unnamed-010.gif

darbeicindedarbegif.gif

Yeni çıkan kitaplar / 26 Şubat 2018

ABC Kitap'a ulaşmak için iletişim:
[email protected]

-------------------------------------------

ABC Kitap editörleri, bu hafta da sizler için "Yeni çıkanlar / Editörün Seçtikleri / Haftanın Kitabı / ABC En Çok Satanlar Listesi" oluşturdular.

Editörlerimizin seçkisinde edebiyattan, tarihe, inceleme-araştırma kitaplarından politik eserlere ve hatıra kitaplarına kadar pek çok türde okunmaya değer kitaplar ve yayınevlerinin okurlarla buluşturdukları yeni eserler yer alıyor.

YENİ ÇIKANLAR

1-417.jpg

Tuluhan Tekelioğlu
YAPABİLİRSİN
Karakarga Yayınları

Gazeteci, belgesel yapımcısı ve yönetmeni Tuluhan Tekelioğlu, cesaretin bulaşıcı olduğunu vurgulayan güçlü bir umut kitabıyla karşımızda. Yapabilirsin, kaderin değiştirilebilir olduğuna inanan, dayatılan her şeyden ve korkulardan özgürleşmiş, kendiyle ve dünyayla barışık dokuz kadının hikâyesi.

Tekelioğlu’nun aynı adlı belgesel filmi, 20. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali’nde gösterilmiş ve oldukça beğeni kazanmıştı.

KaraKarga Yayınları’ndan çıkan kitap, geleneksel rollerden sıyrılan kadının kendisine dayatılanı değil, kendi seçtiği hayatı yaşadığında değişimin kendisi olduğunu vurguluyor; “Yeter ki içindeki gücü fark et. Bu gücü fark ettiğinde enginlere sığmıyor, taşıyorsun' diyor.
Yapabilirsin, iyimserlik, tutku ve cesaret aşılayan bir kitap.

Bu kitapta, “hayallerinden yapılmış bir hayatı' yaşayan kadınları bulacaksınız. Onların cesaretle yoğurulmuş hayatlarından, zihninize akacak motivasyon mineralleri size iyi gelecek. Kitabın yazarı da hayatın zorluklarını azim, zeka ve estetikle aşan bir kadın. Okudukça göreceksiniz ki, hak edilmiş bir başarının cinsiyeti yoktur!

Mümin Sekman (Yazar)

Bazı filmlerin, bazı kitapların bizi değiştirdiğini biliriz. Karşımıza ilk önce belgesel olarak çıkan Yapabilirsin, işte böyleydi. Film bittiğinde 42 dakika önceki kişi olmadığımı hissetmiştim. Kadınların cesaret dolu enerjisini aktardığı değişim duygusu öyle güçlüydü ki, “Bunu mutlaka bizim oğlanlar da izlemeli' dedim içimden. Ve zaman yitirmeden ikinci kez, bir de oğullarımla izledim. Kitabı okuduktan sonra, aynı duyguyu daha yoğun yaşıyorsunuz. Yapabilirsin, değişim isteğini tetikliyor...

Çiğdem Toker (Cumhuriyet Gazetesi Yazarı)

2-355.jpg

Irvin D. Yalom
HER GÜN BİRAZ DAHA YAKIN
Çevirenler:Gizem Aldoğan, Zeliha Babayiğit
Pegasus Yayınları

Ginny Elkin psikiyatri dünyasının “şizoit' olarak tanımlayacağı, sorunları olan genç ve yetenekli bir yazardır. Farklı terapi türlerini deneyip ilerleme kaydedemeyen Ginny sonunda Dr. Irvin Yalom'la bire bir terapi seanslarına başlar. Terapinin bir parçası olarak da her bir seansın ardından ikisi de ayrı ayrı raporlar hazırlayıp, üzerinden altı ay geçmeden bu raporları okumayacakları konusunda anlaşırlar.Her Gün Biraz Daha Yakın, Ginny Elkin ve Irvin Yalom'un seanslar üzerine hazırladıkları bu raporlardan, terapötik ilişkileriyle ilgili kaydettikleri duygu ve düşüncelerden oluşmaktadır.

Her Gün Biraz Daha Yakın, psikiyatr ve hastanın birbirleri hakkındaki düşüncelerine aynı anda şahitlik etme imkânı bulduğunuz ilk kitap olma özelliğini taşıyor ve sizi kapalı kapılar ardındaki terapi seanslarını gözlemlemeye davet ediyor.

