unnamed-010.gif

darbeicindedarbegif.gif

YAZARLAR

Tüm Yazıları Nahit Duru

5 bin kişiden sadece ikisi: Neyse ki onlar da babasının oğlu değil!

27.04.2017 12:54

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, babamın oğlu değil dediği Rıza Sarraf ve Halk Bankası Genel Müdür Yardımcısı Hakan Atillanın ABDdeki tutukluluk konusunu Başkan Trump ile yapacağı görüşmede ele alacağını açıklıyor.

Yalnız bu unutulmamalı ki, ABDde mahkemeler bağımsız, gerektiğinde başkanları ifadeye çağırabiliyor…

Reuters Ajansı ile yaptığı söyleşide, Erdoğan bu konuda şöyle konuşuyor:

"…Atacağımız, adımlardan biri de Sarraf ile ilgili olacak. Sarraf benim bir vatandaşımdır. Dolayısıyla devletlerin yöneticilerin herhangi bir görevi de kendi vatandaşlarının hukukunu korumaktır. Eğer varsa bir suçu, bunlar Türkiyenin Adalet Bakanlığına da bildirilir ve gereği yapılır."

Bu sözleri diğer ülkelerde tutuklu ve hükümlü olan, adı AKPlilerle kirli ilişkilere bulaşmamış Türk Vatandaşları için de söylese ayakta alkışlardım.

Ancak, Sarraf ve Halk Bankası Genel Müdür Yardımcısı Hakan Atilla dışında yurt dışında tutuklu ve hükümlü olanlarla ilgili tek kelime etmiyor.

Yurt dışında tutuklu ve hükümlü Türklerin  sayısının ne olduğunu biliyor musunuz?

Ben söyleyeyim.

Tam 147 ülkede 5 bin 531 tutuklu ve hükümlü var…

Bu rakamı Dışişleri Bakanı Mevlut Çavuşoğlu, CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulunun sorusuna Mart ayında vermiş bu rakamları.

Çavuşoğlu, dış temsilciliklerden aldığı bilgilere dayanarak, Almanyada 3 bin 92, Yunanistanda 376, KKTCde 218, Gürcistanda 139, Belçikada 202, Avusturyada 202, Fransada 175, Hollandada 118, İsviçrede 94, Amerikada 56, Danimarkada 62, Romanyada 68, Suudi Arabistanda 53, Rusyada 47, Bulgaristanda 45, İngilterede 33, İtalyada 61 tutuklu ve hükümlü olduğunu bildiriyor. Dışişleri Bakanı, toplam 147 ülkede 5 bin 531 tutuklu ve hükümlü Türkün bulunduğunu da ifade ediyor.

Cumhurbaşkanı, Başbakan, Dışişleri Bakanı, adalet Bakanı bugüne kadar yurt dışında tutuklu ve hükümlü olan kaç Türk Vatandaşının hakkını savunmuş, Sarraf kadar ilgilenmiş, Cumhurbaşkanı düzeyinde konuyu ABD Başkanına ilettiği gibi çaba harcamıştır?

Sarraf ve Halk Bankası Genel Müdür Yardımcısı Atillaya bu yoğun ilginin sebebi nedir? Bu yalnız Türk Vatandaşlığı ile izah edilebilir mi?

Erdoğanın söylediği bir konuya katılmamak olası değil. ABDde bulunan FETÖnün lideri Fetullah Gülenin Türkiyeye iade edilmesi…

Gözden kaçırılan bir konu da, FETÖ dışında Türkiyede hüküm giymiş, halkı devleti dolandırmış bir takım insanlarla ilgili Türkiyenin girişimde bulunmaması. Bunların hemen hepsinin adresi bilinmesine, bir kısmının FETÖye bağlı olmasına rağmen…

Bu arada,  Cumhurbaşkanı ABDden adalet, hak ve hukuk isterken Türkiyedeki hukuksuzlukları, adaletsizlikleri, haksızlıkları ve yapanları neden desteklediğini de açıklamalıdır.

Ülkesinde haksız, hukuksuz, kuralsız tutuklamaları görmeyenlerin, başkalarından hak ve adalet beklemeleri ne kadar doğrudur?

Bazı olaylarda da neredeyse mükafat gibi verilen sözüm ona cezalar var.

Örneğin, Cemevindeki cenaze törenini beklerken öldürülen Uğur Kurtu başından vuran polise verilen mükafat, özür dilerim ceza hak arayanları hayal kırıklığına uğratmadı mı?

Mahkeme ateş eden polise 2 yıl hapis cezası veriyor, sonra iyi halden 1 yıl 8 aya indiriyor,  onu da 12 bin 100 lira para cezasına çeviriyor.

Önce ülkede hak, adalet ve huzur sağlanmalı, halkın Türkiyede hakimler var diyecek noktaya gelmelidir.

Eğitim