göre, aldığı bu kadar önemli ve vahim bir ihbarı Başbakana  bildirmesi gerekmez mi? Oysa Başbakan, girişimi Cumhurbaşkanından öğrendiğini söylüyor, Cumhurbaşkanı ise eniştesinden!

DARBELER TARİHİ ve MİT

Bilinen tarihi gerçek şu ki, MİT, 27 Mayıstan bu yana bütün darbelerin içindeydi ve hiçbir darbeyi bağlı bulunduğu siyasi otoriteye bildirmedi. İki istisnası var: biri 1963te Talat Aydemirin 21 Mayıs hareketinin (MİTin o zamanki adıyla) MAH Başkanı Fuat Doğu tarafından Başbakan İnönüye bildirilmesi. İkincisi de, 1969 yılında Genelkurmay Başkanı Cemal Turalın darbe girişiminde bulunacağının MİT tarafından Başbakan Süleyman Demirele bildirilmesiydi. Ancak bu olayın bir kumpas olduğu sonradan ortaya çıktı. Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay, Turalı tasfiye edip yerine (daha sonra 12 Martı birlikte yapacakları) Memduh Tağmaçı getirmek için bu komployu düzenlemişti ve o zamanlar her türlü bilgiyi doğrudan Sunaya veren MİT de bu komplonun içindeydi!  (Bütün bu olayların ayrıntıları için bakınız: Soner Yalçın, Doğan Yurdakul, Bay Pipo, Kırmızıkedi Yayınevi, yeni Baskı).

MİT yakın tarihteki darbelerle ilgili bilgileri sivil otoriteye değil, askerlere verdi. Eğer 15 Temmuz günü gerçekten Genel Kurmay Başkanına bilgi verdilerse, MİT yasal görevini değil ama geleneksel görevini yaptı! diyemez miyiz? 

BUHRAN DÖNEMLERİNİN ADAMI YİNE SAHNEDE

12 Mart, 12 Eylül, Babalar operasyonları, MİT raporu skandalları, Susurluk rezaleti gibi olaylarda hep başrollerde olan eski bir istihbaratçı, yeniden zuhur etti. Onu en son Ergenekon davasında tanıklık ederken görmüştük, daha sonra pek sesi soluğu çıkmamıştı. Şimdi, yeni keşfetmiş gibi bir zamanlar hizmet verdiği ABDnin 15 Temmuzun arkasında olduğunu söyleyerek yeniden sahne alıyor.

Neymiş efendim? MİT, TSK içinde aktif istihbarat faaliyeti yürütemezmiş! Hani insanın ufak at da civciler yesin diyesi geliyor. Sizler MİTin üst düzey görevlerindeyken 12 Mart öncesi TSK içinden topladığınız bütün askeri istihbaratı Sunaya iletmediniz mi? 9 Martçıların arasına Mahir Kaynakı ajan olarak siz sokmadınız mı? Onun kaydettiği konuşmaları tape edip Sunay-Tağmaç ikilisine vermediniz mi? Kenan Evrene asker içinden topladığınız istihbaratı raporlar halinde sizler sunmadınız mı? Necdet Üruğa komployu kim yaptı? Özala, Çillere askeri istihbaratı kimler verdi?

Neymiş efendim, Ordunun neredeyse yüzde 70e yakını cemaatçiymiş! Acaba bu kadar önemli bir bilgiyi ne zaman, nereden aldınız ve açıklamak için neden 15 Temmuzu beklediniz? Genel Kurmay Başkanı yüzde 1.5 demişti, siz şimdi bu eklediğiniz yüzde 68.5 u ve biliyorsanız kimler olduğunu kamuoyuna açıklamak, ya da en azından eski kurumunuza bildirmek zorunda değil misiniz?

Hatırlanacak olursa, bu zatı muhterem, kovulduğu MİTe, Tansu Çiller tarafından Kontrterör Dairesi Başkanı olarak yeniden alınmıştı. Şimdi iktidar çevrelerinde MİTin yeniden yapılandırılması konuşuluyor. Bu bağlamda kontrterör dairesinin yeniden kurulması da söz konusu ediliyor. Eski istihbaratçımızın yeniden sahne almasında acaba bu söylentilerin etkisi olabilir mi?

YENİDEN YAPILANMA NEYE YARAR?

Menderesten bu yana bütün iktidarlar MİTi bir devlet kurumu olmaktan çıkarıp, kendilerine bağlı özel bir istihbarat örgütü konumuna düşürmeye ve muhaliflerinden bilgi sızdırmak için kullanmaya çalıştılar. Bu çabalar, ana görevi cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak için istihbarat toplamak olan MİTin kimyasını bir daha düzeltilemeyecek biçimde bozdu. MİTte klikler ve çeteler oluştu. Kurum hem kendi içinde, hem diğer istihbarat kuruluşlarıyla çatışmalara girdi. Bugün geldiği nokta o tarihsel aymazlığın bir sonucudur.

AKP iktidarı da aynı işi yaptı. Üstelik bu iktidar, MİTi iç ve dış örtülü operasyonlara yöneltti. (Gizli bir toplantıda Müsteşarın Suriyeye 4 adam gönderirim, Türkiyeye  füze attırıp savaş gerekçesi üretirim dediği unutulmadı.) AKPnin MİTi PKK ile pazarlıkta kullanması, cemaat savcılarına koz olup az kalsın müsteşarı yakacaktı. Ehliyetsiz ve liyakatsiz cemaatçilerin MİTte üst kademelere doldurulmalarınabu iktidar göz yumdu. Kurumun yozlaşmasının tamamlanmasını sağladı.

Şimdi MİTin saraya bağlanması, iç istihbarat ile dış istihbaratın ayrılması vs. gibi palyatif önlemler sıralanıyor. MİT resmen olmasa bile fiilen zaten Saraya bağlı değil miydi? Sır küpüm denilerek Fidanın müsteşarlıktan ayrılıp Milletvekili adayı olmasını Saray önlemedi mi?

Yeniden yapılanma adı altında alınacak önlemler hiçbir şeyi değiştirmeyecek, aksine MİTi daha da karıştıracaktır. Olması gereken, MİTin sil baştan edilmesi, Kurtuluş Savaşındaki ve Cumhuriyetin ilk yıllarındaki asli görevine dönmesidir. 

Eğitim