“İfade gücü kuvvetli olan hastaları tedavi etmek her zaman kolay olmaz. Amerika'nın en iyi psikoterapistinin çetin bir hastasıyla her seansta nasıl derinliklere ulaştığını görmek büyük bir ayrıcalık. Psikoterapi alanındaki faydaları haricinde bu kitap aynı zamanda iki insanın güçlü ve zayıf yanlarını karşılıklı olarak paylaşmasını anlatıyor ve hem edebi bir metin hem de bilgece, dürüstçe bir ders niteliğinde okunabiliyor.'

Alex Comfort

304 s. İstanbul 2018

3-255.jpg

Lars Fr. H. Svendsen
YALNIZLIĞIN FELSEFESİ
Çeviren:Murat Erşen
Redingot Kitap

Çoğumuz için en büyük korku: yalnız ölmek. Yalnızlık, üzerine eğilmesi zor bir konu çünkü yoğun bir şekilde sosyal olan dünyamızda pek çok olumsuz tınıya sahip. Ama gerçek şu ki nerede insan varsa orada yalnızlık da vardır. Odanızın sessizliğinde otururken, ikindi vakti bir parkın sakinliğinde dinlenirken ya da hareketli bir sokakta insan kalabalığıyla çevriliyken yalnız olabilirsiniz. Şarkı mırıldanan birinin bize ne kadar yalnız olabileceğimizi anlattığını duymak için radyoyu açmanız yeterli. Bu ezber bozan kitapta, filozof Lars Svendsen yalnızlığın üstüne gidiyor ve bu en insani duygunun hem olumlu hem olumsuz taraflarını masaya yatırıyor.

Felsefe, psikoloji ve sosyal bilimlerde yapılan son çalışmalardan yararlanan Yalnızlığın Felsefesi farklı yalnızlık türlerini keşfe çıkıyor ve insanları bunlara yatkın kılan psikolojik ve sosyal karakteristikleri inceliyor. Svendsen dostluğun ve aşkın önemini gözden geçirirken yalnızlığın yaşam kalitemizi nasıl etkilediğini, fiziksel ve zihinsel yaşamımız üzerindeki tesirlerini araştırıyor. Kışkırtıcı bir hamleyle, modern toplumumuzun ana sorununun çok fazla yalnız olmamız değil daha ziyade yeterince tek başına kalamamamız olduğunu ileri sürüyor ve yalnızlığımızın kendimiz ve dünyadaki yerimiz hakkında bize derin şeyler söyleyebildiği anların izini sürüyor.

Ortaya çıkan sonuç ise varlığımızın karmaşık ve derinden anlam dolu bir parçası hakkında yazılmış işte bu büyüleyici kitap.

216 s. İstanbul 2018

4-179.jpg

Aguste Rodin
DÜŞÜNCE KIVILCIMLARI
Çeviren: Ayşegül Sönmezay
Cehennem Kapısı’na Doğru
Kırmızı Kedi Yayınevi

Kırık Burunlu Adam, Balzac Anıtı, Tunç Çağı, Öpücük, Calais Burjuvaları, Adem, Havva, Düşünen Adam... bunlar 19. yüzyılın en büyük isimlerinden Auguste Rodin'i özetleyen birkaç başyapıt olduğu kadar, büyük ustanın tamamlayamadığı ancak ölümünden sonra bronza dökülen opus magnumu Cehennem Kapısı'na giden yolun önemli durakları.

Yaşamı boyunca bir taraftan büyük iltifat görüp aynı zamanda büyük tartışmalara sebep olan Rodin, kimi dergilere yazdığı yazılarda ve dönemin önemli adlarından Henri Dujardin-Beaumetz ile yaptığı görüşmelerde hem kendini var eden kavramları ve sanata olan yaklaşımını anlatıyor hem de tüm sanatçılara hak bildiği yolda nasıl ilerlemeleri gerektiğini gösteriyor.

Elinizdeki kitap, doğayı kendine usta bellemiş bir sanatçının, sanatına ve hayata nasıl bir kararlılıkla yaklaştığını kendi sözleriyle ortaya koyuyor.

