unnamed-010.gif

darbeicindedarbegif.gif

YAZARLAR

Tüm Yazıları Necdet Saraç

Solcular yine haklı çıktı

29.07.2016 12:58

Darbe girişimin henüz görünen yüzü ortada. Darbe girişiminin bir numarası henüz belli değil, darbe gerçekleşseydi, darbe sonrası planlanan sivil hükümetin Başbakanı ve bakanları da belli değil…

Belli olan bir tek şey var, solcular, laikler ve kategorik olarak Aleviler bir kez daha haklı çıktılar!

Bu ülkenin dini bütün Müslümanlarının neredeyse tamamı Fettullah Gülene düne kadar doğrudan ismini söylemeyi bile bir saygısızlık olarak gördükleri için Hocaefendi ya da Üstat demiyorlar mıydı?

"Hocaefendiyle yan yana olduklarını göstermek için özel çaba harcamıyorlar mıydı?

AKPnin bakanları, başbakanları, cumhurbaşkanları, bazı gazeteciler, akademisyenler hizmet hareketini ve Hocaefendiyi yere göğe sığdıramıyordu. Şimdi aynı kişiler, bir tek özeleştiri yapmadan, çok zorlanırlarsa yanıldık-aldatıldık diyerek, dünü unutturmaya çalışıyorlar ve televizyonlarda, gazetelerde ağız dolusu küfür edip duruyorlar. Bununla da kalmıyorlar; Özal dönemi ile başlayıp AKP dönemi ile inanılmaz servetlere ulaşan baba firmalar bir utanç belgesi şeklinde, diz çökerek ve yalvararak yanıldık, aldatıldık diye ilanlar veriyorlar…

Akla ister istemez Aziz Nesin geliyor. Nasıl gelmesin? Baksanıza neredeyse toplumun en az yüzde 60ı aldatılmış durumda!

"Bugün neredeyse devletin her kademesinde, bürokrasinin her kolunda yargıç, avukat, hekim, belediye başkanı vb olarak İmam Hatiplerden yetişen öğrenciler bulunmaktadır. Burada maksat toplu bir kuşatma ve iktidarı topyekûn ele geçirmedir. Eğer bu yolla iktidar ele geçirilemezse bu kez ordu üzerinden subaylar aracılığıyla rejim değişikliğine gidilecektir diyen Aziz Nesin haklı çıktı!

Siyaset ticarete, ticaret siyasete, din de her ikisine araç edildi mi, artık bu sömürü düzeninin sonu gelmez diyen ve yıllar yılı tarikat-siyaset-ticaret diye yazan Uğur Mumcu da bir kez daha haklı çıktı!

Soldan firar edenler hariç, CHPden Marksistlere kadar, solun bütün renkleri haklı çıktı!

Eşitlik ve demokrasi için laikliğin olmazsa olmaz olduğunu söyleyen, laikliğin önüne-arkasına ekler koymadan konuşan bütün laikler haklı çıktı!

Fettullah Hoca Efendi ile Cami-Cemevi projesini 900 yılın projesi diye sunan bir ekip dışında Aleviler haklı çıktı!

Her darbe girişiminden sonra ordudan ve kamudan solcuları, laikleri, Kemalistleri tasfiye ediyorsunuz, yapmayın-etmeyin diyenler de haklı çıktı!

DİN ÜZERİNDEN DEVLET YÖNETİLMEZ

Tarikat-siyaset-ticaret ilişkisine karşı çıkan ve 15 Temmuz darbe girişimi sonrası söylediklerini doğruluğu bir kez daha teyit edilen ve Türkiye toplumunda azınlığa, yüzde 30-35e, hadi bilemediniz yüzde 40a tekabül eden solcuların, laiklerin Fettullah Gülen Hoca Efendinin Hizmet hareketi için ortak tespitleri şu idi: Gülen Hareketi de, bütün dini hareketler de takiyecidir. Bunlar, kendilerinin de belirtiği gibi Mülkiye, Adliye, Askeriye ve Zaptiyeye her ne pahasına olursa olsun sızmayı prensip edinmişlerdir. Güç ellerine geçince mutlak iktidarı tümüyle ele geçirmeyi hesaplarlar!

Ne oldu? Aynen böyle oldu!

Oysa solcular baştan beri ne diyorlar?

İnançlar kişiye aittir, istediği gibi inanır, istediği yerde ve istediği şekilde ibadet eder ya da etmez! Devlet cemaatlere, inançlara eşit mesafede durmalı, hakem olmalı! Kamu olanakları buralara peşkeş çekilmemeli! Devlet ve iktidar, liyakat ve bilimsel esaslara göre yönetilmeli! Yasama, Yürütme ve Yargı arasında kuvvetler ayrılığı olmalı. Oysa din kuvvetler ayrılığını değil, kuvvetler birliğini savunur, çünkü dini hiyerarşide ilişkiler "kulluk ve iman" üzerine şekillenir.  

