unnamed-010.gif

darbeicindedarbegif.gif

YAZARLAR

Tüm Yazıları Torun Ahmet Türkmen

CHP kendi olmadan başaramaz

19.10.2017 13:18

Şahsen Hürriyet yazarı Ahmet Hakanın tarzını sevmem. Çünkü bir duruşu, ideolojik- politik çizgisi olmadığını hissettirir. Yazarlığının her döneminde eğemenin tavrına göre tavır geliştirir. 

   Bir derinliği de yoktur. Kendi yönettiği proğramlarda, zeki olduğu için proğram akışı içinde proğramı yönlendirir.

   Kısa da olsa çok konuyu ele aldığı, ülke gündemine dair birçok bilgi verdiği için düzenli takip ederim ve önemserim. Verdiği bilgiler içinde doğru ve anlamlı olanı kendime göre değerlendiririm.

  Bugünkü yazısında çok önemli ve doğru bir tespit yaptığını söylemeliyim. Yazısında, CHPnin " MTV zammı, ekonomide yaşanan darboğaz, işsizliğin artması, inşaat sektöründeki kriz, şaşaa ve debdebe meselesi, kuzey Irak sorunu, ABD ile yaşanan kriz, AB ile papaz olma hali falan" gibi konuları bir yana bırakıp tam AKPnin istediği konularda tartıştığını anlatıyor.

   Çok haklı; benim de yıllardır defaatle dile getirdiğim, bu noktada ülkenin ve CHPnin tek çıkışı olarak gördüğüm bir olgu bu. 

   Size ne kardeşim AKPnin gündeminden. CHP OLARAK NEDEN ORTAYA KENDİ GÜNDEMİNİZİ KOYUP ONA UYGUN DAVRANMIYORSUNUZ. Ne zaman birilerinin kuyruğuna, gündemine tabi olmaktan kurtulacağız? 

   AKPnin tek korktuğu şeyin bu olduğu neden görülmek istenmiyor. Eğer buna başarılı örnek isteniyorsa; en iyi ve başarılı örnek ankara- İstanbul yürüyüşü ve ardından 3-4 milyon insanın Maltepede toplanması. Eğer bu kararlılık olmasaydı yüz bin insan bile zor toplanırdı. Bir ay boyunca gündemi CHP ve onun lideri Kılıçdaroğlu belirlemedi mi? Çıkış burda. 

   EVET ÇIKIŞ BURDA. Formulü de şu; Gündemi belirle, kısa, orta ve uzun vadeli plan yap, birliktelik oluştur ve uygulamaya geç. Kararlı ol. 

    Bunun başarı örneğini Referandum sürecinde gördük. Hayır oyları resmi sonuçların çok üzerinde olduğunu Dünyada herkes tarafından biliniyor. Hatta önemli bir AKP çevresi bunu kabul ediyor. Tam sonuç alınmamasının nedeni ayrı; kararsızlık, ikircikli olma, gereken toplumsal gücü kullanmama zafiyeti. 

   Yine unutulmamalı ki, yeni bir olgu olarak ortaya çıkan bir gerçek var ; Siyasi iktidar OHAL ve kanun hükmünde kararnameler olmadan ülkeyi yönetme ehliyetine sahip değil artık. Bu demektir ki, olağan üstü bir gelişme yaşanmazsa yerel ve genel seçimlere kadar bu süreç devam edecektir.

   Bu durum da muhalefet partilerinin ve güçlerinin önüne yeni güçlükler koyduğu gibi devasa olanaklar da koymaktadır. Yeter ki bu görülsün. 

Eğitim