5-106.jpg

Costica Bradatan
FİKİRLER İÇİN ÖLMEK
Filozofların Tehlikeli Hayatları
Çeviren: Kübra Oğuz
Can Yayınları

Fikir adamları, bu arada felsefeciler de, tarih boyunca birçok kez bazen bireyleri bazen de kitleleri düşünceler için, idealler için, ideolojiler için ölmeye, ulvi bir amaç uğruna kendilerini feda etmeye yöneltmişlerdir, ancak kendileri söz konusu olduğunda tavırları ne olur acaba? Özel alan ile “mesleki' alanın farklı olduğunu mu savunurlar? Teorik olanla pratiğin bir noktada çakışmasının şaşkınlığına boğulup ani bir aydınlanmayla daha önce dile getirdiklerinden vaz mı geçerler, yoksa felsefenin esas amacının insanın kendini gerçekleştirmesi olduğunu unutmaksızın fikirlerini hayata geçirmeye mi uğraşırlar? Her ne pahasına olursa olsun...

Costica Bradatan; Sokrates, Hypatia, Giordano Bruno, Thomas More gibi en bilinen örneklerden yola çıkıp bu isimlerin yanına pek çok başkalarını da katarak bu soruları ele alıyor, zaman zaman mizaha yaklaşan, edebî yönü dikkat çekici bir dille aydın üzerine, entelektüel cesaret üzerine zihin açıcı, kışkırtıcı bir okuma sunuyor.

“İnsanlığa şimdiye kadar verilmiş en paha biçilmez şey ölümdür. Bu nedenle en büyük günah onu kötüye kullanıp yanlış ölmektir.'

- Simone Weil

“Felsefe yapmak nasıl ölüneceğini öğrenmektir.'

- Michel de Montaigne

296 s. İstanbul 2018

6-086.jpg

Abdullah Başaran
POSTMODERN:FELSEFE, EDEBİYAT, NEKAHAT
Dedalus Kitap

Postmodernlik hakkındaki ilk çeviriler 90'larda yayımlandı ve tartışılmaya başlandı. İmkânlar el verdiğince. Tanımlama çabası içinde ya da okura özet aktarma eğilimi içerisinde bulunan makaleler, metinler yayımlandı, elbette. Hatta, kimi bu kavramı ve yöntemlerini anlama uğraşısı yerine “iyileştirme'ye çalıştı. Ancak bu kitap, meseleyi biraz daha “Türkçe'leştirmeye, bu şekilde postmodernliği, postmodern düşünce, edebiyat ve sanatı anlamaya, tartışanları da geniş fakat belirginleştirilmiş bir kavram tayfı ve tartışma sahası içerisinde tahrik etmeye çabalıyor.

?Abdullah Başaran, Postmodern: Felsefe, Edebiyat, Nekahet'te postmodern kuram?ların? ?bir ?özet?ini geçmektense, galatımeşhur bir ibarenin rehabilitasyonunu yapma?ya? ve ?postmodernlik diskurunu daha nezih bir şekilde yeniden ele alma?ya çalışıyor?. ?R?ölativizmle, absürdlük, eyyamcılık ve hatta laubalilikle eş tutulabilen bir terim olan “postmodern'e uyguladığı rehabiliteyle birlikte, postmodern düşüncenin, kendi “geleneği' olan ve başka geleneklere de sahip çıkan, çağın getirdiği kurum ve kuruluşların üstanlatılarına karşı gelişen bir “tavır' olduğunu iddia ediyor. Kitabın bu iddiaya dayanarak odaklandığı bir diğer mesele ise, postmodernliğin, zannedildiği gibi “yeni' bir modernlik tarzı ya da “daha iyi' bir gelecek vaat etmekten ziyade, çağa yönelik bu tavrın nasıl geliştirilebileceği ve korunabileceğine dair önerilerini tartışmaya açmak.

190 s. İstanbul 2018

7-076.jpg

Slavoj Zizek
ŞİDDET
Çeviren:Ahmet Ergenç
Encore Yayınları

Zizek'e göre sahte şiddet-karşıtları var. Öznel şiddete karşı savaşırken nefret ettikleri durumun ta kendisini yaratan iki yüzlüler bunlar. Benzer bir şekilde, doğrudan şiddeti alt etmenin bir aracı olan dilin özünde bile bir şiddet yatar.

Şiddeti kesinkes kınamak, “kötü' bir şey olarak lanetlemek ideolojik bir operasyondur, bu operasyonla toplumdaki temel şiddet biçimleri görünmez kılınır. Batı toplumları şiddet türlerine büyük duyarlılık göstermesine rağmen bizi en vahşi şiddet biçimlerine karşı duyarsızlaştırır da. Üstelik bunu kurbanlara gösterilen insancıl sempati kisvesi altında yapar.

