• BIST 107.152
  • Altın 143,431
  • Dolar 3,5606
  • Euro 4,1613
  • İstanbul 32 °C
  • Ankara 32 °C
  • İzmir 38 °C
  • Adana 35 °C
  • Antalya 32 °C

Artık bir karar verin: Rus uçağını kim düşürdü?

Doğan YURDAKUL

Rus jetinin düşürüldüğü 24 Kasımdan beri mum ışığında bir Karagöz-Hacivat gölge tiyatrosu izliyor gibiyiz.

İlk haberi Anadolu Ajansı veriyor: “Hatay'ın Kızıldağı bölgesinde Türkiye sınırını ihlal eden Rus savaş uçağına Türk jetleri müdahale etti ve Rus jeti düşürüldü!”

Ardından Karagöz ile Hacivat bu “zaferi” paylaşmaya girişiyor.  Biri öğretmenlerin alkışları arasında “aidiyeti belli olmayan bir uçak düşürdük” müjdesini verirken, öteki “yok öyle değil, talimatı ben verdim” diyor. Onlardan gazı alan perde arkasındaki şakşakçılar, (darbe dönemlerindeki gibi)  Hasan Mutlucan’dan türkülere başlıyor: “Yine de şahlanıyor ammann!”

Amma velakin, Tuzsuz Deli Bekir delleniyor: “Kendi halinde IŞİD’i bombalamaya giden uçağımı düşürdün bre densiz, şimdi ben de senin domatesini, portakalını almam,  işadamlarını geri gönderirim, “Nataşa” diye aşağıladığın turistleri de yollamam, doğalgazını da keserim, nükleer santrallerini de askıya alırım” diye homurtu çıkarıyor.

Yandı mı gülüm keten helva!

Karagöz ile Hacivat terliyor. Biri “yahu ben senin uçağın olduğunu bilsem düşürür müydüm, medet ya Tuzsuz” derken öteki “gerginliği tırmandırmayacağız” diye izleyicileri rahatlatmaya çalışıyor.

Ama Tuzsuz Deli Bekir kararlı, “Ya özür dilersin, ya da ipini çekerim, paraşütle atlayan pilotu Tekbir sesleri arasında havada vurduğunuzu dünya âlem gördü. Bak özür dilemezsen IŞİD’le beraber petrol kaçakçılığı yaptığını açıklarım” diyerek homurtusunu yükseltiyor.

Eyvah...

Karagöz ile Hacivat endişeli. “Öyleyse biz de oyunu biraz sert yapar gibi oynayalım, bizim içerde her zaman ses getiren yolumuza başvuralım” diyorlar ve “ispatlamazsan namertsin, şerefsizsin” diyorlar. Üstelik, eli yükselterek “İspatlarsan biz bu koltuğu bırakırız” blöfünü de yapıyorlar.

Tuzsuz Deli Bekir “aha da fotoğrafları” diye ucundan gösterince, bizimkilerinden biri “montaj” diye bağırmaya başlıyor, öteki repliğini şaşırıp “yar bana bir eğlence medet” diyeceğine “yar bana bir çare medet” diye perde arkasına başvuruyor.

Perde arkasındakiler harekete geçiyor. “Olayı  komutana mı yıksak, yoksa pilota mı?” diye kafa patlatırlarken, hem emir-komuta zinciri hem de teknoloji duvarıyla karşılaşıyorlar. O sırada ilk cankurtaran simidi, perde arkasındaki “sol” cenahtan geliyor: “Bu uçağın düşürülmesi bizim vatan savaşçısı oyuncularımıza karşı bir komplodur!”

Hacivat’ın istediği çare bulunuyor. Perde arkasındaki “Yeni Şakşakçılardan” Selviboylu biri bu komplo teorisinin üstüne atlıyor: “Rus uçağının düşürülmesiyle Türkiye'ye tuzak mı kuruldu?”

Bu çözüm, oyunu oynatan Hayali Küçük Ali’ye bildiriliyor. Kuklacı “yemezler, daha iyi bir gerekçe bulun, hem dünyayı hem de bizim seçmenleri ikna etsin” diyor.

Selvi boylu biraz “utanarak” bir daha yazıyor: “Hadi insanın, Rusya uçağını bilerek mi düşürdü diyesi geliyor. Rusya değil ama dostumuz olarak gördüğümüz bir yapının işi olduğu yönündeki kuşkularım azalmadı, giderek artıyor.”

Selviboylu belki de itibarını düşünerek üstü kapalı konuşuyor. Ama “itibarın” Mahmutpaşa’da alınıp satılan bir mal olduğunu düşünen Küçücük biri bu teorinin üstüne mal bulmuş mağribi gibi atlıyor: “Uçağı cemaatçi pilot düşürdü!”

Tuzsuz Deli Bekir yumuşamıyor, “karakutu elimde, bir açarsam bak neler olur” diye homurtuyu sürdüyor.

Karagöz ile Hacivat, Susurluk olayının bir kamyoncunun üstüne yıkılmasının “çare” olmadığını bildiklerinden mi nedendir, akıldanelerine pek kulak asmıyorlar.

“Gel biz şu gündemi değiştirelim, Başika, HDP, özerklik, Başkanlık Sistemi derken o olayların hepsi unutulur” sonucuna varıyorlar.

Sonunda Karagöz oyunlarının hepsinin son cümlesi kulaklarda yankılanıyor : “Yıktın perdeyi eyledin viran, koşup sahibine haber vereyim heman!”

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)