unnamed-010.gif

darbeicindedarbegif.gif

YAZARLAR

Tüm Yazıları Mehmet Ali Güller

AKP Türkiyeyi şantaja açık hale getirdi

10.09.2017 00:48

Eski Bakan Zafer Çağlayanın da dahil edilerek genişletildiği ABDdeki Zarrab davasıyla ilgili önce bazı tespitler yapalım:
1- Bu dava ABDnin AKP hükümetini sıkıştırmakta kullandığı bir siyasi davadır. Fakat bu durum davanın konusu olan yolsuzluğun olmadığı anlamına gelmez. İkisi ayrı düzlemdir. 
2- 17-25 Aralık operasyonları FETÖ operasyonlarıydı. Fakat bu durum operasyonların konusu olan yolsuzluğun olmadığı anlamına gelmez. İkisi ayrı düzlemdir.
3- AKPyle mücadele adına ABDden ve mahkemelerinden medet ummak doğru değildir, hiçbir muhalefete yakışmaz.
4- ABDnin bu dosyayı bir şantaj aracı olarak kullanamamasının yolu, bu yolsuzlukla içeride mücadele edebilmemizden geçiyordu, başaramadık. AKPden hesap soramadık!
5- AKP Hükümeti, bu ve benzeri dosyalarıyla, aldatıldım diyerek geçiştiremeyeceği kirli ortaklıklarıyla Türkiyeyi başta ABD olmak üzere birçok ülkeye karşı şantaja açık hale getirmektedir ve asıl önemlisi budur. 
YOLSUZLUK VAR Kİ 4 BAKAN FEDA EDİLDİ 
Yolsuzluk vardır, olduğu için de AKP hükümeti 4 bakanını feda etmek zorunda kalmıştır. O bakanlardan Erdoğan Bayraktarın istifa etmek zorunda kalırken ne yaptıysam başbakanın talimatıyla yaptım, başbakanın da istifa etmesi lazım demesi, meselenin kurumsal boyutuna ve çapına işaret etmekteydi. 
Üstelik mesele AKP hükümetinin sunmaya çalıştığı gibi İrana yaptırımlara uymamak da değildir. Türkiyenin ABDnin istediği şekilde İrana yaptırım uygulamasına en çok biz antiemperyalistler karşıyız. Fakat burada mesele o yaptırımlar delinirken yapılan yolsuzluklardır. İran o nedenle Zarrabın patronu Zencaniyi tutuklamıştır, İran o nedenle Zarrabı istemiştir, İran o nedenle kayıp paralarını istemiştir, İran o nedenle Zencaninin idamını Zarrabın paraları iade edebilmesi şartına bağlamıştır. 
İşte ABD de bu yolsuzluğu fırsata çevirerek, yaptırımların delinmesi, kara para aklanması ve yolsuzluk gerekçeleriyle önce Zarrabı, sonra Halk Bankası Genel Müdür Yardımcısı Hakan Atillayı tutuklamış, son olarak da Bakan Zafer Çağlayan ile Halk Bankası Genel Müdürü Süleyman Aslanın da yer aldığı 5 kişiyi davaya dahil ederek dosyayı doğrudan AKPye uzatmıştır. 
TÜRKİYENİN DEĞİL AKPNİN DAVASI
AKP kendisine yönelik bu ABD hamlesini, Türkiyeye yapılmıştır diyerek genelleştiremez ve kendisini Türkiye üzerinden aklayamaz! Yolsuzluğuyla hesaplaşmayan bir hükümetin kendisi üzerinden ülkeyi şantaja açık hale getirmesi kabul edilemez!
1,5 yıl önce Zarrab davası için ülkemizi ilgilendiren bir konu değil diyen Erdoğanın şimdi Çağlayana yönelik adım Türkiyeye yönelik adımdır demesi, suçları tüm Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına bölüştürmeye çalışması kabul edilemez!
Kaldı ki yolsuzlukla mücadele bu hükümetin fıtratında yoktur! Daha birkaç gün önce Erdoğan il başkanlarına şöyle seslenmektedir: Yolsuzluk yapanları kenara alacağız
Yolsuzluğun bir hukuk devletinde karşılığı kenara alınmak değil, yargının karşısına çıkarılmaktır!
Fakat AKP Hükümeti bu açıklamayla, yeni yolsuzlukları da tıpkı 17-25 Aralıkta yaptığı ve 4 bakanı kenara aldığı gibi geçiştireceğini ortaya koymaktadır!
ABD, ALMANYA VE RUSYANIN ELİNDEKİ DOSYALAR
AKP hükümeti Türkiyeyi sadece ABDnin şantajına açık hale getirmiş değil. Benzer durumlar Almanya ve Rusyayla yaşanmaktadır. 
Almanya başta MİT casusluğu davası olmak üzere birkaç davayı AKP Hükümetine karşı kullanmaktadır. 
Rusya ise AKP Hükümeti ile ilgili bir IŞİD dosyasını BMye sunmuştu. Fakat Ankara-Moskova normalleşmesi nedeniyle bu dosyayı rafa kaldırdı. 
AKP Hükümetinin bu şantajlara karşı rehin alma tutuklamaları yapması Türkiyenin saygın geleneklerine uymamaktadır. Zarraba karşı ABDli rahibi tutuklamak, ya da Almanyada tutuklu MİT casuslarına karşılık Alman insan hakları görevlilerini tutuklamak, hatta Antalyaya tatile gelen Alman vatandaşlarını tutuklamak, saygın bir mücadele yöntemi değildir. 
Türkiyeye yakışan, yolsuzlukla ve yolsuzluğun kaynağıyla hesaplaşmaktır. Böylece ABD ve ABye koz vermez, şantaja açık hale gelmeyiz. 

 

Eğitim