Zizek için acımasızlık olmadan sevgi güçsüzdür; sevgiyi meleksi kılan, patetik bir duygusallığın ötesine taşıyan şey sevginin acımasızlığı, yani onun şiddetle olan bağıdır. Sevgiyi “insanın doğal sınırlarının ötesine' yükselten şey işte bu bağdır. Bu kitaptaZizek şiddete doğrudan değil kendi deyimiyle “yamuk' bakıyor ve altı farklı “yan bakış' sunarak yeni bir perspektif açıyor.

ZizekAvrupa psikanalizinin ve tabii ki kültürel teorinin muhteşem ve vazgeçilmez bir parçası.

Terry Eagleton, Oxford Ünİversitesi

Uydurma gerçeklikler ve küresel yanılsamalar çağına karşı sırtını sağlama almadan, muhafazakarlığa saygı duymadan, büyük bir cesaretle saldırabilen etkileyici bir eleştirmen.

Times Literary Suplement

Tek kişilik kültür parçalayıcı ... savaş sonrası dönemin hızla yükselen filozofu.

Village Voice

210 s. İstanbul 2018

8-063.jpg

Elena Favilli, Francesca Cavallo
ASİ KIZLARA UYKUDAN ÖNCE HİKAYELER-2
Çeviren:Deniz Öztok
Hep Kitap

Her şeye rağmen hayallerinin peşinden gidip yazmaya devam etmek mi zor, en zorlu zirvelere çıplak elle tırmanmak mı? Kartal beslemek mi daha zor, laboratuvardan çıkmadan yeni formüller keşfettiğin halde adını bile geçirmeyen insanlarla mücadele etmek mi? Savaşın orta yerinde insanları kurtarmak mı zor, yoksa bir korsan gemisinde dalgalarla boğuşmak mı? Söz konusu dünyanın asi kızlarıysa tabii ki hiçbiri!

Agatha Christie, Alice Ball, Audrey Hepburn, Beatrix Potter, J.K. Rowling, Nadya Murad, Nefertiti, Sappho, Selda Bağcan ve niceleri. Hayatta prenses değil, kahraman olmayı seçmiş, bütün engellerin üstesinden gelmeyi başarmış yüz kadın! Dünyanın dört bir yanından elli kadın illüstratörün çizimleriyle görsel bir şölene dönüşen hayatlar. Elena Favilli ve Francesca Cavallo'nun yazdığı, ilk kitabıyla her yaştan kız ve erkeğin baş ucunda yerini alan, haftalarca çok satanlar listelerinden düşmeyen Asi Kızlara Uykudan Önce Hikâyeler macerası kaldığı yerden devam ediyor!

Unutma: “Umut sensin, güç sensin. Geri adım atmazsan, herkes ilerler.'

224 s. İstanbul 2018

9-046.jpg

Süha Ilgaz
SSCB NEYDİ VE NEDEN ÇÖKTÜ?;
Ütopya Yayınevi

Bilindiği gibi, Sovyetler Birliği’nin çöküşü ile paralel bir şekilde, sosyalizme olan inanç ve eğilim bütün dünya çapında erozyona uğradı. Bu erozyona karşın, dünya ölçeğinde yaşanan sorunların kaynağının kapitalizm olduğu ve onu aşmanın zorunluluğu kitlelerin bilincinden silinebilmiş değil. İşçi sınıfı sosyalizme ideolojik olarak ne kadar uzak olursa olsun, kapitalizmle yaşadığı çelişkiler karşısında göstereceği her çözüm iradesi, her politik girişim ve mücadele, ister istemez onu sosyalizm problemi ya da tercihi ile karşı karşıya bırakacaktır.

İşçi sınıfı ve bütün halklar için sosyalizmin yeniden umut olması, Sovyetler Birliği’nin hesabını verebilmekten, doğru bir değerlendirmesi ile bir sonraki geniş ve karşı konulamaz atılımın teorik cephaneliğine içerilmesinden geçmektedir.

512 s. İstanbul 2018

10-032.jpg

Turan Akıncı
SÜRGÜN
Remzi Kitabevi

Sultan II. Abdülhamit, 33 yıllık hanedanlığının sonunda Mebusan Meclisi’nde yapılan oylama ile tahttan indirildi. Osmanlı tarihinde ilk kez bir padişah meclis kararıyla tahttan indiriliyor ve yine ilk kez İstanbul dışına sürgün ediliyordu. Padişah Selanik’te Allatini Konağı’nda 3,5 yıl yaşadı.