Din üzerinden devlet yönetilmez!

Yönetilmeye çalışılırsa bu tablo kaçınılmaz olur. Terörü tasnif etmeye çalışırsanız da aynı sonuç ortaya çıkar. Ne demişti Bülent Arınç ve Mehmet Görmez imam hatiplerden terorist çıkmaz!

Darbe girişimi sonrası imam hatiplilerin çalıştığı Diyanet İşleri Başkanlığında 3 il müftüsü, 1 daire başkanı, 1 Başkanlık müşavirinin de bulunduğu 492 kişi, darbe girişiminde bulunan terör örgütü (FETÖ/PDY) ile ilişkili oldukları gerekçesiyle görevlerinden uzaklaştırıldı. Eee ne diyeceksiniz şimdi? Kaldı ki bu daha başlangıç, arkası kesin gelecek!
 
Din üzerinden devlet yönetilmez!

Hadi diyelim ki bugün Fethullahcıları temizlediniz ya diğerleri ne olacak?

AKPnin eski Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, darbe girişimi sonrası Fettulahçı Cemaatin tasfiyesini yorumlarken "bu noktada diğer cemaatlerin müsterih olmasında fayda var. Hukuki sürecin muhatabı bu örgüt ve yandaşlarıdır" diyor! Bu zihniyet devam ettikçe değişen bir tek şu olur: FETÖ gider, başka bir isimli Terör Örgütü gelir. Bunun adı bazen İsmail Ağa Cemaati olur, bazen Cübbeli Ahmet, bazen de Adnan Hoca olur! Çünkü, cemaat ya da tarikat hiyerarşisi yurttaşlık üzerinden değil iman hiyerarşisi üzerinden yürür! İlişkiler inanç üzerinde yürürse, liyakat üzerinden kurulu hiyerarşi yerini dini hiyerarşiye" bırakır ve ordudaki imam astsubay da olsa generale talimat verir! Bu kadar basit!

SİYASAL İSLAMDAN DEMOKRASİ ÇIKMAZ

Ilımlı İslam projeleri çöktü. Siyasal İslam projesi iflas etti! Din üzerinden devlet yönetilemez. Din üzerinden yönetilmeye çalışılan ülkelerin hali ortada. 57 ülkenin yer aldığı İslam coğrafyasının neredeyse tamamının demokrasiden, eşitlikten, özgürlükten bu kadar uzak olması tesadüf değil. Türkiye son örnek!

ABD başta olmak üzere, bütün emperyal güçler ve onların teorisyenleri, siyasal İslamı, dönemine göre bazen El Kaide, bazen Ilımlı İslam, bazen de Hizmet Hareketi olarak sürekli allayıp pulladılar. Ne oldu? Bütün tezler iflas etti. Tesadüfe bak ki hepsi yanıldı ya da aldatıldı! Tıpkı Türkiyedeki partnerleri gibi…

Solcular ise bu süreçte, ne yanıldılar ne de aldatılmaya kapı araladılar!

İktidar olamasalar da teorik olarak hep haklı çıktılar!

Tamam kimseyle kavga etmeyelim, ortamı germeyelim, hakaret de etmeyelim ama sağın ideolojik-politik hegomanyasına da teslim olmaktan vazgeçelim!

Türkiyeyi kaos ortamına taşıyanlar biz değiliz! Onlarca insanın kanının dökülmesine de biz neden olmadık! Türkiyenin imajını da biz yerle bir etmedik!

Solcular, ideolojik-politik olarak hep doğru yerde durdular!

Dün ne postal, ne takke dedik, bugün de ne askeri darbe, ne de sivil darbe diyoruz!

Kendimize haksızlık etmeyelim…

Sağdan, siyasal İslamcılardan, dinden demokrasi çıkmaz!

Fettullah Gülenden de, Cübbeli Ahmet Hocadan da, Kedicikli Adnan Hocadan da…

15. Yüzyılda, Şey Bedrettinin eşitlik ve paylaşım üzerine kurulmuş tezleri de, 1789da Fransız Devriminde öne çıkan eşitlik, kardeşlik, özgürlük tezleri de bugün halen geçerlidir…

Darbelerden kurtulmanın yolu demokrasi ve özgürlük alanlarını genişletmekten geçer. Laiklik ise artık olmazsa olmazdır!

Başka bir şey yapmaya gerek yok, kendi doğrularımızın arkasında duralım. Ürkekliği ve kararsızlığı üzerimizden atalım, kendimiz olalım!  

 

Eğitim