Turan Akıncı, II. Abdülhamit’in Yıldız Sarayı yıllarının ve Selanik sürgününün izini sürdü. Yıldız Sarayı’ndaki siyasal yaşamın yanı sıra padişahın tutkularını ve meraklarını da araştırdı. Bu arada onun parasal ilişkilerini de ortaya çıkardı.

Adeta bir serüven romanı gibi okunan bu kitap, dönemin az bilinen olaylarını gözler önüne seriyor.

256 s. İstanbul 2018

11-024.jpg

NEVBAHAR
Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Bie Aile Öyküsü
Remzi Kitabevi

Üst üste birçok baskı yapan Meyyale romanının ardından ailenin sonraki kuşaklarını Nevbahar'da anlatan Hıfzı Topuz, bu kez Osmanlı'nın çöküşünden 1950'lere kadar uzanan bir panorama çiziyor. Savaşlar, sürgünler, evlilikler, aşklar ve bağımsızlık mücadelesinin gizli kahramanları...

184 s. İstanbul 2018

12-015.jpg

Kazuo Ishiguro
GÜNDEN KALANLAR
Çeviren:Şebnem Susam-Saraeva
Yapı Kredi Yayınları

2017 Nobel Edebiyat Ödülü

“Kazuo Ishiguro, büyük bir duygusal güce sahip romanlarında, dünyayla bir bağlantımız olduğu yanılsamasının altında yatan dipsiz uçurumu açığa çıkardı.'

İsveç Akademisi, 2017 Nobel Edebiyat Ödülü Gerekçesi

Bir roman düşünün ki asıl anlattığı, tek bir satırında dahi geçmeyen duygular, umutlar, hayal kırıklıkları, özlemler olsun. Kazuo Ishiguro'nun benzersiz tarzını en iyi ortaya koyduğu eserlerinden biri olan “Günden Kalanlar' böyle bir roman...

İngiliz malikânelerinin ihtişamını yitirdiği dönemin son büyük başuşaklarından biridir Stevens. Amerikalı yeni işvereninin arzuladığı düzeni kurmak için birlikte çalıştığı eski kâhyayı ziyaret etmeye karar verir ve İngiliz taşrasında bir yolculuğa çıkar. Yol boyunca karşılaştığı manzaraların ve insanların yarattığı izlenimler anılarıyla ve mesleğinin gereklerine dair düşünceleriyle birleşerek, özenle bastırdığı duygularını ortaya sererken, hayatını idealleri uğruna harcayan Stevens basmakalıp fikirleri ve saplantılarıyla okurun kalbini fetheden eşsiz bir kahramana dönüşür. Dokunaklı bir dramın özündeki komiği okura yaşatmayı başaran “Günden Kalanlar', edebiyat tarihinin köşetaşlarından biri.

208 s. İstanbul 2018

banner-011.jpg

Çok Okunanlar

Erdoğan balkon konuşmasını iptal etti!

Polis korumasında oy hırsızlığı böyle görüntülendi

Muharrem İnce'den ilk açıklama

İşte Adil Seçim'e göre oy oranları

Sosyal medya bu görüntüyü konuşuyor: İnce'yi görünce suratını astı

İlgili Haberler

ABC Kitap

Yeni çıkan kitaplar | 11 Haziran 2018

ABC Kitap

Haftanın Kitabı: DESİSE-LİBERALLER VE LİBERAL PROJELER

ABC Kitap

Editörün seçtikleri | 11 Haziran 2018

ABC Kitap

Haftanın Kitabı: HEGEMONYA SAVAŞI

ABC Kitap

Editörün seçtikleri - 4 Haziran 2018

ABC Kitap

Yeni çıkan kitaplar - 4 Haziran 2018

ABC Kitap

Yeni çıkan kitaplar - 28 Mayıs 2018

ABC Kitap

Haftanın Kitabı:İSLAM BU

ABC Kitap

Editörün seçtikleri - 28 Mayıs 2018

ABC Kitap

Haftanın çok satan kitapları - 21 Mayıs 2018

ABC Kitap

Haftanın Kitabı: 'AKP'li Yıllarda Türkiye'nin Düzeni'

ABC Kitap

Editörün seçtikleri - 21 Mayıs 2018